Uğur Kanbay’ın yazıp yönettiği (ve yaşar kıldığı “Mahsun” karakteriyle “Eylül”ün ardından yine önemli bir başarıya imza attığı),  SFRPZTF yapımı “Anne Yoksa Evde  Kimse Yoktur”da; Akant Çetin, İrem Sultan Cengiz, Yunus Eski de diğer rolleri paylaşmışlar.

Kadir, Matiz, Mahsun ve Jiyan gecelerden bir gece, bir bahçede bir araya gelirler.

“Yarın”sızdırlar. Öfke, korku, kin, bitmeyen çatışmalar, ödeşmeler, sevgi yoksunluğu içindedirler. Her biri yekdiğeri için öteki, bir diğeri için hem ökse, hem yemdir gerçekte. Yabancıdır. Dibine kadar yalnızdır. Küllenmemiş ateşler, çıkışsız anaforlarla kuşatılmış, kendi coğrafyaları içinde savrulmuşlardır. Sevginin saflığına ihtiyaçları olsa da karanlık bir nefretle dokunmuştur yaşam masalları. Çığlıkları pek duyulmaz.

Nerede, ne zaman, hangi koşulda olduklarını sorguladıkça artar isyanları. Herkesten gizledikleri sırları da.

Bu oyunun milliyeti, yılı yok aslında; dünyanın herhangi bir bölgesinde, herhangi bir yıl geçebilir. Koşullar serttir, hunhardır. Bu koşulları değiştirmek, fiziksel ve duygusal travmaları silmek olası mıdır? 

Edward Albee’nin “Hayvanat Bahçesi”ni hatırladım birden. Peter’i, Jerry’i. Onların benzer, bir o kadar da ‘çoook’ farklı hikâyelerini.

Oyun boyunca dört oyuncunun başarılı yorumları, esere kattıkları sahicilik övgüye değer. Sahnede, daha ilk anda izleyiciyi sarıp sarmalayan hüzün, acı, zaman zaman dehşet, gerilim dolu bir illüzyon söz konusu. Uğur Kanbay temiz, çapaksız rejisiyle mesajını kolayca aktarmış. Sözünü söylemiş.

Dekor tasarımı da son derece başarılı.

“Anne Yoksa Evde Kimse Yoktur ” yaşayan ve yaşatan bir oyun. Mutlaka izlenmeli!