Figen Şakacı’nın yazdığı, Görkem Şarkan’ın sahneye koyduğu, yapımcılığını Aysa Prodüksiyon’un üstlendiği  “Topuklu Terlik Süt Yapar” adlı oyun, baştan sona iç acıtan bir mizah aslında. Kırk yaşında hayat acemisi, hayat kaçağı Müjde Yetiş, gerçekte ‘kendi kendini didikleyen, içip içip kahrolan, kimsesiz, kimliksiz’lerden biridir. Nice ertelenmişliklerin, yarım kalmışlıkların, terk edilmişliklerin  pişmanlıklarıyla doludur. En kötüsü de büyümeden yaşlandığını hissediyor oluşudur. Yoğun suçluluk duygusu… Kendini taşımaktan kaynaklanan yorgunluk… Hiçbir şeyi tam olarak becerememiş olmanın yürek burkan umutsuzluğu… Kapıyı çalan majör depresyon. Çevresini kuşatan mutsuz, aşk molekülleri çoktan eskimiş, küflenmiş evlilikler. Çıkışsızlık. İşte tam da böyle bir zaman ve ruh halindeyken, tek gecelik bir ilişki sonrası bebek beklediği gerçeğiyle yüzleşir Müjde Yetiş.

O geceden tam tamına bir buçuk ay, üç gün ve altı saat sonra kararsızdır. Hazırlıksız ve yapayalnızdır. Orianna Fallaci’nin ‘Doğmamış Çocuğa Mektup’ durumlarıyla yüzleşir ister istemez. O çocuk dünyaya kesinlikle gelmeli midir yoksa gelmemeli mi? Bütün mesele bu sorunun yanıtında gizlidir aslında.

Öncelikle belirtmeliyiz ki, Cihan Aşar’ın en ufak ayrıntılara varıncaya kadar belli bir bütünlüğü ustaca aktaran dekor tasarımı, bir başka ifadeyle oyunun içine alaşımladığı ustalıklı tekniği, özellikle övgüye değer. Daha en başından, oyundaki karakter ve hadiseleri destekleyen harika bir dekor ile karşı karşıya kalıyor seyirci. Doktor muayehanesi, Meral ve Erol’un, Müjde, Yiğit’in daireleri  hızlı ve aksaksız değişimlerle sahnede yerini alıyor. Cihan Aşar’ın hemen her sahne tasarımı etkileyici bir tiyatro dilinin yansıması gerçekte.

Yazar ve yönetmen karakterlerin ego patlamalarını, duygusal tükenişlerini, içinde bocalayıp durdukları açmazları, savruldukları derin uçurumları hem bireysel, hem toplumsal katmanlarıyla, çok oylumlu bir biçimde ele almış. Her karakter gerçekte bir diğerinin dağınık çekmeceleri karşısında düştüğü şaşkınlığı yaşarken, zamanın yıpratıcılığına terk edilmiş ilişkilerini de omuzlamaktan kaçamıyor.

Yeşim Koçak ( Müjde ), Durul Bazan (Jinekolog Dr.Nedim ) , Ali İl (Yiğit ), Füsun Kostak (Necla) , Mert Aykul (Erol), İpek Türktan Kaymak (Meral) oyunun mizah çizgisini ve iç yaşamlardaki şiddetli dalgalanmaları, abartmadan doğallıkla oynayarak, canlandırdıkları kimliklere derinlemesine sahip çıkarak, izleyiciye taşıyorlar. Yeşim Koçak her zamanki yüksek düzeydeki, duru performansıyla göz dolduruyor ve bir kez daha belleklerden kolay silinmeyecek, tam çizgisinde bir karaktere daha imzasını atıyor. Ayrıca oyuncuların sahnede birbirleriyle tam anlamıyla uyuşan takım anlayışları da piyese çok şey katmakta. Yüksek temposu, başarı çizgisinin üzerindeki oyunculukları, izleyiciyi içine çeken sahneleme tekniğiyle de  “Topuklu Terlik Süt Yapar ” sezonun, kuşkusuz en güzel çalışmalarından biri.