Oedipus Rex (1967)-Pier Paolo Pasolini

Uyarlandığı Eser: Kral Oidipus-Sophokles

Yunan mitolojisinin belki de gelmiş geçmiş en bahtsız karakteri… Usta yazarlardan Freud’a kadar birçok ismi etkileyen, kaderiyle sanattan bilime herkesi dehşete düşürmüş olan kahramanımız Oidipus. Kısaca, Oidipus bilmeden babasını öldürüp kendi annesiyle evlenir. Çocukları, hem kardeşi hem evladı olur. Gerçek ortaya çıktığında Oidipus kendi gözlerini çıkarır. Her yolun kaderin çıkmazlığına çıktığı bu trajedinin benim size önereceğim uyarlaması Pasolini tarafından 1967’de de çekilen Oedipus Rex. Ayrıca farklı bakış açısı görmek için de tiyatro yönetmeni Jorge Alí Triana imzasını taşıyan, 1996 yapımı Edipo Alcalde’yi izleyebilirsiniz.

A Streetcar Named Desire (1951)-Elia Kazan

Uyarlandığı Eser:A Streetcar Named Desire- Tennessee Williams

Tennessee Williams, tabiri caizse yönetmenlerin göz bebeği olmuş Amerikalı bir oyun yazarıdır. Bütün karakterlerini hayranlık uyandıran bir ustalıkla çizmiş ve birçok eseri beyaz perdeye uyarlanmıştır. Benim bahsedeceğim eser ise aynı ad ile uyarlanmış olan A Streetcar Named Desire. Filmin konusundan da söz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Geçmişi ile bugününün hayal dünyası arasında sıkışıp kalan Blanche’in çöküşünü anlatan bu filmde Blanche DuBois, kendinden yaşça küçük bir çocuğu baştan çıkarır ve mutlu bir evliliği olmayan ablası Stella’nın yanına gitmeye karar verir. Film Blanche’in arzu tramvayına binmesiyle başlar. Tennessee Williams, Elia Kazan, Marlon Brando ve Vivien Leigh’ten aynı anda bahsedebildiğimiz bu eser muhteşem oyunculuklar, diyaloglar ve sahneler ile künyesine birçok ödül yazdırmıştır.

The Crucible (1996)- Nicholas Hytner

Uyarlandığı Eser: The Crucible- Arthur Miller

Arthur Miller’in  şehvet, kıskançlık, aşk, ihanet, iftira ve infaz temalarını kullandığı bu oyun yaşadığı döneme bir başkaldırıdır. Miller,dönemin senatörlerinden Joseph McCarthy’nin Amerika’yı  komünistlerden temizlemek için başlattığı komünist avınının dolaylı olarak kurbanı olmuştur. Ayrıca en yakın arkadaşı olan ve bizim de üstte değindiğimiz Elia Kazan’ın ihanetine uğramıştır. Komünist avının, cadı avı olarak bir avuç genç kadın üstünden anlatıldığı, 17. yy.da Massachusetts’de küçük, tutucu kasabada geçen bu filmi izlerken dehşete kapılacaksınız.

Rope (1948) – Alfred Hitchcock

Uyarlandığı Eser: Rope-Patrick Hamilton

Film her ne kadar uyarlama olsa da Hitchcock kendi yorumunu ustalıkla ortaya koymuştur. Tek mekanda geçen 80 dakikalık Rope, neredeyse kesintisiz bir şekilde çekilmiştir ve yalnızca 10 plandan oluşur. Kendisini Nietzsche’nin “üst insan” tanımındaki o üstün kişi olarak gören Brandon ve suç ortağı Philip’in keyfî bir şekilde işledikleri cinayeti konu alan film bize leziz bir psikolojik gerilim sunuyor. Tekniği ve diyalogları size şölen sunarken kendinizi cinayetin haklı olup olmayacağını sorgularken bulacaksınız!

BONUUS!

Macbeth (2015)-Justin Kurzel

Uyarlandığı eser: Macbeth- William Shakespeare

En geç yapımın 96 olduğu bu listeye güncel bir film de eklemek istedim, bu da tabii ki 2015 yapımı Macbeth oldu. Macbeth bildiğimiz üzere, Shakespeare’in insanın içindeki vicdan ve ihtiras ikilemini sıkça sorgulatan en kısa oyunudur. Tüm dünyada profesyonel ve amatör tiyatrolarda çok fazla sergilenmiş ve beyaz perdeye de sıkça aktarılmıştır. Görsel bir şölen izlemek istiyorsanız Justin Kurzel yapımı Macbeth hoşunuza gidecektir. Şimdiden iyi seyirler.