Çocukluğumdan hatırımda kalan güzel şeylerden biri de sabahları uyandığımda babamın koluna yatarak ondan masal dinlemekti. Hem babamın kollarında olmak hem de babamın anlattığı masallarla bambaşka diyarlara gitmek…

Bir yanım babamın kollarında gerçekliğe sımsıkı sarılmışken bir yanım da dinlediğim o masalın diyarlarında kayboluyordu. Şimdilerde o masalları çok hatırlayamasam da bana kalan o sımsıcak duygu, beni yine o masal diyarlarında gezdiriyor. Bir çocuğun masal diyarlarında gezinmesinden bahsediyoruz. Sizce masallardan saklanan bir çocuk olabilir mi? Aynı şekilde çocuklardan da masallar saklanmaz elbette. Oysa yüzyıllar boyu hükümdarlar, Kelile ve Dimne’yi halktan itina ile saklamışlardı. Hint hükümdarı Debşelîm, Beydeba tarafından kendisi için yazılan Kelile ve Dimne’den yararlanmış; ancak bunu gizli tutmuştu. Adaleti ile tanınan İran kisrası Nûşirevan da bu eseri doktoru vasıtasıyla elde edip Pehleviceye tercüme ettirmiş; ancak o da eseri halktan gizlemişti. Yaklaşık iki asır boyunca Pers sarayı hazinesinde korunan bu tercümeyi Abbasi halifesi Mansur elde etmeyi başarmış ve Arapçaya tercüme ettirmiştir. Hükümdarların kitapları sakladıkları nedendir bilinmezmiş gibi bir de bu tercüman, tercüme yaptıktan kısa bir süre sonra “zındıklık” ile suçlanarak öldürülmüştür.

Hükümdarların halktan itina ile sakladıkları bu eser; daha sonra farklı dillerdeki tercümeleri sayesinde çeşitli milletlere, dinlere mensup kitleler arasında yayılmış ve hükümdarlar ile geniş halk kitlelerinin ahlaki gelişiminde rol oynamıştır.

Özü, bir hükümdar ile aristokrat bir aydın arasında geçmesi temenni edilen sohbetlerdir. Otorite kaynağına yakınlık, uzaklık; otoritenin devamını sağlayan temel ilkeler, halk – hükümdar ilişkisi, hükümdar – vüzera ilişkisi, siyasi ihtiraslar, ehliyet, beceriklilik, ihanet, hile vb konular kitap boyunca olan sohbetlerin temel konularıdır. Sanırım konuları eserin saklanması için yeterli bir sebepti.

Bu ahlak ve siyaset kitabı, bugüne kadar en çok çevrilen kitaplar arasındadır. Tibetçeye, Pehlevi diline, Süryaniceye, Arapçaya, Farsçaya, Yunancaya, Latinceye, İspanyolcaya, İngilizce ve Rusçaya, Moğolcaya, Habeşçeye, Eski Malay diline ve Türkçeye çevrilmiştir.

Sanskritçe asıl adı “Karakata” ve “Damanaka” olan iki çakal “Kelile” ve “Dimne” arasında geçen ilk hikaye, esere adını vermiştir. Kelile ‘doğruluğun ve dürüstlüğün’ simgesi, Dimne ise ‘yanlışın ve yalanın’ simgesidir.

İç içe girmiş beş çerçeve hikayeden oluşan eserin 12 alt hikayesi vardır. İlk bölüm, “Dostluğun Bozuluşu” hakkındadır. Baş kahramanlar Kelile ve Dimne’dir. Daha sonra sırayla, “Nasıl Dost Kalınacağı”, “Savaş ve Barış”, “Kazandıklarımızın Kaybı” ve “Tedbirsizlik Hakkında” diğer bölümlerdir.

Debşelîm adlı Hint kralına eski çağların Brahmanları gibi öğütlerini hayvanların dilinden veren Kelile ve Dimne, bazı araştırmacılara göre Ezop ve La Fontaine masallarının ilham kaynağıdır.