Her ne kadar ülkemizdeki gelenekler ya da bayramlar göz önüne alındığında pek bir ilişki kuramasak da Cadılar Bayramı, Türkiye için de eğlence için bir bahane niteliğindedir. Hali hazırda 31 Ekim’i de geride bıraktık ve o güne kadar elbette korku-gerilim konseptine sahip birçok alan ön plandaydı. Bunların başında da elbette sinema geliyordu. Kült hale gelen 1978 yapımı John Carpenter imzalı Halloween filmi, bu anlamda ilk akla gelen yapıt elbette. Bu sene yenisi çekilen film, sevdalıları için de bir nostalji yaratmış olmalı diye düşünüyorum. Bu efsane filmin müziğini de yönetmen koltuğunda oturan John Carpenter’ın bestelediğini belirtmek gerekir.

Yabancı (Halloween), 1978

Sinemanın yanı sıra illustrasyonlar da bir diğer korku şöleni temsilcisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Şanslıyız ki, korku filmlerinin yanı sıra edebiyat da bu anlamda çok önemli bir yere sahiptir. İlk aklıma gelenler arasında Howard Phillips Lovecraft ve Robert Erwin Howard olduğunu söyleyebilirim. Tabii Cthulhu Mitosu‘ndaki “Eski Yüceler”den biri olan Cthulhu, önemli bir ikondur. İlgilileri ve ilk kez duyanları için detay vermeksizin bu konuyu deşmelerini de şiddetle tavsiye ederim.

Cthulhu

Korku illustrasyonlarına tekrar dönecek olursak, özellikle son 10 yıldır ülkemizi saran retro furyasının dokunduğu nadide yerlerden birisi olduğu apaçıktır. Bu alanda, Avustralyalı grafik sanatçısı Steven Rhodes dikkatleri çekmek istediğim isim bugün. Sağda solda hakkında çok fazla bilgi edinmenin güç olduğu sanatçılardan birisi olan Rhodes, kendi internet sitesinde yine kendi hakkında gayet özetleyici bir hakkında kısmı oluşturmuş.

Beyin Yiyiciler (The Brain Eaters), 1958

“Yağmurlu günler, doğa, retro-fütürizm, yürüyüş, mid century modern (20. yüzyılın ortası modern sanatı temsil eden, 2. Dünya Savaşı sonrası bir akım), pulp art, kayan yıldızlar, varoş mahalleler, öğleden sonra, vintage korku ve bilim-kurgu, rüzgar, film yapımcıları, derin deniz, müzisyenler, göller, çözümlenmemiş sonlar”

Steven Rhodes

Rhodes’un kendi hakkında vermiş olduğu bu detaylar bir araya getirildiğinde, gerçekten tarzı hakkında fikir sahibi olmanızı sağlıyor. Zaten temamızın retro efektli korku olduğunu bir kenara koyarsak Pulp Art denen kavram ile birlikte yavaş yavaş Rhodes’un sanatı ortaya çıkmış oluyor. Pulp, 1890’lardan yaklaşık 1950’lere kadar çıkan ucuz dergi, roman, çizgi-roman vb. ürünleri temsil eden kavramın adı aslında. Mesela Ka-Zar ya da Barbar Conan gibi yayınlar bu kategoriye giriyor.

Ka-Zar, 1936

Artık asıl noktaya gelecek olursak Steven Rhodes’un 70’li ve 80’li yıllardan çıkıp gelen, “alışılmışın dışındaki çocuk aktiviteleri” olarak belirtilen “Uğursuz 70’ler Koleksiyonu” (Sinister 70s Collection) çizimlerindeyiz… Her bir resim, Rhodes’un retro sevgisi ve sıra dışı mizahının harmanlanmış halini yansıtmaktadır. Sizleri çizimlerle baş başa bırakıyorum.

İlk Ouija Tahtam

Zihnini Genişlet

Şeytanla Anlaşma

Yağmurlu Gün Eğlencesi

Yabancılarla Konuşma

Yeni Başlayanlar İçin Pirokinezi

Hadi Balık Tutalım

Çiftlikte Eğlence

Sarılma

Timmy’nin Ziyaretçisi Var

Okur, yazar, çizer, gezer, vakit buldukça da fotoğraf çeker. Ege Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi.