PARAMPARÇA AŞKLAR VE KÖPEKLER (AMORES PERROS)
İzlemeden-Olmeyin-18
Meksikalı yönetmen Alejandro González Iñárritu imzasını taşıyan bu muhteşem film, üç kişinin talihsiz bir trafik kazasında kesişen hayatlarını konu edinmiş çarpıcı bir yapıt. Uzun bir film olmasına rağmen, izlerken sürenin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Üstelik filmin bol ödüllü olduğunu da belirtmek isterim. Almış olduğu her ödülü sonuna kadar hak ettiğine şüphe yok.

BİR RÜYA İÇİN AĞIT (REQUIEM FOR A DREAM)
İzlemeden-Olmeyin-17
Yönetmenliğini Darren Aronofsky’nin yaptığı ‘Bir Rüya İçin Ağıt’ filmi adeta uyuşturucu kullanımı üzerine hazırlanmış bir trajedidir. Uyuşturucu bulabilmek için her defasında evinden bir parçayı satmak zorunda kalan ve annesini bu yüzden defalarca yaralayan Harry, bu bağımlılığına saplanıp kalmıştır. Filmin en etkileyici sahnelerinden biri, Harry’nin annesinin, önlem olarak evdeki eşyaları zincirlemesidir. Annenin bağımlılığı ise oğlundan geri kalmamaktadır. Televizyondan kopamayan kadının en büyük hayali severek takip ettiği bir yarışmaya katılmaktır. Nihayet beklediği haber gelir,  yarışmaya kabul edilmiştir. Ancak en güzel elbisesi artık kendisine küçük gelmektedir. Hızla kilo vermek için çareyi zayıflama ilaçlarında bulur. Anne ve oğlunun trajik hayatı, sinematografik açıdan oldukça başarılı bir kurguya sahip.

HAYALLERİNİN PEŞİNDE (REVOLUTIONARY ROAD)
İzlemeden-Olmeyin-17
İlişkilerde bireylerin birbirlerini anlamaları, tanımaları üzerine kurgulanmış bu film, çarpıcı ve özgün bir senaryoya sahip. Leonardo DiCaprio’nun da Kate Winslet’in de oyunculuklarına hayranlık duyacaksınız. Ayrıca sinemaseverlerle paylaşmak istediğim ve Leonardo DiCaprio’ya daha fazla saygı duymamı sağlayan bir nokta var: Leonardo oyuncu koçuyla çalışan ve aldığı her role göre film boyunca yaşayan değerli bir aktör. Film çekim süresi boyunca rolünden kopmamak adına büründüğü karakter gibi yaşamını sürdürüyor!

DÖVÜŞ KULÜBÜ (FIGHT CLUB)
İzlemeden-Olmeyin-16
Bu filmin bir başyapıt olduğu su götürmez bir gerçek. Replikleri bile tek başına bu eseri yüceltirken filmi, ‘Hayat üzerine hazırlanmış bir manifesto.’ olarak tanımlamak çok da yanlış olmayacaktır. Filmi kadar kitabının da etkileyici olduğu Fight Club’da Tyler Durden (Brad Pitt) ve Anlatıcı (Edward Norton)  ilk olarak karşımıza başlangıç sahnesinde çıkmaktadır. ‘Anlatıcı’ sıradan yaşamında uykusuzluk sorunu ile baş edememektedir. Doktorunun tavsiyesiyle kanserli hastaların terapisine katılmaya karar verir. Bu toplantıda Marla adında -tıpkı kendi gibi kimsesiz- bir kadınla tanışır. Marla’yla yaşamakta oldukları gelgitli ilişki bir nevi ‘tüketim toplumuna’ eleştiri niteliğindedir. Peki, Tyler Durden  ‘anlatıcının’ hayatının neresindedir? İşte bu soruya sizlerin cevap vermesi gerekiyor. Zira bu soru, film için kilit noktasıdır.

WHIPLASH
İzlemeden-Olmeyin-15
Hayallerini gerçekleştirmek için kaderine savaş açan Andrew, onları kaderin elinden almak için varını yoğunu ortaya koymaktadır. Genç bateristin ellerini ve ruhunu kanata kanata hedefine ulaşmasına şaşkınlıkla tanık olacaksınız.
Bu film, keyifle uzanıp izleyeceğiniz filmler kategorisinde yer almamaktadır. Birçok sahnede yerinizden fırlayacağınızı garanti ediyoruz.

12 MAYMUN (TWELVE MONKEY)
İzlemeden-Olmeyin-14
Bilim kurgu seviyorsanız bu filmin tam sizlik olduğunu söyleyebiliriz! Ölümcül bir virüs nedeniyle yer altına sığınan insanların inanılmaz yaşamına çok yakından tanık olacaksınız.

