Yol… Hayatın kendisi başta olmak üzere yol, sonu olmayan bir bitmeyiştir.

Doğduğunuz andan itibaren hayattaki yolunuz başlar. Yanımıza seçtiklerimiz seçemediklerimiz, doğrularımız yanlışlarımız, amaçlarımız, pişmanlıklarımız, düşlerimiz, düşmanlarımız, bazen de bizi bizden çok düşünenlerimiz… İyi ve kötü olan her şey bizimle bu yoldadır.

Bir amaç uğruna yürünen yol ise bambaşkadır. Hele ki o amaç, sonunda kurtuluş, özgürlük, kötünün mağlubu bir amaçsa. Bizlere bir amaç uğruna çıkılan yolun hikayesini, bu hikayedeki tüm zorlukları, zorluklara rağmen pes etmeyişi, umudunu yitirip düştüğünde ayağa kalkıp yürümeye devam etmeyi ve sonunda ulaşılan zaferi anlatmayı hedefleyen bir filmdir Yüzüklerin Efendisi.

Üç seriden oluşan film, John Ronald Reuel Tolkien’in kitaplarının beyaz perdeye aktarımıdır. Yazar kimliğinin dışında Tolkien bir şair, filolog ve profesör unvanlı akademisyendir.

Mitolojiyi ve fantastik dünyayı oldukça seven Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi serisini oluştururken etkilendiği yalnızca hayal dünyası değildir. Filmdeki birçok unsur Tolkien’in çocukluğundan izler taşımaktadır. Edinilen bilgilere göre çocukluğunda yerleştikleri köy olan Sarehole onun hayalinde Hobbitlerin yaşadığı köy olan Shire’ye dönüşmüştür. Orgların doğuşu, kardeşi Hillary ile oyun oynamaya gittikleri Cole Bank Road değirmeninde çalışan değirmencinin oğlu sürekli onları kovaladığı için iki kardeşin ona “Beyaz Org” adını takmalarından gelir. Serinin ikinci filmine ismini veren İki Kule’nin ilhamı ise gençlik yıllarının başlarında yaşadıkları Birmingham kentindeki 29 metrelik Perrott’s Folly Kulesi’dir. Kitaptaki savaş hali ise Tolkien’in hayatının bir bölümünü kapsayan I. Dünya Savaşı ve burada kaybettiği iki yakın dostunun etkisiyle oluşuyor. Kısacası Tolkien’in kitap serisinde hayatından önemli izlere rastlıyoruz.

Yönetmenliğini Peter Jackson’un üstlendiği Yüzüklerin Efendisi filminde görünenin ardında birçok bilinmeyen gizlidir. Serinin ilk filmi “Yüzük Kardeşliği”nde geçen efsanevi “Dünya değişmiş. Bunu suda hissediyorum. Bunu toprakta hissediyorum. Bunu havada koklayabiliyorum” repliği ile sizi selamladıktan sonra ilginizi çekecek ve sizi şaşırtacak bilgilere bir göz atalım:

  • Filmde sürekli yan yana gördüğümüz Gandalf ile Frodo aslında hiç birlikte çalışma fırsatı bulamamıştır. Hobbitlerin boyutlarının normalden küçük olması sebebiyle oyuncuların sahneleri ayrı ayrı çekilip görsel efektlerle birleştirilmiştir.

  • Yüzüklerin Efendisi kitabını daha önce The Beatles grubu beyaz perdeye uyarlamak istemiş hatta yönetmen olarak Stanley Kubrick ile çalışmayı düşünmüşler fakat ret cevabı almışlardır.

  • İki Kule filminde Gandalf’ın, Legolas, Gimli ve Aragorn’a gözüktüğü sahnede ilk konuşan Saruman’dır. İzleyenlerin Beyaz Büyücü’yü Saruman sanmaları beklenmiştir. Aslında o Balrog ile mağarada bir bilinmezliğiyle bıraktığımız Gri Gandalf’ın artık “Beyaz Büyücü” olarak dönüşüdür.
  • Yüzüklerin Efendisi Kral’ın Dönüşü filmi beyaz perdenin en çok ölüm gördüğümüz filmi unvanını 836 ile elinde bulundurmaktadır. Filme yaklaşık üç dakikada bir biri ölmektedir. Filmde buna ait esprili sahneler bile yer almaktadır. Legolas ile Gimle Miğfer Dibi Savaşı’nda aralarında kim daha çok adam öldürecek iddiasına tutuşmuşlardır. İddiayı ise Gimli kazanmıştır.

  • Yüzüğün Frodo’ya geçmesi ve yolculuğun arasında tam 17 yıl geçmektedir. Bu bilgi kitapta yer almaktadır. Filmde ise bu süre, filmin akışı düşünülerek çok kısa bir şekilde verilmiştir.

  • Aragorn karakterine hayat veren Viggo Mortensen, çekim esnasında dişinin kırılmasına ve set ekibinin ısrarlarına rağmen film çekim evresi boyunca dublöre gerek duymadan tüm tehlikeli sayılabilecek sahnelerde kendisi rol almıştır. Kırılan dişini ise yapıştırıp çekimlere devam etmiştir. Tüm sahnelerinde gerçek silahlar kullanmış ve filmde kullandığı ata çok bağlanıp, çekimler bittikten sonra bu atı satın almıştır.

