Bazı lezzetler insan damağını öyle tatmin eder ki, evde de yapılabilmesi bir arzuya dönüşür. Elbette çareler tükenmeyen demokraside bunun da icabına bakılır. Genelde kontrfile tercih ederler. 4 kişilik bir masa için 800-1000 gr civarı bir miktar gayet yeterli olacaktır. Bunun yanı sıra birkaç parça sebzeye ve elbette etin tamamlayıcısı o meşhur smetana sosunun malzemelerine de ihtiyacımız var. Ha bu arada, söylemeyi unuttum… Beef Stroganoff yapıyoruz… Orijinali Ruslara ve bahsedeceğimiz aileye dayanan bu et yemeği, 19. yüzyılın ortalarından itibaren tüm dünyaya yayılarak menülerde yer edinmiş bir klasik.

Böylece giriş kısmımızda küçük bir bilgi de vermiş olduk. Stroganov Ailesi’nin ilk fertleri 16. yüzyılda yaşamışlardır. Rusya’nın kuzeyinde yer alan Barents Denizi’nin, içte kalan küçük bir bölümüne verilen ad Beyaz Deniz’dir. Bu kıyı şeridinde kökenleri aslen 12. yüzyıla dayanan Pomorlar adlı bir halk vardı. Aslen Novgorod’tan gelme olan bu halk, özellikle köylü ama zengin bir sınıfı temsil etmekteydi. Elbette bu statü onların en azından 15. yüzyılda sahip oldukları bir durumdu. Stroganov Ailesi de kökenleri Pomorlara dayanan ve oldukça nüfuz sahibi, zengin bir aileydi. 1488 doğumlu Anikey Stroganov, bu ailenin zengin bir tüccar ailesine dönüşeceği sürecin ilk bireyini temsil eder.

Anikey Stroganov’a ait gravürden detay, 1780

Zenginleşen bu tüccar aile, 16. yüzyıl sonlarında bir sanat girişimine de öncü olmuştur. Aile mensuplarından olan kuzenler Maxim ve Nikita, yaşıt olmalarının yanı sıra sanatla da ilgiliydiler. Bulabildikleri nitelikli ressamları kendi bünyelerine alan kuzenler, ayrıca bizzat ressamlardı. Bu sayede finansal desteğini doğrudan Stroganov Ailesi’nden alan okul, ismen de Stroganov Okulu ya da Stroganov Ekolü olarak tanınmıştır. İtalya’da Floransa, Siena ya da Venedik ekolleri vardı. Bu isimleri de sadece lokasyonlarından değil, teknik ve üslup açısından kendilerine has olan nitelikleri sayesinde de almışlardı. Mesela Giotto, Floransa’nın Vespignano adlı bir kasabasında dünyaya gelmiştir. Ama bu ekolün öncüsü olmasının sebebi sadece orada doğması değildi. Yenilikçi ve ilerici düşünceleriydi. Siena’nın Duccio’su ile Floransa’nın Giotto’sunun yaptığı panel resimleri arasındaki farklar, bu ekollerin çizgileri açısından da oldukça belirleyiciydi. Bu yüzden Stroganov mensubu ressamlar alıştıkları muhit dışında çalıştığı zaman bile, kendine has nitelikleri sayesinde asimile olmadan ya da diğer yerel üsluplara karışmadan varlığını sürdürebilmiştir.

Duccio, Maestà, 1308-1311 (sol)
Giotto, Maestà, 1306 (sağ)

Stroganov Okulu sanatçıları, bizzat Çar ailesine de hizmet ederek ciddi anlamda bir sükse yapmıştır. Ortaya koydukları tarz, 1650’lere dek pek revaçta olsa da 17. yüzyıl sonuna kadar yavaş yavaş ilgi odağı olmaktan uzaklaşmıştır. Okulun en önemli sanatçıları Prokopy Chirin ve Nikifor Savin’dir. Hatta Chirin, tıpkı Caravaggio’da gördüğümüz gibi kendine bir takipçi kitlesi dâhi oluşturmuştur. Bu kitlenin yapmış olduğu resimler de genellikle “Follower of Prokopy Chirin” (Prokopy Chirin’in Takipçisi) yazılı birer imzaya sahiptir.

