Levent’in Hikayesi’ni, sahibinin sesinden dinleyip yazmayı düşündüğümde, doğrusunu söylemek gerekirse, aslında kararsızdım. Her ne kadar geçmişte Mustafa Sağyaşar, Füsun Önal, Ömür Göksel, Zeliha Sunal, Ruhsar Öcal, Lale Belkıs, Işıl Yücesoy ile müzikten konuşmuşsam da, Levent Şahin’in yaptığı müziğe, yorumladığı şarkılara biraz ( hatta çok ) uzak sayılırdım. Çocukluğumu, ilk gençliğimi, bugünümü, kısaca hayatımı yeni baştan yaşatan, Ajda Pekkan şarkılarına olan, tutsaklığım ve Ajda Pekkan yorumuna olan fanatik bağlılığım zaten, bilinir.

Yine de Levent’in Hikayesi’ne kulak vermek istedim. Bu hikayeyi az sonra sizlerle de paylaşacağım. Kim bilir, o hikayenin bir yerinde, bir satır arasında kendimizle ‘merhaba’laşıveririz, belli mi olur?

İçindeki uçurumları, fırtınaları müzikle anlattığını söylemişti. Taşkın bir selin dik bir yamaçtan aşağıya gelişi gibi, yorumladığı her şarkının beynine, ruhuna akıp, dolduğundan bahsetmişti. Gece mavisi yalnızlıklardan, umutlarından da.

Sahne aldığı mekanlarda ‘ rezervasyonumuz doludur’ ilanlarına artık alışmıştı. Üç saate yakın sahnede kalıyor, genelde iki kostüm değiştiriyor, izleyicisini farkında olmadan yaratıyordu. Sırada İstanbul vardı. Albüm ve klip çalışmaları da. Zaten oldum olası, yüreğinin yap dediğini yapmış, git dediği yere çevirmişti adımlarını.

Demek ki bu hikaye anlatılacaktı.

Ehh, anlatayım o zaman ya da ben sorayım Levent Şahin anlatsın. Hem de şimdi. Hemen. Sıcağı sıcağına.

Pınar Çekirge: Sevgili Levent, şarkı söylemeye ne zaman karar verdin? Genelde çocukken derler, iki yaşında filan mı?

Levent Şahin: Aslında şarkı söyleyerek değil, dans ederek geçti çocukluğum. Televizyonun ya da radyonun karşısına geçip eşlik ederdim şarkılara ve sesim de berbattı . Ama yine de mutlaka şarkıcı olmalıyım demiştim.

Pınar Çekirge: Peki ailen destekledi mi bu kararını?

Levent Şahin: Rahmetli babam dışında annem ve kardeşlerim destekledi ve hâlâ yanımdadırlar.

Pınar Çekirge: Belli bir müzik eğitimin, nota bilgin var mı?

Levent Şahin: Sanat müziği eğitimim var, nota eğitimi de aldım, ama bıraktım, devam etmedim.

Pınar Çekirge: Hep merak etmişimdir, kimileri çıkar, repertuvarımda sekiz bin eser var der. Sana sorsam, ne dersin?

Levent Şahin: Kesinlikle hiçbir fikrim yok, inanın. Ama ciddi bir repertuvara sahibim.

Pınar Çekirge: Sahnede olmak nasıl bir duygu, Levent? Belki bir tür orgazm aslında, alkışlar, adrenalin sağanağı filan.

Levent Şahin: Olağanüstü bir duygu gerçekten. Tanımı, anlatması zor. Adrenalin tavan, orgazm oluyorum evet. Hatta her türlüsünü yaşıyorum duyguların, âşık olabiliyorum, nefret edebiliyorum, ağlıyorum, gülüyorum…

Pınar Çekirge: İstanbul’ da önemli bir mekanda çıkacaksın, ne hissediyorsun?

Levent Şahin: Önemli mekanda çıkmak bir yana dursun, işimi, sahnemi, sesimi benimsemiş olmaları hoşuma gidiyor. İşime verdiğim saygıyı ve aşkı başkalarının fark etmesi..

Pınar Çekirge: Peki, şarkı ve kostüm seçiminde yardımcıların var mı, yoksa tek karar senin mi?

