Romanlar hayatımın en özel parçalarıdır.

Bir romana başlarken korktuğum kadar belki de herhangi bir şeyden korkmamışımdır. Korkarım çünkü romanın daha ilk sayfalarında beni içine almamasından korkarım. Ancak romanı okumaya başladığımda rahatlarım. Kendi evrenimde olduğum için sakinleşirim ve dostlarımla kucaklaşmaya başlarım.

Roman uyarlamalarını da bu yüzden çok severim. Dostlarımla kavuşma günüdür adeta benim için.

Romanların filme uyarlanması çok tartışılır. Çoğu roman uyarlaması film beğenilmez. Tartışmalar daha da büyür. Ben bunların dışında bir bakış açısı ararım. ‘Sinematografi açısından başarılı mıdır değil midir?’ sorusuna cevap ararım. Öyle ki film boyunca kullanılan müziğin uyumu bile benim aradığım detaylardandır. Oyuncular rollerinin hakkını vermelidir. Onun dışında varsın hayal ettiğim herhangi bir roman karakteri o yönetmenin hayalinden çıksın.

On Türk romanının sinemaya uyarlanışını konu edindim bu yazımda. Hepsini okumanız ve izlemeniz dileğiyle.

 

1-SUSUZ YAZ-NECATİ CUMALI

Necati Cumalı’nın avukatlık yaptığı sırada gözlemlerine dayanarak yazdığı ‘Susuz Yaz’ romanını Metin Erksan yorumuyla beyaz perdede görmekteyiz. Bu film içinde birçok ilki de barındırmaktadır. Hülya Koçyiğit’in sinemadaki ilk filmidir, Erol Taş’ın başrol oynadığı ilk filmdir. Ayrıca Berlin Film Festivali’nde,
festivalin büyük ödülü olan Altın Ayı’yı kazanmış ve Türk sinema tarihinde uluslararası ödül kazanan ilk film olmuştur.

Film, romanın geçtiği yerlerde –İzmir’in Bademler Köyü- çekilerek romandan soyutlanmamış, aksine romanla film bir bütünlük sergilemiştir.

Filmin başarısı ilginç bir olaya da dayanmaktadır. Film çekimleri bittiğinde Sansür Kurulu tarafından engellenmiş ve gösterime girememiştir. Başrol oyuncularından Ulvi Doğan’ın gizlice Berlin Film Festivaline başvurmasıyla ödülü kazanmıştır. Böylece filme ve yapımcılarına iade-i itibar yapılmıştır.

 

2-ÇALIKUŞU-REŞAT NURİ GÜNTEKİN

Sıcacık bir hikaye örgüsüyle Öğretmen Feride bizi derinden, çok derinden etkilemiştir her zaman. Çalıkuşu romanını okuyup da aynı kalmak mümkün müdür? Okuyan herkes daha içli, daha duygusal olur. Kitabın etkisi silinmez uzun süre. İşte böyle bir romanı sinemaya uyarlamamak olmazdı. Çok geniş bir oyuncu kadrosuna sahip olan filmin başrollerinde Türkan Şoray , Kartal Tibet , Kadir Savun ve Zeynep Değirmencioğlu yer almaktadır. Yönetmenliğini de Osman Seden yapmıştır. Ancak Çalıkuşu’nun çekilmiş tek bir filmi yoktur. İlerleyen yıllarda yanılmıyorsam 1986 yılında bu sefer tek bir sinema filmi olarak değil yedi bölümlük bir dizi film olarak karşımıza çıkar. Başrollerini Aydan Şener ve Kenan Kalav’ın yaptığı bu dizi film oldukça ses getirmiştir. Üstelik bu dizi filmin de yönetmeni çekilen ilk Çalıkuşu filminin yönetmeni gibi  Osman Seden’dir. 20 yıl arayla aynı yönetmenin gözünden iki Çalıkuşu seyretme zevkine ulaşabildik.

 

3-DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU- PEYAMİ SAFA

Yönetmenliğini Nejat Saydam’ın yaptığı, başrollerini Hülya Koçyiğit ve Kartal Tibet’in paylaştığı 1967 yılı yapımı bir Türk filmidir Dokuzuncu Hariciye Koğuşu.

