“Bir şeyler görmek istiyorsanız acele edin, her şey yok olmadan.”

Bursa Devlet Tiyatrosu’nun bu yıl 5.sini düzenlediği “5.Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali” 8 Mart’ta başladı. Her yıl Balkan ülkelerinden tiyatro ekiplerini ağırlayan ve hem Bursa’ya hem de sanata büyük bir değer katan Bursa Devlet Tiyatrosu’na teşekkürü bir borç biliyorum.

Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

Nitekim bu festival sayesinde tiyatronun Balkan ülkelerindeki uygulama biçimi, Balkan ülkeleri sanatçıları, gündemi, tarihi hakkında çok geniş bir bilgi yelpazesi ile karşı karşıya kalıyoruz.

Gönül ister ki festivaldeki bütün oyunlar hakkında yazabileyim! Hepsi çok kıymetli eserler ancak ben bu yazımda festivalin Türk ekibinin Saraybosna’ya dair oyununu ele almak istiyorum.

Tiyatro bilgi ve zevkine güvendiğim dostlarımın daima övgüyle bahsettiği Van Devlet Tiyatrosu’nun festivalde yer aldığını gördüğüm an bilet almaya karar verdim.

2017 yılında hayatını kaybeden çevirmen Hale Kuntay’ın Susanne Schneıder’dan çevirdiği oyun Bosna savaşını konu ediniyor. Yönetmenliğini Tayfun Erarslan’ın yaptığı oyunun oyuncu kadrosunda Çiğdem Yıldız ve Batuhan Yalçın yer alıyor.

“Dışarda savaş sürerken yerin altında bir radyo istasyonu ve yayın yapmaya çalışan bir kadın… Onun yanında da bir adam.

Kaderlerine tanık olduğumuz bu insanlar kim? Orası neresi? Yok olup giden Saraybosna mı?”

Tanıtım metninde sorularla yüzleştiriyor bizi oyun. Sorular olmadıkça gerçeklerle yüzleşmek mümkün olmayacaktır malum. Savaş ortamında ise gerçeklere sarılmak, delilikle eş değerdir zannımca. Bu nedenle Çiğdem Yıldız’ın can verdiği Tura savaşın bütün kötülüğü içinde “Gerçeğin Sesi” adlı radyo programını yapmaya devam etmektedir. İlk başlarda bir hayli mizah duygusuyla sürdürür programını. Henüz hiçbir şey bitmemiştir çünkü. Savaş nedeniyle gelişmeleri iletir dinleyicilerine. Su kesintilerini, kapanan yolları, yıkılan binaları …. Hatta su olmadan saçlarını nasıl yıkayacağını sorar dinleyenlere. Radyoya ulaşabilecekleri telefon numarasını da vermeyi ihmal etmez. Ancak arayan yoktur. Nerededir onca insan? Neden bir kişi bile aramaz? Başlarına bombalar yağsa da bir sese ihtiyacı vardır. Savaşın korkunç yüzünden ancak bu şekilde sıyrılabilir. Ama şimdi….

 

Tura bütün duygu geçişlerinde mikrofonuna ve telefonuna sarılmaya devam eder. Mikrofon onun haykırma biçimidir. Telefon dış dünya ile iletişimi için tek çaresidir.

Oyunumuzun bir diğer oyuncusu Batuhan Yalçın’ın can verdiği Elmedi ise Tura kadar duygu geçişi yaşamamaktadır. Genellikle uyumaktadır. Sanki her şey bir rüyadır. Uyanınca her şey bitecektir. Bir yandan da garip bir şekilde savaşı kabullenmiştir. Dışarıya çıkmak için çabalamaz, telefon beklemez, radyo programı yapmaz. Bir köşede sessizce bekler. Haliyle sığındıkları mahzende Tura kadar gelgitler yaşamaz.

Gelelim bu oyunu anlatma nedenime.

Bu oyunda yaşananlar sadece Saraybosna’da yaşanmadı. Dünyanın her yerinde yaşandı ve maalesef yaşanmaya devam ediyor. Bu gerçeği anlatmak bu anlamda bir hayli önem taşıyor. Ancak bunu anlatma biçimi benim için çok önemli. Oyunda gerçekliği sunma biçimi etkiyi artırıyor ve hafızalara bu nedenle kazınabiliyor.

Nitekim bu oyunda da gerçeklik bütün yalınlığı ve çarpıcılığı ile sunulur. Tura ve Elmedi’nin başından bomba yağarken sığındıkları mahzenin çatısından beton parçaları dökülür. Genellikle savaş oyunlarında sesle etki sağlanmaya çalışılsa da bu oyun için ses sadece tamamlayıcı öğedir. Nitekim bombalar sıklaştıkça su boruları patlar, elektrikler kesilir. Bu unsurların da düşünülmüş olması izleyiciyi oyunun tanığı kılmaktadır.

Tura o mahzende yaşadıklarıyla insanlığın sesi konumundadır.

Savaşın insan ruhuna yaptığı somut tahribatları etkileyici bir sunumla izlemek istiyorsanız Van Devlet Tiyatrosu’nu ve turnelerini takip etmenizi öneririm.

 

Dekor Tasarımı

Murat Gülmez

Kostüm Tasarımı

Buket Akkaya

Işık Tasarımı

Özer Kuşkaya

Müzik

Tanju Kumbaracıoğlu

Yönetmen Yardımcısı

Batuhan Yalçın

Sahne Amiri

Burhan Demir

Kondüvit

Mehmet Furan

Işık Kumanda

Engin Altaçlı

Suflöz

Deniz Yüzgeç

Dekor Sorumlusu

Nedim Salman

Aksesuar Sorumlusu

Adem Kazan

Kadın Terzi

Keriman Altuğ

Erkek Terzi

Nevzet Akin

Perukacı

Müjdat Giyen

Oyuncular

Çiğdem Yıldız

Batuhan Yalçın