“Tüm servetimi ve konağımı Mösyö Tartuffe’e bırakıyorum.”

İmza : Orgon Pernelle

Moliere’den Irmak Bahçeci’ nin dilimize çevirip uyarladığı eseri, Emrah Eren yönetmiş. Sadık Kızılağaç imzalı kostümler, Faruk Üstün’ün şarkı sözleri, Tolga Çebi’nin müziği, Utku Demirkaya’nın hareket, Yakup Çartık’ın başarılı ışık düzeni ve Melih Karakurt’un belleklerden kolay silinmeyecek kadar etkileyici, son derece işlevsel dekoru “Tartuffe” ile öyle bir bütünleşmiş, öyle bir sahne illüzyonu yaratmış ki…

Aslında uyarlamalar, özellikle de klasiklerden yola çıkılarak yapılan uyarlamalardan, bir süredir hep uzak durmaya çalışıyordum. Geçtiğimiz sezonlarda izlediğim birkaç Shakespeare uyarlamasında eserin formülünü bozan, ilave ve değişikliklerden son derece rahatsız olmuştum.

İtiraf edeyim ki, Mam’art yapımı “Tartuffe”e de benzer tedirginlik ve ön yargıyla gitmiştim. Yanılmışım. Beni böylesine yanıltan o tertemiz, çapaksız uyarlama, reji, oyunculuklar için emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

“Tartuffe” baştan sona düşündüren, sorgulayan, duygulandıran, ayna tutan bir oyun. Taşıdığı trajikomik değerlere ek olarak, yapılan güncel göndermeler ve sosyal gerçekliğiyle de “Tartuffe”, hiç kuşkusuz şimdiden sezonun en iyilerinden biri olmaya aday.

Emrah Eren’in eseri çok iyi yorumlayıp özenle, ustalıkla, yenilikçi bir biçemle sahneye taşımış.

Yaşar kıldıkları karakterlerde Beyti Engin (Tartuffe), Fatih Al (Orhon), Feri Baycu Güler (Dorine), Goncagül Sunar (Elmire), Cemil Büyükdöğerli (Cleante), Sefa Tanoğlu (Danis), Sevi Demirçivi (Marianne), Ziver Armağan Açıl (Valere) son derece başarılılar.

Her sahnesi ciddi bir emek ürünü olan “Tartuffe”ü mutlaka izlemenizi öneririm.