Peyami Safa’nın bu eseri aynı zamanda otobiyografik roman kategorisinde değerlendirilir. Romanın başkarakteri, dizindeki kemik veremi nedeniyle çektiği acılarla karşımıza çıkan hasta bir çocuktur. Bacağından iki kez ameliyat olmasına rağmen iyileşememiştir. Bacağını tamamen kaybetme riski vardır. Temiz havanın bacağına iyi geleceğini düşünerek akrabalarının yanına Erenköy’e gitmiştir bir süre için. Ancak ağrılarını bir nebze olsun unutabileceği bir şey başına gelir bu hasta çocuğun. Evinde kaldığı akrabasının kızı Nüzhet’e aşık olur. Filmde de hasta çocuğu Kartal Tibet; Nüzhet’i de Hülya Koçyiğit canlandırmaktadır.

 

4-VURUN KAHPEYE- HALİDE EDİP ADIVAR

Hangi uyarlamanın daha iyi olduğuna karar vermediğim için ikisini de yazmaya karar verdim. Halide Edip’in ikinci romanı Vurun Kahpe’ye bir öğretmenin vatan ve gelecek nesiller için inançları ile hayatı pahasına gericilerle mücadelesini anlatır. Sağlam bir konusu vardır. Her daim düşünülmesi gereken bir konuyu, yazar yıllar önce ele almıştır. Haliyle yönetmenler de kayıtsız kalamamıştır.

İlk sinema uyarlaması 1949 yılında Ömer Lütfi Akad tarafından gerçekleştirilmiştir. Sezer Sezin,Ali Rıza Şenel, Arşavir Alyanak ve Fahri Güneş gibi oyuncularla film ‘Türk sinemasının dönüm noktası’ sayılmıştır.

Daha sonra roman bir kez daha sinemaya uyarlanmıştır. Filmin yönetmeni Halit Refiğ;  başrol oyuncuları Hale Soygazi, Turgay Toksöz ve Tanju Gürsu’dur. Bu uyarlama da oldukça başarılıdır.

Hangisinin daha başarılı olduğunu sizin kararınıza bırakıyorum.

 

5-YAPRAK DÖKÜMÜ- REŞAT NURİ GÜNTEKİN

Bir ailenin dramını anlatan romanın konusunu hepimiz gayet iyi biliriz. Ali Rıza Bey’in çocuklarını birlik beraberlik içinde tutma isteği, daima şerefiyle yaşama hassasiyeti ve ailesinin savrulmasını anlatan eser, sinemaya 1967 yılında Memduh Ün tarafından uyarlanmıştır. Ediz Hun’un Şevket; Fatma Girik’in Leyla; Semiramis Pekkan’ın Necla ve Cüneyt Gökçer’in Ali Rıza Bey olarak karşımıza çıktığı filmi izlemenizi tavsiye ederim.

 

6-AŞK-I MEMNU- HALİT ZİYA UŞAKLIGİL

Başarılı roman uyarlamalarından biri de Aşk- Memnu’dur. İhtirasın, aşkın, heyecanın, acının eksik olmadığı eserde Bihter ve Behlül aşkı çok çarpıcı şekilde sunulmuştur. Türk halkı olarak yasak olan her şeyi sevme eğilimimiz bu romanda da yasak aşk olarak karşımıza çıkmaktadır.

Belki bu romanı tanıtan eser 1975 yılında çekilmiş altı bölümlük hali değildir.  Ancak bu altı bölümlük dizi film TRT’de yayımlandığında çok ses getirmiştir. Salih Güney ve Müjde Ar’ın Bihter ve Behlül’ü canlandırdığı dizi filmde senarist ve yönetmenliği Halit Refiğ üstlenmiştir.

2008 yılında yeni bir bakış açısıyla yeniden dizi film olarak uyarlanan roman bu kez ilkinden daha da fazla dikkat çekmiştir. Selçuk Yöntem, Kıvanç Tatlıtuğ, Beren Saat ve Nebahat Çehre oyunculuklarıyla Türk toplumunu televizyonlara kilitlemiş, yeniden romanın ruhunu canlandırmışlardır. Dizi izleme alışkanlığım olmamasına rağmen birinci sezonun son bölümü ile final bölümünü izlediğim dizinin verilen gerilim müzikleri, yakın çekim planları ile neden bu kadar izlendiğini ‘bence’ açıklamıştır.