Levent Şahin: Yardımcılarım değil, yardımcım bile yok. Şu an için ihtiyaç duymuyorum. Kıyafet ve makyajımı kendim yaparım. Repertuvarımı kendim belirlerim. Büyük bir zevkle hazırlanıyorum. Kendimi bildim bileli her sahneye mutlaka iki kostümle çıkarım.

Pınar Çekirge: Bir gün şarkı söyleyemezsen eğer….

Levent Şahin: Hayalimde hep butik otel ya da şık bir kafe açmak vardı. Belki bir gün yatırım yaparım o sektöre….

Pınar Çekirge: Beste çalışmaların var diye biliyorum..

Levent Şahin: Evet, tabii ki. Her hissettiğim an kayda alırım. Yer, mekan önemli değildir. Beste sözden bile önemli artık.

Pınar Çekirge: Birden aklıma geldi, yarına kalmak, klasikleşmek mi? Ucuz, sığ şöhret mi tercihin?

Levent Şahin: Şöyle söyleyeyim klasikleşmek tabii ki ama her ikisini harmanlasak. Yani yarınlarda da nefes olarak kalabilmek.

Pınar Çekirge: Role model olmak gibi bir düşüncen var mı?

Levent Şahin: Neden olmasın?

Pınar Çekirge: Levent, etkisi altında olduğun ya da idolün olan isimler oldu mu?

Levent Şahin: Öncelikle Ricky Martin, Bruno Mars, Tarkan… gibi gibi, desem.

Pınar Çekirge: Şöhretin bir gün biçim değiştireceğini hatta gün gelip unutulacağını hiç düşündün mü?

Levent Şahin: Çoktan biçim değiştirdi bile. Baksanıza instagrama, youtubea. Herkes şarkıcı, herkes oyuncu. Ama bu bir döngü, önüne geçilemiyor. Tabii ki, her zaman olduğu gibi bunlar da bitecek. Yine sanat kazanacak. Gerçek olan kalacak, sahte olan silinip gidecek. Çünkü çarklar hep döner, dişliler öğütür. Kuraldır bu.

Pınar Çekirge: Bildiğim kadarıyla Hatay’da, Marmaris’te, Adana’da sahne aldığın mekanlar daha ilan çıkar çıkmaz doluyor. Bu ilgi, bu beğeniyi nasıl sağladın ? Bir sihri var mı?

Levent Şahin: Ya verdiğim enerjiden ya da meraktan. Şayet ilk kez dinlemeye geliyorsa “Dur bakalım afiş iyi de, kendi nasıl,” diyenler de, oluyordur belki.

Pınar Çekirge: Alkış bağımlılık yapar, derler. Şımardığın zamanlar oluyor mu? Oldum, dediğin anlar mesela?

Levent Şahin: Şımardığım an elbette oluyor ama asla oldum demedim, demem de. Derdim alkışlayan ve sahnemi hayranlıkla izleyen dinleyicilerime daha neler sunabilirim diye düşünmek oluyor hep. Açıkçası şımarmak çok kısa sürüyor, bir göz açıp kapatıncaya kadar.

Pınar Çekirge: Bir gün sesini kaybedersen, artık şarkı söyleyemeyecek olursan…

Levent Şahin: Kötü düşünce ve olumsuz hiçbir şeyi getirmem aklıma. Sesime iyi baktığım ve kendime iyi baktığım sürece bir şey olacağına inanmam. İyiyi düşünüyorum ve çağırıyorum..

Pınar Çekirge: Levent sondan bir önceki sorum, şöhretle vedalaşmak ile ilgili. Tam zamanında yani düşüşe geçmeden, dorukta bırakmak mı, yoksa direnmek mi olurdu kararın?

Levent Şahin: Düşüş diye bir şey yok bence. Kötü şarkı ve kötü işler olunca oluyor, bazen saçmalayabiliyoruz. Umarım hiç olmaz. Yeni çıkaracağım şarkı ve klip ve tabii ki, reklamı iyi olduğu sürece devamlı olabileceğini biliyorum yani öyle düşünüyorum. Yolun başındayım çünkü.

Pınar Çekirge: Buğulu bir pencere camına ilk ne yazardın?

Levent Şahin: Genelde şekil çizerim, kalp filan.

 

Levent Şahin’e teşekkürlerimizle…