Hadi gelin küçük bir oyun oynayalım. Aşağıdaki durumların kaçı size uyuyor, kaçının sizinle ilgisi yok test edelim. Optik formlarınızı okuyup konumuza geçeriz, istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz.

Başkalarının sizi beğenmesine, hayran olmasına ihtiyaç duyuyorsunuz ama aynı zamanda kendinize karşı eleştirel olmaya da eğilimlisiniz.

Kişiliğinizin bazı zayıf yönleri var ama genelde bunları telafi etmeyi başarıyorsunuz.

Kendi yararınıza çevirebileceğiniz halde kullanmadığınız önemli bir kapasiteye sahipsiniz.

Dışarıdan disiplinli ve özgüvenli gözükürken, içten içe kaygılı ve güvensizsiniz.

Bazen doğru kararı verip vermediğiniz ya da doğru şeyi yapıp yapmadığınız konusunda kafanızda ciddi şüpheler uyanıyor.

Belli bir miktarda değişiklik ve farklılığı tercih ediyorsunuz; kısıtlamaların, sınırlandırmaların içinde kalmak sizi mutsuz ediyor.

Bağımsız bir düşünür olmakla gurur duyuyorsunuz ve başkalarının iddialarını tatmin edici kanıt olmadan kabul etmiyorsunuz. Fakat kendinizi başkalarına açıklarken çok açık, çok içten olmayı akıllıca bulmuyorsunuz.

Bazı zamanlar dışadönük, sokulgan ve sosyalsiniz; bazı zamanlarsa içedönük, sakıngan bir kapalı kutu oluyorsunuz. Bazı gerçekdışı arzularınız var.

Kendime ve çevreme uyguladığım bu küçük test aslında çok daha büyük bir fenomenin parçası. Psikolog Bertram R. Forer, 1940 yılında hayatının kötü gidişatından mı, fallarında üç vakte kadar iyi hiçbir şey çıkmadığından mıdır bilinmez ‘Barnum Etkisi’ olarak adlandırılan fenomeni ortaya atmış.

Araştırma, özünde fallarda çıkan çoğu şeyin aslında herkese uyabilecek kadar yaygın ama sadece kendinde var sanılacak kadar özel veriler içeren bilinçaltına hitap eden cümlelerle insanları etkilemesinin bağlantısını anlatıyor. Yani daha anlaşılır olmak gerekirse; falınızda yolunda gitmeyen işlerin yoluna gireceği, üç vakte kadar bir haber geleceği, adında ‘A’ harfi bulunan, uzun, esmer bir beyle mutlu bir aşka yelken açacağınızı söyleyen falcı bacı fena halde yanılıyor.

Bu tip programlar temelde gönderilen fincan resmindeki şekillerin algılanıp internet ortamındaki fal sözlüğü platformlarından uygun cevaplar alınarak bir senaryo üzerinden bize sunulmasından ibaret.

Bilime gönül vermiş özellikle eril bireylerin her fal, astroloji vb. muhabbetinin yapıldığı ortamlarda deli gibi savunduğu bu fenomen özellikler, kadınları Falaaddin’den gelen bildirimin sesi kadar bile etkilemiyor olsa da yıllardır geçerliliğini koruyarak büyük bir pazarın oluşturulmasında etkili olmuş.

Beş kadından yedisinin (!) telefonunda en az bir fal uygulaması olduğunu, her indirilişinde uygulama geliştiricisine para kazandırdığını düşünürsek çalışma prensibinin basitliği de göz önüne alınırsa gayet verimli bir meslek grubu yarattığını söylemek mümkün.

Uygulamanın daha inandırıcı olması için de bazı eklemeler yapılmış. Sonrasında;

  • Kişilerin, analizin sadece kendisine özel hazırlandığına ait eklemeler yapılarak kurdukları verilerin kendilerine ait olduğuna inandırılması sağlanır.
  • Testi yapan, fala bakan kişinin ne kadar ünlü, yetkin, başarılı biri olduğu efsanesi kulaktan kulağa yayılıp kişiye ulaştırılır.
  • Falın ‘Hayırlı haber’ yüzdesi ‘evlerden ırak’ yüzdesinden daha yüksek olur ki kişi inanmaya meyilli olsun.

