Son zamanlarda Van Gogh Müzesi’nde beni oldukça kendine çeken bir sanat etkinliği gerçekleşiyor. 20 Ekim 2017’de sanatseverlerle ilk kez buluşan Wuhan’da doğan sanatçı Zeng Fanzhi’nin Van Gogh’u kendi fırça darbeleriyle yorumladığı yeni sergi 5 Mart 2018’e dek sürecek.

1964’te, tam da Çin Kültür Devrimi Dönemi’nde doğan sanatçı 8 ya da 9 yaşlarında iken ilk kez fırçayı kavradığını söylüyor. Yaklaşık 16 yaşına dek, bir öğretmen ile eğitim alana dek kendi kendine resim yapmış Zeng Fanzhi. Yoğun eğitimlerin ardından Hubei Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde eğitim almaya başlamış.

Zeng Fanzhi’nin eserlerini, aslında yanıp kül olmuş bir sanatçının kıvılcımları gibi görüyorum ben. Son yıllarda Van Gogh aşağı, Van Gogh yukarı neredeyse. Haliyle zamanın ruhu, zamanın sanatçılarının eserlerine de dökülüyor bir şekilde; öyle ya, sanatçı toplumun sesi olmalı.

Patti Smith’in Jim Morrison’ı yorumladığı gibi yorumlayacağım ben de Van Gogh’u: “Adeta bir Batı yakası Aziz Sebastian’ı gibi etrafına güzellik, kendinden nefret ve mistik acıdan oluşan bir duygu karmaşası yayıyordu,” ve bu hissimi aslında Zeng Fanzhi’nin eserlerinde izleyebiliyorum. Üstelik kullandığı renklerin oluşturduğu kontrast da ilgi çekmeyecek gibi değil. Bu canlı olmanın akışına kapılmış, iç içe olduğu kadar bir diğerinden son derece bağımsız her bir çizgi bir girdap oluşturacak şekilde süzülüyor eserlerde, sanki iki sanatçının da kimliğini tanımlarcasına.

“Daha fazla resim yaptıkça, Van Gogh’un zihnimdeki bir peri masalından fırlamış imajı daha da güçleniyor, sebebini açıklayamam. Fakat eserleri bitirir bitirmez, kalbimde bir efsane haline geliyor.”
Zeng Fanzhi

Bizlerin sanat olarak adlandırdığı üretim sürecinin doğanın bir taklidi mi olduğu yoksa tamamen özgün bir şey haline mi geldiğinin tartışmasının süregeldiği günümüzde aslında Andy Warhol gibi sanatçılarla da ortaya çıkan bir soru, kendini yeniden sorgulatmaya başladı: Bir başka sanat eserinin kopya edilmesi ve üstünde sanatçının kendi yorumunu kullanması ne kadar doğru? Bu çelişkili sorulara sanatıyla cevap veriyor Fanzhi, diğer her sanatçının yapacağı gibi.

“Eserin üretim aşamasının ilk kısmındaki her fırça darbesinde kendimi Van Gogh’un yerine koydum, nasıl hissetmiş olabileceğini hayal ettim. Bu sürecin ikinci kısmına yaklaştıkça kendi hayatımı düşünmeye başladım, sanat ile bağdaşık hayatımın şimdiye dek nasıl ilerlemiş olduğunu.”
Zeng Fanzhi

“İlk yaptığım eserlerde aynı tuval üzerinde en az 4 – 5 resim olurdu. Ve bu çok, çok pahalıydı. Günlük hayatında oldukça minimum harcama yapabilmelisin ki daha fazla malzeme alabilesin ve şöyle düşmen gerekirdi ‘Yanlış resim yapmayı karşılayacak maddi güce sahip değilim’.”
Zeng Fanzhi

Üstelik Zeng Fanzhi’nin bu tekniği kullandığı tek eseri Van Gogh serisi değil; Andy Warhol’un portrelerini, Eugene Delacroix’un “Halka Yol Gösteren Özgürlük” tablosunu, Antik Dönem’in ünlü yapıtlarından “Laocoön ve Oğulları” heykelini kendi duyguları ve hayal gücüyle yorumladığı eserleri de inceleyebilirsiniz.

Zeng Fanzhi’nin eserlerini yorumlamayı size bırakıyorum. Sanatla kalın!