21 GRAM
İzlemeden-Olmeyin-13
Alejandro González Iñárritu imzasını taşıyan ‘21 Gram’, yönetmenin her daim kullanmayı tercih ettiği gibi üç farklı yaşamı oldukça etkileyici bir senaryoyla karşımıza çıkarır. Evli bir kadının aynı günde hem iki çocuğunu hem kocasını kaybetmesi; çocukların ve adamın ölümüne neden olan bir zamanlar alkolik ancak artık tövbekar bir adam ve bir yandan da kalp nakli bekleyen bir hasta. Çarpıcı bir senaryo sizi bekliyor.

PİYANO (PIANO)
İzlemeden-Olmeyin-12
Dilsiz bir piyanist olan Ada, yeni bir evlilik yapacaktır. Bu zorunlu evliliğe kızı için tahammül etmektedir. Kızı ise adeta onun olmayan dilidir. Yeni bir yaşam, onlara yeni sürprizler hazırlamıştır. Bu evlilik için vatanını terk eden Ada ve kızı, yeni yaşamlarına adapte olmaya çalışır. Komşuları George, Ada’nın vakit geçirebilmesi için kendisine piyano dersleri vermesini önerir. Ada, eşyaları taşınırken sahilde bırakılan piyanosuna kavuşabilmek için bunun bir fırsat olduğunu düşünür ve kabul eder. George, Ada ve kızı sahile inerler. Ada, büyük bir özlemle piyanosunu çalarken kızı da dans etmektedir. George büyülenmiş bir şekilde anne ve kızı seyreder. Ada, bir anda ayağa kalkar ve yürümeye başlar. Kızı dansını yarıda bırakarak annesini takip eder. George kumsalda Ada’nın ve kızının bıraktığı ayak izlerine basarak artık onlara ait olduğunu gösterir.
Sizce aşkı tarif etmek için cümlelere gerek var mı?
Hiç vakit kaybetmeden izlenmesi gereken bir film…

BOŞ EV (3-IRON)
İzlemeden-Olmeyin-11
Kim Ki-Duk’ın yönetmenliğinde harika bir aşk filmi. Diyalog yoksunluğunu sevmeyenlerdenseniz ön yargılarınızı bir kenara bırakın. Zira bu filmde herhangi bir eksiklik hissetmeyeceksiniz!

12 ANGRY MEN (12 KIZGIN ADAM)
İzlemeden-Olmeyin-10
Tek bir mekanda çekilmiş bir dram. Bir zanlı hakkında karar vermek zorunda olan on iki jürinin konuşmaları üzerine kurgulanmış bir film. Jüri üyeleri bir an önce kendi hayatlarına dönebilme isteğiyle zanlının suçlu olduğunu belirtir filmin ilk sahnelerinde. Sadece bir kişi zanlının suçsuz olduğunu iddia eder. Film bu sahneden sonra önem kazanır. Bire karşı on bir kalan jüri üyesinin diğer jüri üyelerini ikna etme mücadelesi üzerine kurulmuş harika bir film.
Sidney Lumet yönetmenliğindeki bu filmde Henry Fonda’nın oyunculuğundan çok etkileneceksiniz.

ESARETİN BEDELİ (THE SHAWSHANK REDEMPTİON)
İzlemeden-Olmeyin-9
Karısını ve sevgilisini öldürme suçundan cezaevinde yatan Andy Dufresne’nin çarpıcı hikayesi, Frank Darabont’un yönetmenliğinde bizimle buluşmuştur. Film, Stephan King’in romanından uyarlanmıştır. Hapishanede dayaktan tecavüze kadar iğrenç birçok olaya tanık olan Andy, hayata tutunmak için inanılmaz bir mücadele verir. Hapishanedeki zorlu günlerinde Ellis adında bir arkadaşa da sahip olur, birbirlerinin daima yanında olan bu iki adam kısa sürede sıkı dost olur. Özgür bir yaşamın hayalini kuran ikilinin nefes kesen hikayesi sizi de etkisi altına alacak.

KAYIP KIZ (GONE GIRL)
İzlemeden-Olmeyin-7
Sizi terk etmek isteyen birine karşı tepkiniz ne olurdu? Güzel, çekici, bakımlı ve zeki bir kadın; yakışıklı bir adamla evliyse birçok kişi bu çifte imrenerek bakar. Evli ve herkes tarafından mükemmel olarak nitelendirilen bir çiftin ‘intikam’ üzerine kurulmuş çapıcı ilişkilerine bu filmle tanık olacaksınız. Başrollerde Ben Affleck ve Rosamund Pike’nin yer aldığı filmin yönetmen koltuğunda ise David Fincher yer almakta. Heyecanın bir an bile düşmediği filmin zekice kurgulanmış senaryosu filme duyulan hayranlığı arttırıyor.

