Yaklaşık 300 yılı aşkın süre içinde insanlar yalnızca 26 gün birbirlerini öldürmeden yaşamışlar.

26 birbirinden uzak, kısacık gün…

Dünyanın herhangi bir yöresinde topyekun veya bölgesel savaşın olmadığı 26 gün.

Bir ay bile değil.

savasin-bir-sonucu-vardir-kaybetmek-1

İnsanlığın kendisine sorması gereken en önemli soru, savaşın kazananı var mı?

Küresel savaşların çarpıcı sonuçlarına bir göz atalım:

I. Dünya Savaşı yaklaşık 20 milyon cana mal oldu, peki savaşı kim kazandı?

II. Dünya Savaşı yaklaşık 40 milyon cana mal oldu, peki savaşı kim kazandı?

Bunlar sadece bilinen can kaybı sayıları…

Psikolojik olarak açtığı yaralardan, katledilen tabiattan hiç bahsetmiyorum bile…

savasin-bir-sonucu-vardir-kaybetmek-2

Şöyle bir düşünün, hayata gözlerinizi açtığınızdan beri dünyanın herhangi bir yerinde savaşın, yıkımın olmadığı bir gün hatırlıyor musunuz?

Benim cevabım koca bir ‘hayır’.

Ülke olarak bu acıyı en iyi bilenlerdeniz…

Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIRPI) 2005 yılında yayımladığı raporda, dünyadaki askeri harcamaların aynı yıl için 1 trilyon 118 milyar dolara ulaştığı belirtilmiştir.

2008 yılında ise, bir yıl önceye göre yüzde 4 artarak, 1.46 trilyon dolara ulaştığı açıklandı.

BM verilerine göre dünya nüfusunun 2025 yılında 12 milyara yaklaşması tahmin ediliyor.

Bu rakam, paylaşmaya hiçbir şekilde yanaşmayan “kodaman” kesim için ürkütücü olmalı, zira
pay isteyen “güruh” çoğaldıkça tehlike de artmakta onlar için.

Dünyanın savaş için harcayacak milyarlarca doları var ancak; açlıktan, susuzluktan, salgın hastalıklardan bir bir kırılan, gözümüzün önünde ölen kara kıtaya verecek parası yok maalesef.

savasin-bir-sonucu-vardir-kaybetmek-3

Arkadaşlar savaşın kazanan tarafı yoktur, insanlık her zaman kaybedendir…

Şimdi tam da bugün savaşsız bir dünyanın sayfalarını açmak çok mu zor? Savaşsız bir dünya…

Savaşın, şiddetin olmadığı, barışın ve sevginin hüküm sürdüğü bir dünya için mücadele etmeye tam da bugün başlasak? Barış mümkün arkadaşlar, bu mümkün…

Savaşın kaçınılmaz olduğunu kanıtlamaya çalışanlar her zaman elinde silah ve kan olanlardı bugün olduğu gibi.

Silah üretenler, silah kullananlar, üniformalı üniformasız stratejistlerdi. Savaşsız bir dünyada, bizim ütopyamızda silahın ve stratejik çıkarın yeri yok. Şimdi, bugün hepimiz için silaha, savaşa ve ölüme karşı çıkmak bir başlangıç olabilir. Simsarlar bütün güçlerini, bütün paralarını, kullanıp bize savaşın kaçınılmaz olduğunu söylemeye devam etsinler. Biz “Hayır” demeye devam edeceğiz.

Savaşsız bir dünya bu kadar basit bir şeydir işte.

93 Mayıs’ında Çanakkale’de doğdu. Gezgin olma yolunda ilerliyor. Doğa yürüyüşüne bayılıyor, çadırını evi kabul ediyor. Üstüne basa basa; doğa aşığı, yol tutkunu. İstanbul Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği son sınıfta, bitirdi bitiriyor. Okuyor, okumadığı zamanlara üzülüyor. Hayatı bilim çözecek, sanat yüceltecek felsefesine inanıyor.