Diğer YazılarımızEdebiyat

Sinekler Giremez

“Sinekler,” dedi, “giremezmiş. Öyle yazıyor kapı ağzında.” “Kime ne,” dedim, “sen sinekler de girebilir yazılı bir tabela gördün mü hiç?” Bir şeyler vızıldadı. Sustu. Arkamdaki kalabalığa döndüm. Hepsi kararlı bakışlarla kanatlarını çırpmaya hazır bekliyorlardı. Havalandım. Ardımda siyah kocaman bir lekeyle…

Yazıyı göster
Diğer YazılarımızEdebiyat

Zamansız

Korkusuzca ilerlediğim koridor, her adımımda biraz daha uzuyordu. Bir ağaç. Ağacın dalları. Çıplak adam. Koşar adımlarla ilerledikçe merdivene ulaşıyorum. Aşağısı karanlık. Merdiven sonsuzluğa uzanır gibi küçülüyor. Tereddütsüz inmeye başlıyorum basamakları. Bir, iki, üç… Ağaç çıplak. Adamın kolları uzun. Dilimde kekremsi…

Yazıyı göster
Diğer YazılarımızEdebiyat

Uykuda

“Fredor Samsa kasvetli düşlerinden uyandığında bir sivrisineğe dönüşmüştü. Uzun süre sırt üstü yattığından kanatları birbirine yapışmış hâlde yatakta debeleniyordu. Doğrulurken zorlandı. Boğazı kurumuş, dudakları birbirine yapışmıştı. Susuzluğunu gidermesi gerekiyordu. Rüyasını anımsadı. Sürahiden akan oluk oluk kanla yıkanışı, kanın henüz sıcak…

Yazıyı göster
Diğer YazılarımızEdebiyat

Bilinçli Körlük Sendromu

Yıl 2016. Geleceği görebiliyorum dediğimde şaşkınlıkla baktı yüzüme. Akşama yapacağı yemek için yeşilbiberi olmayan kadının telaşını gördünüz mü hiç?  “Merak etme,” dedim kadına, “ileride kaygılanmayacaksın.” , “Nereden biliyorsun?” diye sordu. “Çünkü geleceği görebiliyorum,” dedim. “Nasıl yani? Yeşilbibere ihtiyacım olmayacak mı?”…

Yazıyı göster
Diğer YazılarımızEdebiyat

Kavak Ağacının Gölgesi

Pencerenin önündeki tedirgin bekleyiş birazdan merdivenlere oradan bahçeye sonra da kavak ağacının gölgesine taşınacaktı. Kahvaltısını, bayramlıklarını giymek için can atan çocuk telaşıyla yapmış, odasına çıkıp hazırlanmaya başlamıştı. Beyaz gömleğinin üzerine giydiği lacivert süveterini askıdan aldı. Koltuk altlarında biriken pamukçukları kopardı…

Yazıyı göster
Diğer YazılarımızEdebiyat

Koyu Kara

Tüm renk tonlarının yok oluşuna düşmüşüm. Gözlerimin üzerinden başımın arkasına bir şerit uzanmış. Şakaklarım zonkluyor. Arkada, belimin üzerinde bağlı bileklerim. Vücudumu ısıran zeminin soğuğu yeni bilenmiş bıçaktan da keskin. Dudaklarım yapışkan bir cisimle mühürlü. Tonsuz bakış açısı, gözlerimde. Tok bir…

Yazıyı göster