Sadık Hidâyet’in “Kör Baykuş” adlı romanının dördüncü baskısı, Mehmet Kanar çevirisiyle Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlandı.

Modern İran edebiyatının esas kurucularından biri olarak değerlendirilen Sâdık Hidâyet’in Kör Baykuş’u, yirminci yüzyılın en çarpıcı metinlerinden biri. Modern bireyin dramını keskin bir bakışla ve soğukkanlı bir tavırla kurcalayan; insanın açmazlarına, tıkanma noktalarına ışık tutan Kör Baykuş, yeniden ve yeniden okunması gereken kitaplardan. İnsanın toplumla, gelenekle, varlık sorunuyla ama daha da önemlisi aşkla olan gerilimli ilişkisine farklı bir pencereden bakarak, bu alanlara dair yeni anlamlar üretir ve aşk duygusunun insanın dünyadaki yegâne duygusu olduğu inancına bağlanır. Elbette “ne tür bir aşk?”. Kör Baykuş bir solukta okunan anlatılardan; yalnızca aşk değil, hayat ve ölüm hakkında da cesur ve radikal çıkışlarda bulunan ve klasikleşen bir metindir.

Modern İran edebiyatının önemli simalarından olan Sâdık Hidâyet, 17 Şubat 1903’te Tahran’da doğdu. Yine aynı şehirdeki Fransız Lisesi’nde eğitim gördü. 1925’te eğitim maksadıyla Avrupa’ya gitti. Fransa ve Belçika’da dört yıl kaldıktan sonra İran’a döndü ve çeşitli işlerde çalıştı. İlk hikâyelerini Paris’te yazdı. 1936’da Hindistan’a giderek Sanskritçe öğrendi ve Buda’nın kimi metinlerini Farsça’ya çevirdi. Geleneksel İran edebiyatı ve halk kültüründen olduğu kadar Batı kaynaklarından da beslenen Sâdık Hidâyet, edebiyatın çeşitli formlarında (roman, hikâye, oyun, deneme vb) metinler kaleme aldı. Sâdık Hidâyet’in en meşhur çalışması olan Kör Baykuş, 1937’de Bombay’da yayımlandı. İran’daki monarji rejimiyle arası açık olan Sâdık Hidâyet, benzer şekilde modern ideolojilere karşı da mesafelidir; gerek Kör Baykuş’ta gerekse Kafka’nın Mesajı adlı risalesinde görülen kimi emareler, derin bir yalnızlık ve melankolinin, dünya gurbetliğinin habercisidir. Nitekim 9 Nisan 1951’de Paris’te havagazını açık tutmak suretiyle intihar etmiş ve Pére Lachaise mezarlığına gömülmüştü