Gelelim test sonuçlarımızaaa… Aynı testi psikolog Forer öğrencilerine uygulamış ve aşağıdaki ölçeğe göre puanlama yapmalarını istemiş:

  1. Beni hiç yansıtmıyor
  2. Beni pek yansıtmıyor
  3. Beni az çok yansıtıyor
  4. Beni biraz yansıtıyor
  5. Beni tamamen yansıtıyor

4.6 çıkan ortalama ile yetinmeyip birçok sınıfta aynısını deneyen Forer, tezini kanıtlamış: Sınıflar, insanlar değişse de yargılara inanma yüzdesi hep yüksek kalmış.

Barnum etkisini Placebo etkisi ile kıyaslayanlar da olmuş tabi. Örneğin biri size üzerinizde mavi gömlek varken ve gergin görünürken ‘Maviyi çok seviyorsun demek ki huzur arayan birisin.’ Dese ve siz buna inansanız, sonraki söyleyeceklerine de inanma eğiliminiz yükselir. İki prensip de aynı mantık üzerinden çalışıyor.

Kendini ‘psişik’ olarak tanıtan camiaya üye insanların bizden sakladığı cool reading olayına değinmeden bitirmeyelim yazıyı.

Cool Reading nedir, nasıl yapılır?

Herkes için geçerli olabilecek genel ve muğlak ifadeler ile başlayıp daha sonra ustaca karşıdaki kişinin tepkilerini ölçerek özele inip kişiyi okuma anlamına gelen terimdir. Başarılı bir cool reading için yapmanız gerekenler:

  1. Okuma sırasındaki ruh halinizi ayarlayın ve kendinize zaman ayırmak için bir sahne kullanın. Yani neşe böceği olmayın, biraz gizemli görünün hatta korkutucu olun. Dinlediğim tüm ‘her şeyi bilici’ falcılar korkutucu tasvir edilen koyu renk giyimli televizyondaki falcılardan ziyade daha az takı kullanıp kendini bu dünyadan çekmiş bir hava yaratanlardı. Bir de kimi zaman düşünecek vakit yaratmak için Sihirli Annem Küresi olur, eski bakır kapta bir su olur, tarot olur, fincan olur bir dayanak noktası seçin.
  2. Bir kitle için performans sergiliyorsanız konunuzu önceden seçin. Kitlenizi sinsice önceden gözlemleyin zaten önceki maddedeki kriterlere uyarsanız çok fark edilmeden sırlara ulaşabilirsiniz. Gerekli bilgileri elde ettiğinizde gruptan birine yönelip ondan iyi bir enerji aldığınızı ve onu seçtiğinizi söyleyerek tek kişiye odaklanın.
  3. Okuma becerileriniz konusunda mütevazi olun. Kimse kendini öven psişiklerden hoşlanmaz bunu unutmayın, size bahşedilmiş yeteneklerle övünmeyin. Bırakın başkaları övsün.
  4. Konuyu okumanızın onlara bağlı olduğunu söyleyin. Yani işi seyirciye kitleyin, dedileriniz çıkmadığında ‘Tatlım enerjin o kadar düşük ki inan seni açamıyorum, bir şey görmemi engelliyor, biraz ara vermem gerek’ gibi repliklerle avınızdan zaman kazanın.
  5. Açıklamanıza deyimler ekleyin ki yoruma açık olsun. Bırakın karşınızdaki ne anlamak isterse onu anlasın.
  6. Sizin giyiminiz kadar avınızın giyimi de mühim. Üzerindeki takı, aksesuar, renk tonu gibi belirteçlerden ruh hali, tarzı, hayat görüşü gibi birçok çıkarım yapmanız yarar sağlayabilir.
  7. Herkes için geçerli olabilecek ifadelerle konuşun. Tüm bu aşamaları başarıyla tamamladıysanız son aşamada fazla göze sokmadan genel ifadeler ekleyin ki güven oranınızı taze tutsun.

Falında iyi şeyler çıkınca kocaman haliyle zıplayarak sevinen, iyi falcı duyunca ‘Nerede, konum at konum!’ diyerek çirkinleşen, tanıştığı insanlara burcunu sorup ‘Hadi yükselenini de birlikte bulalım, bildiğim bir site var’ diyen, favori burçları olup kendi burcundan olanları koruyup kollayan biri olarak dediklerim ne kadar inandırıcı olur onu sizin yorumunuza bırakıyorum sevgili okur.