AMADEUS
İzlemeden-Olmeyin-6
Bir müzik dehası Wolfgang Amadeus Mozart’ın yaşamını anlatan biyografik bir film olan Amadeus,  Mozart’ın bir yıldız gibi parlayıp bir kibrit gibi sönmesini anlatmaktadır. Saray bestecisi Salieri’nin Mozart’ı kıskanması ve kendisine rakip olarak görmesi Mozart’ın yaşamında dönüm noktası olur. Oysa Mozart’ın hayattan beklentisi; bestelerinin tanınması, para kazanabilmek ve iyi yaşamaktır. Mozart, kimseyi rakip olarak görmemenin kurbanı olmuştur. 1984 yapımı filmin yönetmen koltuğunda Milos Forman oturmaktadır. Mozart’ı ete kemiğe bürüyen Tom Hulce’un film boyunca attığı kahkahalar uzun yıllar kulağınızdan ve hafızanızdan silinmeyecek.

UCUZ ROMAN (PULP FICTION)
İzlemeden-Olmeyin-6
Filmin en güzel yanı filmin akışının tek bir zaman düzlemi üzerinde gitmemesidir. Flashback tekniğiyle hikayeler arasında geçişler sağlanmıştır. Bu özelliği sayesinde heyecan bir an bile düşmemektedir. Tarantino tarzı diyalogların lezzetine doyamayacaksınız.

LEON
İzlemeden-Olmeyin-5
Jean Reno ve Natalie Portman’ın oyunculuklarına hayran kalacaksınız. Ailesinin öldürülmesinden sonra profesyonel tetikçi Leon’a sığınan Mathilda’nın tehlikeli ve sürükleyici yaşamına tanık olacaksınız. Natalie Portman’ın küçük yaşta göstermiş olduğu takdire şayan. Filmin müziklerinin de film kadar iddialı olduğunu belirtmek isteriz. Luc Besson’un yönetmenliğindeki filmin müziklerine Eric Serra imza atmıştır.

CASABLANCA
İzlemeden-Olmeyin-4
Bir aşkın izi ruhunuzdan kaç yılda silinebilir? Yıllar sonra iki aşığın yollarının kesişmesi üzerine kurgulanmış harika bir aşk filmi. Terk edildiğine inanan adamın acı çekerek bu aşka teslim olduğu kült bir filmle karşı karşıyasınız.

CAN DOSTUM (INTOUCHABLES)
İzlemeden-Olmeyiniz-3
Kimi zaman hayatınıza dokunacak insan, belki de size en uzak insandır. Film, hasta ve yatalak bir adamın, hiç tanımadığı birisi tarafından hayata tutunma serüvenini anlatır.

OTOMATİK PORTAKAL (CLOCKWORK ORANGE)
İzlemeden-Olmeyiniz-2
Bu filmde, ‘Suçluları Yeniden Topluma Kazandırma’ yöntemi ile iyiliğe yönlendirilen Alex’in çarpıcı yaşamına tanık olacaksınız. Film, Anthony Burgess’in aynı adlı romanından uyarlamadır. Sadece filmi izlemekle kalmamanızı, kitabını da okumamızı öneririz. Alex’in kitaba ve filme damgasını vuran bir sözünü sizlerin beğenisine sunuyoruz: “Yetişkinlerin savaştığı, bombalar attığı, birbirini kesip doğradığı, acımasızlığın kol gezdiği bir dünyada gençlerin yurtsever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu değildir. Suç ve sorumluluk yetişkinlerindir. Gençler suçsuzdur.”

İÇİMİZDEKİ DENİZ (MAR ADENTRO)
İzlemeden-Olmeyiniz-1Yaşamak kadar ölmek de insanın en büyük hakkı olmalı. Zira insan kendi hayatı üzerinde söz sahibi olmayacaksa yaşamanın ne anlamı var? İşte tam da bu cümleler üzerine kurgulanmış dram. Javier Bardem’in başrolde karşımıza çıktığı film, denize hayran bir gencin geçirdiği kaza sonucunda boyundan aşağısının felç olarak yatağa mahkum olmasını ve ötenazi talep etmesini konu edinmektedir. Ölümü delicesine arzulayan bu adamın hikayesini çoğu zaman gözyaşlarıyla izleyeceksiniz.