Röportaj

“Kitabımı elimde görünce yaşadığım his, çocuğumu kucağıma aldığım hisse benziyordu. Geleceğe dair soru işaretleriyle dolu ama büyük bir sevgiyle bağrıma basacağım kadar benden.”Öne çıkan

90’lı yıllarda ilkokul ya da ortaokul okuduysanız (şimdiki gibi ilköğretim değil ayrı ayrı anılıyordu o zamanlar) Anadolu liselerine hazırlık için kırmızı bir kitap, fen liselerine hazırlık için yeşil bir kitap satın alıyordunuz. Sadece iki kitapla bütün derslerin konu anlatımı, testleri…

Yazıyı göster
Röportaj

“Biz yetişkinler nasıl okuduğumuz kitaplardaki karakterlerle hayatımızı, umutlarımızı, hayat/hayal kırıklarımızı özdeşleştiriyorsak ve bazen ilham alıp oradan yolumuzu aydınlatıyorsak bunun çocuklar için de geçerli olduğu kanaatindeyim.”Öne çıkan

Etrafımıza yaydığımız enerjinin gücüne inandığım günlerdeyim. Anne olacağımı öğrendiğim günden beri çocuk edebiyatı ile yeniden hemhal olmak benim için yeni bir yolculuğa dönüştü. Bu yolculukta bu kadar güzel insanla buluşacağımı hayal bile etmemiştim. Gülhan Avşar’la da tanışmamız da bu yolculuğun…

Yazıyı göster
Röportaj

“Bir şey gerekiyor diye yaptığınızda ödevini tamamlama stresi içinde bir öğrenciye dönüşürsünüz. Esas mühim olan kafadaki tüm öğretmenleri öldürdüğümüz ya da onları dönüştürdüğümüz eserler verebilmek. “Öne çıkan

Günsu ile bir telefon konuşmasının ardından yol arkadaşlığına başladık. Bir şeyler yazmıştı ve heyecanına ortak olmak bana da çok iyi geldi. Yazdıkça kelimeleri büyüdü ve birbiri ardına kitapları okurla buluştu. Biz de Günsu ile henüz lise yıllarında kaleme aldığı ve…

Yazıyı göster
Diğer Yazılarımız Edebiyat

Meğer Ben de FeministmişimÖne çıkan

Anneliğimin birinci yılına doğru adım adım yaklaşırken ben hayatımdaki bütün değişimlere yeni yeni adapte olabiliyorum. İlk altı ay hissettiğim şeyleri tanımlayamıyorum. Uykusuzluk, yorgunluk, yetersizlik, şaşkınlık hissettiklerimden sadece birkaçıydı. Ama sanırım en ağır basan ve tahammül sınırlarımı zorlayan şey uykusuzluktu. Çünkü…

Yazıyı göster
Röportaj

“Yara iyileştirmek için değil, hiç yara almamak için kadın kadının yurdudur diyorum ben.”Öne çıkan

Eda İşler, ilk kitabı Talan ile çağdaşlarının arasında kendine sağlam bir yer edinen İlay Bilgili ile İthaki Yayınları’ndan çıkan ikinci kitabı, Leylâ Mektubum Eline Ulaştı mı? odağında söyleşti. Edebiyat denen, malzemesi dil olan sanat dalıyla tanışıklığınızın kökenini sorarak başlamak istiyorum….

Yazıyı göster
Müzecilik

Sessiz Şehir Siluetlerini Simgeleştirmek: Kalelere Nasıl Yaklaşılmalı?Öne çıkan

Anadolu toprakları yüzyıllar boyunca muhtelif uygarlıklara ev sahipliği yaptığından bugün -büyük kısmı atıl vaziyette- birçok kalemiz, kulemiz var. Bu kaleleri şehir yaşamına sokmak için kapılarını açık tutmak gerekiyor. Çağdaş fonksiyonlarla hareketsizliklerinden kurtulmaları gerek. Koca koca kilitlerle kapıları kapatılmış, korkutucu birer…

Yazıyı göster
Müzecilik

Eskişehir’de Derin MevzularÖne çıkan

Eskişehir’in en yeni yüzü, Odunpazarı’nda kapılarını ziyaretçiye açan Odunpazarı Modern Müze yani OMM. Koleksiyonunda çağdaş sanat eserlerini barındıran OMM farklı mimarisi ile eski şehre -Eskişehir’in eski mahallesi Odunpazarı’na- modern bir kapı aralıyor; kapının ucu nereye çıkacak dersiniz? Bir müddetten beri…

Yazıyı göster
Röportaj

“Kaderimiz ne kadar da benziyordu. Neşesini kaybetmiş bir çocuk ve gezemeyen bir bisiklet.”Öne çıkan

Ağustos ayı benim için biraz heyecanlı, bolca gergin geçti. Hamileliğimin son günlerinde sakinleşmek ve oğlumla paylaşımda bulunabilmek için çocuk kitapları okumaya devam ettim. Dilek Sever’in kaleme aldığı, Murat Başol’un resimlediği, Can Çocuk etiketiyle okurlarıyla buluşan Dev Bir Benek ile de…

Yazıyı göster
Diğer Yazılarımız Edebiyat

Eskici

Eskici! Eskici geldi hanım eskici! Eskiler alırım. Hikâyeler anlatırım. Renk renk, çeşit çeşit hikâyeler var. Hikâyeci geldi hanım, hikâyeci. Hikâyelerim var. Ablacım versen birkaç parça eski de anlatsam sana hikâyeni. Ah hanım ablam yok mu şöyle çocuğun küçülmüş kıyafetleri? Eniştemin…

Yazıyı göster
Tiyatro

Seni duyuyorum No-name! Seni duyuyorum!

Dünya yıkılmıyor.Halbuki yıkılabilirdi.Bir buğday tanesinin, yanındaki buğday tanesini…Görmeyişinden bütün dünya yıkılabilirdi.Necip Fazıl KISAKÜREK Şu hayatta iki şey beni çok ürpertir: Birincisi düğün salonu, ikincisi sanat disiplinlerinden birini meslek olarak seçmiş genç birey… Aslında birincisini açıklamayı daha çok isterdim fakat yazıya…

Yazıyı göster