Genele baktığımızda, Türkiye’nin sanatsal çerçevedeki vaziyeti malum… Mu dersiniz? Değil aslında. Türkiye’de yapılan sanatı küçümsemek ve hiçe saymak aslında hepimizin düştüğü bir gaflettir. Türkiye’deki sanatı ‘benimseme’ oranı oldukça düşüktür evet, fakat ülkemizin çok değerli ve azımsanamayacak kadar çok sanatçısı vardır. Üstelik, günler birbiri ardına sıralanırken sanat anlayışının ne kadar da değiştiğini fark edemiyoruz. Artık müzik piyasasının içini dışını iyi bilen, deneyimli sanatçılar değil; genç sanatçılar, keşfedilmeyi bekleyen cevherler daha çok öne çıkıyor. Özellikle müzik piyasasında, gençlerin sözü geçiyor artık. Kısacası sanat, gençliğin tutkusuyla harmanlandıkça daha da revaçta olmaya başlıyor. Biraz da bu genç yeteneklerden birkaçından bahsedelim.

 

Sena Şener

18 yaşındaki genç sanatçıyı birçok akustik performansı ile tanıdık. Çocukluğundan beri müzik ile iç içe bir ailede büyüyen Sena Şener, 1998 doğumlu. 15 yaşında İzmir’den İstanbul’a taşınan Sena ile B!P Akustik ve Sofar’da çokça karşılaştık başlarda. Ardından geçtiğimiz yılın Nisan ayında Mahmut Orhan & Sena Şener – Feel adıyla yayınlanan ‘Feel’ ile 2016 yazına damgasını vurmuştu. Üstelik parçanın klibindeki ‘İstanbul’ teması da gözlerden kaçmadı. Dileriz ki Türkiye’nin önemli genç yeteneklerinden Sena Şener’in geleceği, gözlerindeki ışık kadar parlak olur!

Sena Şener ile ilgili daha fazla bilgi almak için :

http://senasener.com/

 

 

Deniz Atay

İlk bestesini 15 yaşında yapan Deniz Atay, 1994 doğumlu. 5 yaşından beri müzik ile beraber büyüyen genç yetenek, lise yıllarında da şiir ile tanışmış. Hatta esinlendiği birçok şairin izinden gitmiş ve ‘Sceneries from the Youth’ adında da bir şiir kitabı yayınlamış. ‘Teardrops’ adlı şiiri de ‘Contemporary Poetry Digest’ tarafından 2015 ve 2016 yıllarının en güzel 100 şiirinden biri olarak belirlenmiş. Pera Müzik Okulu’nda solfej ve piyano eğitimi alan Deniz Atay’ın ruhu, şair yönünün de etkisi ile klasik müziğe doğru sürüklenmiş. “Sirius’ 1. Piyano Konçertosu” ve “Oberon’ 2. Piyano Konçertosu” gibi çeşitli besteleriyle, ruhundaki boşlukları müzik ve şiir ile dolduran Deniz Atay, Türkiye’nin sahip olduğu cevherlerden birisi. O da, her sanatsever gibi olumsuz olay ve olguların yalnızca sanatın ışığı ile kırılabileceğine inanıyor.

Deniz Atay ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için :

http://denizatay.com

 

 

Deniz Tekin

Sizleri bilemeyeceğim fakat ben kendisini ‘Bende Bir Problem Var’ performansıyla tanıdım ve inanın replay tuşuna kaç kez bastığımı sayamadım. 1997 doğumlu genç yeteneğin FreeZone Sahne Performansı bir milyonu geçen bir görüntülenme sayısı aldı. Hatta yaklaşık iki hafta önce, ‘Bende Bir Problem Var’ şarkısının klibi yayınlandı. Kendisi de müziğe erken yaşta sarılanlardan aslında. 8 yaşında başlayan müzik serüveni umarız ki hız kesmeden devam eder!

Deniz Tekin ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için :

https://www.instagram.com/dapheadizh/

 

 

You May Kiss The Bride

Aslında burada bir kişi değil, bir gruptan bahsedeceğiz. Birçoğunuzun aşina olduğunu hisseder gibiyim. You May Kiss The Bride, Türkiye’nin Post Hardcore ve Metalcore türünde öne çıkan gruplarından. Müziğin çok boyutluluğunu ve ifade biçiminin tek bir yöntemle sınırlı kalmayacağını bizlere kanıtlayan birçok gruptan adını en çok duyuran grup aslında. Bunun sebebi de, içlerinden gelenleri yapmaları. Elbette ki her sanatçı birbirinden etkilenir, önemli olan bu esinlenmelerin ışığında özgün bir eser ortaya koyabilmektir. Bu özellikleri nedeniyle You May Kiss The Bride grubuna bu listede yer vermek istedim, çünkü Türkiye’de özgün eserleri ortaya koymanın zorluklarına aşinayız ve onlar da bu işi hakkıyla yapıyorlar.

You May Kiss The Bride’ın, Fatma Turgut ile yaptığı düet ise çok büyük hayran kitlelerine ulaştı ve gerçekten de çok beğenildi. Ayrıca Türkiye’de olduğu kadar yurtdışında da çeşitli konserler verdiler. 28 Nisan’da Ukrayna’nın Kiev kentinde, 2 Mayıs’ta ise İstanbul If Beşiktaş Performance Hall’da konserleri olacak.

You May Kiss The Bride hakkında daha fazla bilgi almak için :

https://www.facebook.com/YMKTB/?fref=ts

 

 

 

1996’da Antalya’da doğdu. İlk kez “Büyüyünce ne olacaksın?” dediklerinde “Yazar!” diye cevap verdi, o günden sonra verdiği bu cevap da hiç değişmedi. Sanatla iç içe büyüdü, sanatçı olmak istedi. Sanatçı olamayınca, sanat tarihçisi olmak istedi. Şu anda Akdeniz Üniversitesi’nde Sanat Tarihi eğitimi alıyor ve elinden geldikçe yazmaya gayret gösteriyor.