Vertigo rahatsızlığını bilirsiniz, kısa aralıklarla baş dönmeleri yaşanır bu hastalıkta. Empire State binası; New York eyaletinin tam merkezinde, neresinden bakarsanız bakın sizde vertigo etkisi yaratan bir bina olarak tüm ihtişamını sergiliyor. Ve bazen gözlerinizin ulaşamadığı noktalar vardır. Bir denizin sonu gibi mesela, işte Empire State’in zirvesi de bu noktalardan biridir. Aslında yapı, yüksekliğinden tutun da tamamlanma süresine dek dönemin bütün yazılı kurallarına meydan okumuş.

Yalnızca varlıklarıyla şarkılara, hikâyelere, fotoğraflara, resimlere, filmlere hatta kitaplara konu olmuş bazı yapılar vardır. Empire State, bu binalar arasında adı en çok duyulan bina sanırım. İyi kötü hepimiz bu yapının ne olduğunu ve ne kadar yüksek olduğunu biliyoruz. Gelin, bu kez biraz daha kurcalayalım işin aslını.
empire-state-building

Empire State binası ile ilgili öyle ilginç rakamlar var ki hangisinden başlasak bilemiyoruz fakat yapının adresi ile başlamanın güzel olabileceğini düşündük. New York’un en önemli ve en zengin caddesi olan Fifth Avenue’de, 33 ve 34. caddeler arasında yer alıyor. Bina tam tamına 102 adet kattan oluşuyor. 381 metre yüksekliğindedir hatta zirvesindeki anten ile birlikte bu yükseklik 443 metreye dek ulaşıyor. Kentin insanları yapının yüksekliğinden, kışın bazı günler alt katların hizasında yağmur yağarken yapının en üst katında kar yağdığını belirterek bahsediyorlar. 1576 adet merdiven basamağına sahip olan bina tamamlandığı 1931 yılında Chrysler Building’in en yüksek bina olma unvanını elinden almıştı, taa ki 1972’de World Trade Center’ın -bir başka deyiş ile İkiz Kuleler’in- açılışına dek. Fakat bildiğiniz üzere 11 Eylül 2001 tarihinde gerçekleşen terör saldırısının ardından bu binaların yıkılışı ile beraber yeniden bu unvanı kazanmıştır. Fakat 2012 yılında açılan One World Trade Center daha fazla yüksekliğe ulaşmıştır ve o zamandan günümüze dek yapılan diğer gökdelenlerden ötürü en yüksek dördüncü gökdelen konumuna gerilemiştir. Yazımızın başlığında da belirttiğimiz gibi, yapının tarihi meydan okumalar üzerine kuruludur.

Meydan okumalardan bahsetmişken şunu da araya sıkıştırmak gerekir, Keops piramidi 100 bin işçi ile 20 yılda inşa edilmiş ve Ayasofya ise 1000 kişi çalıştırılarak 5 yılda inşa edilmiş. 1931’de yapımı biten Empire State binasının ise yapım süreci yalnızca 18 ay sürmüştür. Fakat tabii ki de bu karşılaştırmalar yapılırken dönem teknolojisi göz önünde bulundurulmalıdır. Yine de yapı, 1930’lar teknolojisine kıyasla çok kısa sürede bitirilmiştir. Yapıyla ilgili kesin bir işçi sayısı verilemese de 3,400 civarı olduğu söylenir. İşçi sayıları sürekli değiştiği için herhangi bir kayıt elimizde bulunmamakta.
empire-state-2
Bugüne dek binayı tam 117 milyonu aşkın kişi ziyaret etmiştir. 1945’te yapıya çarpan bombardıman uçağı 14 kişinin ölümüne sebep olmuştur. 1947 yılında bazı güvenlik önlemleri alınmak zorunda hissedilmiş ki seyir platformuna 3 metre yükseklikte korkuluklar yapılmıştır. Bu korkuluklara rağmen 35 kişinin bu yapıdan atlayarak intihar ettiği kayıtlara geçmiştir. Yapıda 74 tane asansör bulunmaktadır ve asansörler farklı işlevlere sahiptir. Bir kısmı, ara katlarda durmadan direkt olarak en üst kata çıkmaktadır.

Empire State’in yapımında, madenler arasında en sert olan maden olarak dikkat çeken çelik tam 55.000 ton kullanılmıştır. Ayrıca 5600 km telefon kablosu kullanılmıştır ve yapının 331.000 ton ağırlığı vardır. 1100’den fazla tuvalet ve 6550 pencere yer almaktadır. Yapının maaliyeti ise 24,718 milyon USD olarak kayıtlara geçmiş.
empire-state-5
Bu kadar sayısal verinin ardından yapının tarihi sayfalarını aralamak gerekiyor. Amerika’da yaşanan 1929 krizinin ardından büyük bunalım yılları ülkeye hâkim olmuştur. Takdir edersiniz ki bu da ülkenin kalbi New York’u fazlasıyla derinden etkilemiştir. Bu yüzden binanın birçok bürosu yıllar boyu boş kalmış hatta bina giderlerini yalnızca manzarayı seyretmek istediği için ziyaret eden insanlardan karşılayabilmiştir.

Öyle ki güneşin gökyüzünde tüm asaletiyle süzüldüğü bir hava durumunun hakim olduğu günlerde 80 mil mesafedeki ABD eyaletlerini yapıdan görmek mümkün. Bu eyaletler elbette ki başta New York olmak üzere Connecticut, Pensilvanya, New Jersey ve Massachusetts’tir.
empire-state-3
Yapının asıl yaratıcıları olarak işçileri biraz ele alalım. Bu işçilerin arasında, çoğunlukla Avrupa’dan gelenlerin yanı sıra, Montreal bölgesine yakın konumlanmış Kahnawake kökenli Mohawk kavimlerden gelen yüzlerce insan da vardır. 1916’da birçok Mohawk insanı New York’a taşınmıştır çünkü neredeyse tüm New York yapılarında çok az ücretle çalıştırılmışlardır. Günümüzde hâlâ Mohawk kökenli işçiler önemli binalarda çalışmaktadırlar. Birçok insan tarafından Mohawk insanları yüksekten korkmayan insanlar olarak bilinse de aslında durum tam olarak böyle değildir. Yükseklik korkusu her insan gibi onların da hissettiği bir korku olsa da Mohawklar bununla başa çıkmayı iyi bilmişlerdir. Bu da, özellikle New York gibi kozmopolit bir kentin gökdelenlerinin yapımında aranan işçi kriterlerinden ötürü onları birinci sıraya taşımaktadır.

Binaların trajik, romantik, komik hikâyeleri vardır; tek bir yazar tarafından yazılmayan. Yüzler, binler, milyonlar tarafından yazılır bu hikâyeler. Empire State,bu binalar arasında belki de en çok hikâyeye tanıklık etmiş olanıdır.
empire-state-6
Kaynak:http://mashable.com/2015/03/07/empire-state-building-vertigo/#KbTaQ9BAOkqp