  • Miğfer Dibi Savaşı çekimleri bir ay sürmüştür. Ve çekimlerin büyük bir kısmı geceleri yapılmıştır.

  • Film sadece görsel efektler ve oyunculuklarla değil aynı zamanda kostüm kullanımı anlamında da büyük bir zenginliğe sahiptir. Film serisinin tamamında 1500 adet farklı kostüm kullanılmıştır.
  • Film üçlemesinde toplam 20.602 figüran rol almıştır.

  • Yüzüklerin Efendisi’nin bir farklı yanı da tüm serinin tek seferde çekilmiş olmasıdır. Yani bizler daha serinin ilk filmini izlerken, diğer filmler de seyircinin karşısına çıkmaya hazır bir şekilde bekliyordu.

  • Filmin etkileyici sahnelerinden biri olan Büyük Savaş’ta bulunan Rohan Ordusu’nda yer alan çoğu figüran kadındır. Sahne için “at binmeyi bilen figüran aranıyor” diye yapılan duyurunun ardından görüşmeye çağrılan figüranlardan özellikle kadınların daha iyi at binici olduğu görülmüş, buna dayanarak bu figüranlar kadınlardan seçilmiştir.

  • Aragorn’un yaralı bir biçimde nehrin akışında sürüklendiği sahnede Mortensen gerçekten ölümden dönmüştür. Mortensen akıntı sebebiyle dibe çekilmiş, nehrin zeminine vurarak kendi çabasıyla yüzeye çıkmıştır.
  • Brad Dourif, Grima rolü için 5 kez kaşlarını kazıtmıştır.
  • Gandalf’ın bütünleştiği at olan Shadowfax’ı çağırdığı sahne tekrara düşülmeden tek seferde çekilmiştir.
  • Filmin en ilgi çekici karakterlerinden olan Gollum’un tüm jestleri eroin bağımlılarının yoksunluk krizlerinden esinlenilerek oluşturulmuştur.
  • Moria’da Frodo ile yaşanılan gerilim dolu sahneden hatırladığımız mağara trolünün sesi mors kaplanı ve at sesi karışımından ortaya çıkarılmıştır.
  • John Rhys-Davies canlandırdığı aksi, bir o kadar cesur karakter Gimli’yi tekrar oynama şansın olsa oynar mıydın sorusuna verdiği cevap hayır olmuştur. Yapılan makyajlar ve prostetikler nedeniyle vücudunun gösterdiği alerjik reaksiyonların kazandığı paraya değmediğini söylemiştir.
  • John Rhys-Davies, Gimli karakterini oynamasının yanı sıra Treebeard (Ağaç Sakal) karakterine de sesiyle hayat vermiştir.
  • Aynı zamanda Gimli karakterini canlandıran John Rhys-Davies 1,85 boyuyla film ekibi içinde en uzun 2. kişidir.
  • Filmin yönetmenliğini üstlenen Peter Jackson aynı zamanda üçlemenin tamamında rol almıştır. Üçlemede karşımıza Peter Jackson’un çocukları da çıkmaktadır.
  • Nazgul çığlıklarını Peter Jackson’un karısı Fran Walsh seslendirmiştir. Fran Walsh’ın sesine domuz ve at sesleri de eklenmiştir.

  • Üçlemede yer alan bütün hobbitler için toplam 1800 çift hobbit ayağı üretilmiştir.
  • Aragorn üçlemenin ilk serisinde ölen Boromir’i onurlandırmak için iki devam filminde de onun bilekliğini takmaktadır.
  • Boromir karakterine can veren Sean Bean o dönemde helikopter korkusu olduğu için tüm oyuncular çekim yapılacak yüksek mekanlara helikopterle giderken o, Boromir kostümleri ile birlikte iki saat boyunca yüksekliğe tırmanmak zorunda kalıyormuş.

  • Gollum’un balık yediği bu sahnede Andy Serkis aslında lolipop yalıyormuş.
  • Andy Serkis, Gollum’u seslendirdiği sırasında yoğun kullandığı karakteristik sesi etkilenmesin diye, “Gollum Suyu” adını verdiği bal, limon ve zencefilden oluşan karışımı seri boyunca içmiştir.

