Fantastik edebiyatın efendisi Tolkien!

Neden Tolkien?

Kısaca bahsedecek olursam;

Asıl mesleği öğretmenlik. Oxford Üniversitesi’nde 1925–1959 yılları arasında ders verdiği süreçte farklı ders anlatış tarzıyla dikkat çekiyordu. Yıllık otuz altı ders saati verilmesine rağmen, bu yüz saati geçiyordu. Değişik kıyafetler giyerdi. Kitaplarına hayran olanlara göre o, sıra dışı bir insandı. Aslında akademisyenlik, yazarlıktan önde geliyordu. O yüzden ancak işinden arda kalan zamanlarda kitap yazardı. Yani yazarlık, bir hobiydi onun için.

Büyük eserleri, genelde olduğu gibi, ölümünden sonra duyuldu.

Oldukça romantik biriydi. Dillere destan bir aşk yaşamıştı. I. Dünya Savaşı’ndayken sevdiği kadın başkasıyla nişanlanmak zorunda kaldı. Savaştan döndükten sonra bile hala Maria’yı seviyordu Tolkien. Mezhep farkı yüzünden evliliklerine karşı çıkılmıştı. Sonra dayanamayan Maria, nişanı atarak Tolkien gibi Katolik oldu ve ona geri döndü.

Oldukça dindar bir insandı. Dua eder ve düzenli kiliseye giderdi.

Hatta Narnia Günlükleri serisinin yazarı C.S.Lewis ile sıkı dost. Ancak dinle ilgili tartışmaları bitmezdi ikilinin.

Eğlence amaçlı dil yaratırdı.

Elfçeyi bile kendi içinde iki farklı lehçeye ayırdı.

Her şeyden önce tam bir savaş karşıtı; kitaplarının aksine barış yanlısıydı.

Ve 16 yıllık bir emeğin karşılığıydı Yüzüklerin Efendisi.

Fantastik edebiyatın efendisi benim gözümde. Sıra dışı yetenekleri olan ender insanlardan. Ardında bıraktığı her eser, değeri paha biçilemez nitelikte.

Bildiği dillerden veya bilindik eserlerinden bahsetmeyeceğim. Bu ay dosya konumuz Tolkien. Onu sizlere, bilenlere veya bilmeyenlere, bir kez daha, elimizden geldiğince anlatmaya çalıştık.

Daha çok bilelim. Daha çok okuyalım. Daha çok örnek alalım.

Umut ile…

Sevgiyle…