 

7-HABABAM SINIFI- RIFAT ILGAZ

Hababam Sınıfı’nı izlemeden büyümüş bir çocuk var mıdır acaba Türkiye’de? Belki de aynı filmi birçok kez izlememize rağmen ezbere bildiğimiz sahnelerde belki de aynı yerlerde yine güleriz. Hem de ilk kez duyuyormuş gibi. Şüphesiz bunda Rıfat Ilgaz’ın kusursuz bir roman yaratmasının etkisi çok büyük. Ancak Hababam Sınıfı filmini bu kadar başarılı kılan oyuncuların olağanüstü performaslarıdır. Ertem Eğilmez’in bakış açısıyla Türk sinema tarihinin unutulmazları arasında çoktan yerini almıştır.

Rıfat Ilgaz’ın kalemine, Ertem Eğilmez’in sinema bakış açısına ve kamerasına, Münir Özkul, Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Şener Şen gibi bu filme emek vermiş nice sinema sanatçısının emeğine, ellerine, yüreklerine sağlık.

8-SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM- CENGİZ AYTMATOV

Selvi Boylum Al Yazmalım; Atıf Yılmaz tarafından yönetilen, baş rollerinde Kadir İnanır ve Türkân Şoray’ın oynadığı başarılı bir uyarlama filmidir.

Bu filmden sonra nice anne baba; kızına Asya, oğluna İlyas ismini vermiştir. Atıf Yılmaz, oyuncuları o kadar isabetli seçmiştir ki bu karakterleri başka kimsenin oynayamayacağına inanmışımdır. Bugün hala düşündüğümde Asya’yı, İlyas’ı, Cemşit’i oynayacak başka sinema sanatçısı aklıma gelmez. Sanki bu üç sanatçı hatta Samet karakterini canlandıran o zamanlar küçücük bir kız çocuğu olmasına rağmen erkek rolü oynayan Elif İnci, bu roller için dünyaya gelmiştir benim nazarımda.

İzlemediyseniz mutlaka izleyin, izlediyseniz bir kez daha mutlaka izleyin. Bu film bu kadar ilgiyi hak ediyor.

 

9-ZÜBÜK- AZİZ NESİN

Aziz Nesin de Kemal Sunal da benim için çok özel insanlardır. Aziz Nesin’i düşünceleriyle, yazdıklarıyla, yaşama karşı tavrıyla ; Kemal Sunal’ı sıcacık gülümsemesiyle, sinema sanatına gönül vermişliğiyle ve samimiyetiyle pek severim. Bu filmde doğru eser doğru oyuncuyla buluşmuştur.

Filmin yönetmen koltuğunda Kartal Tibet yer alırken senaristliğini ise Atıf Yılmaz üstlenmiştir.Eser, Türkiye siyasi yapısındaki çarpık karakterleri hicveder. Zübük, Zeybek sözcüğünden ses benzeşimiyle, Aziz Nesin tarafından yaratılmış bir sözcüktür.

Düşündüren, güldüren, sinirlendiren bir eserle karşı karşıyasınız.

 

10-UÇURTMAYI VURMASINLAR-FERİDE ÇİÇEKOĞLU

Bu listeyi hazırlarken herhangi bir öncelik sırası vermedim ancak listenin sonuna benim için çok çok özel bir kitabın ve filmin denk geldiğini görüyorum.

Feride Çicekoğlu’nun harika eserini Tunç Başaran’ın bakış açısıyla sinemada görmekteyiz.

Minik Barış’ın o içime yerleşen sesi zaman zaman yoklar beni. Filmin birçok sahnesi canlanır gözlerimin önünde. Beş yaşındaki bir çocuğun gözünden kadınlar hapishanesinin öyküsü anlatılır. Çekimler Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde gerçekleşmiştir.

Üstelik bu film Türkiye’nin ilk Oscar Aday Aday’ı olmuştur.

Kesinlikle harika bir roman ve harika bir filmdir.