  • Filmde Bilbo Baggins’in evinde Gandalf’ın önce avizeye çarptığı, dönerken de başını sertçe vurduğu sahne senaryonun dışında gelişen doğaçlama yaşanan gerçek bir olaydır. Sir Ian McKellin başını sertçe vurmuş olmasına rağmen oynamaya devam etmiş, Peter Jackson’da bu kayda filmde olduğu şekliyle yer vermiştir.
  • Aragorn’un Merry ve Pippin’in öldüğünü düşünerek ork miğferini tekmelediği sahnede aslında iki ayak parmağını birden kırmıştır. Aragorn’un o tekmeden sonra duyduğumuz çığlığı hobbitler için olduğu kadar kırılan ayak parmaklarının acısı için de çıkıyor. Peter Jackson bu acıya rağmen Mortensen’in oynamaya devam etmesini oldukça etkileyici bulmuş, Mortensen ise bu durum için “dublör arkadaşlarımız yeri geliyor çok daha kötü yaralanıyor,” diyerek alçak gönüllülüğünü ortaya koymuştur.
  • Grima’nın, Saruman’ın kötülük saçan devasa ordusunu gördüğünde gözünden akan yaş sahneye büyük bir etkileyicilik katmıştır. Brad Dourif’in istediği zaman gözünden yaş getirebilme yeteneği yerinde bir kullanımla filme yerleştirilmiştir.
  • Frodo’nun son anda Nazgul’den kaçıp sala atladığı gerilimi yüksek sahnede Elijah Wood dublör kullanmamıştır.
  • Elflerin ölümsüzlüğü seçebilme olanakları yoktur. Aragorn ile konuştukları sahnede Arwen’in ölümsüzlüğü seçme kararını verebiliyor oluşu ailesinin insan soyundan gelmesidir.
  • Arwen ile Aragorn, uzaktan da olsa aslında kuzendirler.
  • Arwen, Frodo’ya “Earendil’in Işığı”nı veren Galadriel’in torunudur.
  • Faramir’in at arkasında bağlı olarak Minas Tirith’e sürüklendiği sahne gerçek olarak çekilmiştir. Sahnenin çekimi esnasında at birden koşmaya başlarsa, aktör David Wenham’a zarar vermemesi için bir acil durum bırakma sistemi hazırlanmış ve Wenham’a sahne sırasında verilmiştir. Bu sayede eğer at koşmaya başlarsa Wenham’ın hemen kendini attan kurtarabilmesi düşünülmüştür.
  • Hobbit Pippin’in “Peki ikinci kahvaltı ne olacak?” diye yersiz sorduğu sorunun çekildiği sahnede elmaları atan kişinin Viggo Mortensen yani Aragorn’dur. Sahne tam 16 kez çekilmiş ve iddialara göre Mortensen bundan oldukça keyif almıştır.

  • Gollum’un karnını doyurmak için balık bulmaya çalıştığı bu sahne aslında oldukça zorlu bir biçimde çekilmiştir. Çayın suyu oldukça soğukmuş. O sahne çekilmeden bir gece önce kar yağmış ve ekip ısıtıcılarla o bölgedeki karı eritmiş. Ancak çayda akan su hala buz gibiymiş ve Andy Serkis, üzerinde sadece mo-cap elbisesiyle bu sahneleri çekmek zorunda kalmıştır.
  • Filmde yer alan ve Frodo’ya iğnesindeki zehirle zarar veren dev örümcek, Yeni Zellanda kökenli “Tunnel Web” adlı böcekten esinlenilerek yaratılmıştır. Örümcek tarafından sokulan Frodo’nun ağzından gelen köpük için Alka Seltzer tableti kullanılmıştır.
  • İki Kule filminin erken çekimlerinde Viggo Mortensen (Aragorn) kırık ayak parmakları, Gimli’yi canlandıran John Rhys-Davies çıkık bir diz ve Orlando Bloom (Legolas) ise kırık bir kaburga ile oynamıştır.
  • Film serinin bestecisi olan Howard Shore’u, uzatılmış versiyondaki içki içme oyunu sırasında Legolas’ın arkasında dikilirken görüyoruz.
  • Aragorn ile Uruk Lurtz’un dövüş sahnesinde yaşanan hançer olayı filmin sarsıcı sahnelerinden biridir. Lurtz’u canlandıran aktörün hançeri Aragorn’un arkasındaki ağaca atıp saplaması gerekirken, ork kıyafetinin gazabına uğrayarak hançeri doğrudan Aragorn’a yani Mortensen’e fırlatmıştır. Mortensen ise büyük bir ustalıkla hançeri kılıcıyla durdurmuş ve doğaçlama sahne ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bu sahne tek seferde çekilmiştir.
  • Tolkien ile tanışma şansına erişen ve kitaplarından uyarlanan filmde rol almış tek kişi Christopher Lee’dir.
  • Tolkien’in kitap serisinde yer alıp filme dahil edilmeyen bir karakter vardır, ismi Bombadil’dir. Bu durum birçok Yüzüklerin Efendisi hayranını üzmüştür.

Son olarak filmin aldığı Oscar Ödülleri’ne de göz atalım:

En İyi Film Oscar’ı (2004)

En İyi Yönetmen Oscar’ı (2004)

En İyi Film Müziği Oscar’ı (2004)

En İyi Uyarlama Senaryo Oscar’ (2004)

En İyi Görsel Efekt Oscar’ı (2004)

En İyi Film Kurgusu Oscar’ (2004)

En İyi Yapım Tasarımı Oscar’ı (2004)

En İyi Kostüm Tasarımı Oscar’ı (2004)

En İyi Ses Miksajı Oscar’ı (2004)

En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı Oscar’ı (2004)