Bu yazı fazlasıyla spoiler içerir.

Hayatı uyarımızı yaptıktan sonra başlayabilirsiniz sanırım.

Truman Show şu ana kadar izlediğim en ilginç filmlerden biriydi. Bunda 10 yaşında izlemiş olmamın da etkisi büyüktür elbet ama konusu bakımından zamanının kült filmlerindendir.

Truman ailesi tarafından daha anne karnındayken bir film şirketine evlatlık verilen birinin hikayesidir aslında. Onun için kocaman bir evren kurulur. Denizi, gökyüzü, arkadaşı, sevgilisi, öğretmeni hepsi tamı tamına uygundur, gerçeğinden ayırt edilemez. Truman mutlu küçük kasabasının dışında neler olduğunu hiç düşünmeden (düşünmemeye zorlanır) yaşamaya devam eder.

Senaryoya göre babasını bir deniz kazasında kaybettiği için su korkusuna sahip olur. Suların ötesine geçmeyi hiç istemez ama asıl olay suyun ötesindedir …

Truman Show o kadar sevildi o kadar ilgi çekti ki bir hastalığa da adını verdi “Truman sendromu”

Tıpta kişinin sürekli olarak izlendiğini düşünmesine doğan paranoid bir sendrom olarak adlandırılan durum.

Kişi kendisini TV yapımcılarının da izlediğini düşünebilir uzaylıların da ve buna o kadar çok inanır ki çevresindekilere zarar da verebilir, kaçıp hayatını baştan da kurabilir.

Fakat kendilerini eve kapatan insanlar gibi hayal etmeyin onları. Daha başarılı ve göz önünde insanlardan oluşan bir topluluğa sahiptirler.

Aynı zamanda sevdikleri insanların aktör ve aktrisler olduğu ve televizyondaki haberlerin yalnızca onların düşüncelerini kontrol etmek amacıyla kurgulanmış olduğu sanısına kapılırlar.

Etraftaki her gelişmeyi iyi kötü tüm haberleri onlar için düzenlenmiş bir kurmaca eğlence aracı olarak görürler.

Bazı çevreler şizofreninin başka bir çeşidi olduğunu da savunsa da kesin kanıt mevcut değildir.

Bu durum psikoz türlerine daha yakın gösterilir kısaca açıklamak gerekirse psikoz; düşünme, hissetme, kendi vücudunu algılama ve diğer insanlarla temas değişime uğrayabilir. Psikoz hastaları sık sık gerçeklikle kendi sübjektif algısını ayırt etmekte zorlanma halidir. Tehlikesini tam da bu tanımdan alır.

Truman sendromu vakaları:

Avustralya vatandaşı Anthony Waterlow bir gün babasını ve kızını katletmiş halde bulundu. Gelen polislere babasının ve kızının kendisini öldürmeye ikna etmek üzerine kurulmuş bir programda görev aldıkları ve hayatta kalmak istediği için onları öldürmek zorunda kaldığını söyledi.

Bu sendroma yakalanan bir başka kişi Manhattan’a kaçtı ve oradan beyaz saraya giderek yönetmeni görmek istediğini söyledi. Sebebi ise 11 Eylül saldırılarının kendi dikkatini çekmek için yapıldığını düşündüğünü ve artık bunun bitirilmesi gerektiğini düşündüğü içinmiş…

Bir psikolog olan William Johns bir gün evini terk edip New York’ta bir kadın ve kızını rehin aldı. Yakalandığında Truman Show’u izledikten sonra onun gibi bir şovda olduğunu düşündüğünü ve artık çıkmak istediğini söyledi.

Fakat en ilginç örneklerden biri SCOTT’tan geliyor.

2002 yılında henüz üniversite ikinci sınıf öğrencisi olan Scott yaz tatilinde kendinde birtakım değişiklikler fark etmeye başlamış:

“Zihnim çok aktifti ve devamlı kendimle ilgili şeyler düşünüyordum. Yazın ortalarına doğru yoğun bir uykusuzluk çekmeye başladım. Tüm gün evimin verandasında oturuyor ve durmaksızın yazı yazıyordum.”

Scott, daha sonra arkadaşlarıyla tatil yapmak için ABD’nin Colorado eyaletine gitmeye karar vermiş. O zaman bipolar bozukluğa sahip olduğunu bilmeyen Scott arkadaşlarıyla halusinojenik mantar deneyimlemiş ve bu durum bipolarinı Truman Show sendromuna çevirmiş o zamanları şöyle anlatıyor:

“Güneş doğuyordu, etrafıma bakıyordum ve bir anda etrafımın gizli kameralarla çevrili olduğunu fark ettim. Bundan kesinlikle emindim; ben her şeyin merkezindeydim ve muhtemelen tüm hayatım boyunca bu şekilde izlenmiştim. Ailem, arkadaşlarım, öğretmenlerim ve geri kalan herkes yalnızca bu şovun, benim şovumun birer oyuncusuydu. Bu konuda en ufak bir şüphem yoktu. Bunu fark edince çatıdan indim ve yalın ayak sokaklarda gezmeye, aktörleri izlemeye ve bu kurgunun başında bulunan kişiyi aramaya koyuldum.”

Bazı psikologlar bu durumun başlı başına sendrom adını alabilecek bir durum olmadığını düşünüyor. Çünkü psikoz dediğimiz durumun çeşitli sebeplerden ortaya çıkabileceği yukarıdaki hikâyede de anlatıldığı gibi bipolar şizofreni vb. bozuklukların semptomu olabileceğini savunuyor.

Ama genel kanı gelişen teknolojiyle birlikte etrafımızda saran güvenlik kameraları internet teknolojileriyle gibi faktörlerin kontrolün elimizden gittiğini hissettirmesi ve popüler kültürün üzerimizdeki en garip etkisi olduğu.