Prokopy Chirin, Müjdeci Çöl Meleği Yahya, 1620

Stroganov Okulu’nun üslubunu tanımlamaya gelecek olursak özellikle dikkat çeken bazı yanları olduğu ortadadır. Genellikle 1 ya da 1,5 metrelik kenar uzunluklarının altında ölçülere sahiplerdir ve detay konusunda da bir hayli özenli ve ince çalışılmışlardır. Yalnızca tek elde tutulabilecek boyutlarda çok fazla eser yaptıkları da araştırmalarda belirtilmiştir. Renklerin birbirlerine karışmamasına özellikle dikkat eden ressamlar, aynı rengi kat kat kullanmaktan da kaçınmamıştır. Altın sarısı ve gümüşi tonlar hemen hemen tüm resimlerinde karşımıza çıkan tonlardır. Detay konusunda daha çok kıyafetlerin ve yüz ifadesinin üzerinde durmuşlardır. Fonda özellikle fantastik unsurların olabildiği karışık bir manzara da dikkat çeken bir başka noktalarıdır. Hemen üstte gördüğünüz “Müjdeci Çöl Meleği Yahya” isimli eserdeki resmen deniz ortasındaki küçük bir ada gibi görünen toprak parçası ile perspektif açısından bozuk oranlara sahip ağaç, bu gerçek dışı manzara örneklerinden düşünülebilir.

Nikifor Savin, Martir Teodor/Feodor Tiran ve Yılan

Hikâyesine de değinmek üzere hemen yukarıda gördüğünüz Nikifor Savin resmini seçtim. Resim, martir edilmiş bir aziz ile ilgilidir. “Martir Teodor Tiran ve Yılan/Ejder” isimli eser, sinematografik yani öykücü bir şekilde verilmiştir.

Bir gün Teodor’un annesi, atını su içmesi için değirmene götürür. Ancak bahsi geçen değirmen ejder tarafından zapt edilmiştir. Sadece koyun ya da inek gibi bir hayvan karşılığında kullanımına izin verir.

Ejder, Teodor’un annesini değirmende görünce kaçırır. Bu hikâyenin anlatımında bu yaratığın yılan olarak da geçtiğini belirtmem lazım. Çünkü görüntü olarak her ikisine de benzemekte adeta annenin çevresini saran yaratık cinsinin kralı olarak görülmektedir. Dili de aynı bir yılanınki gibi çatallıdır. Yaratığın Teodor’un annesini kaçırmasındaki gaye de onu kendi kraliçesi yapmak istemesidir. Kadına hediyeler sunar ve onu tahtında ağırlar.

Köydeki halk sayesinde annesinin başına gelenleri öğrenen Teodor, yaratığın inine gider ve savaşırlar. Teodor yaratığını kafasını kılıcı ile kesip koparır. Yaratığın kopan kafası yukarıya bakar vaziyette, yaşlı ve sakallı bir erkek yüzüne benzemektedir.

Hikâyenin sonunda ise, gökten gelen bir melek Teodor’u taç ile ödüllendirir. Aziz George’un ejderha ile olan mücadelesi üzerine yapılan resimler de aslında bu konuya benzemektedir. Özellikle Raffaello’nun Aziz George ve şövalyelik ile ilgili yapmış olduğu resimler de tek bir örnekten fazlasını sunmaktadır.

Raffaello, Aziz George, 1504 (sol)
Raffaello, Aziz George ve Ejderha, 1506 (sağ)

 

Raffaello, Bir Şövalyenin Rüyası, 1505

İtalya, Almanya, Fransa ya da İspanya gibi Avrupa ülkelerinin Barok dönemi yaşadığı yıllarda, Rusya da gördüğünüz üzere bu tarz girişimlere ev sahipliği yapmaktaydı. Kiliseler için ya da bireysel özel siparişler üzerine yapılan ikonalar, o zamanların Rus resminde bir hayli revaçtaydı.

Okur, yazar, çizer, gezer, vakit buldukça da fotoğraf çeker. Ege Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi.