15-16. yüzyılların İtalya’sında, tıpkı Floransa ve Siena gibi kendine has bazı niteliklere sahip yerlerden biri de kuşkusuz Venedik’ti. Venedik ekolünün bir güç haline gelmesindeki en önemli faktörlerin başında da Bellini ailesi gelmekteydi. Venedikli ressam Jacopo Bellini‘yi bu ekolün başlamasındaki en önemli isim olarak düşünebiliriz. Çünkü Bellini kardeşler olarak da bilinen ünlü ressamlar Giovanni ve Gentile‘nin de babasıydı bu usta isim. Bir de üstüne Francesco Squarcione gibi antik sanat aşığı bir ismin yetiştirdiği Andrea Mantegna, Bellini ailesine damat olarak gidince, siz düşünün Venedik ekolünün geldiği noktayı.

Jacopo Bellini
Meryem ve İsa
1465

Giovanni Bellini
Leonardo Loredan’ın Portresi
1501

Giovanni ve Gentile gibi Venedikli öncülerin haleflerinden birisi de bizim Giorgione adı ile tanıdığımız Giorgio da Castelfranco‘dur. Giorgione 1477 yılı civarı doğduğunda, Bellini kardeşler 50 yaşına yaklaşmaktaydı. Giorgione’nin 1510 yılında öldüğünü de hesaba katarsak, üretime 20’li yaşlarının hemen başlarında koyulmuş olsa ki ilk eserini de 1500 civarı vermiştir. Yani tahminen 22-23 gibi bir yaşta idi.

Andrea Mantegna
Aziz Sebastian
1480

Giorgione
Uyuyan Venüs
1508-1510

Kısa yaşamı ile ilgili olarak Vasari, Giorgione’nin kibar ve ahlaki değerlerine bağlı bir insan olduğuna değinmiş. Venedik resmi, zaten Floransa’nın çizgisinden ziyade rengi ön planda tutan bir duruşa sahiptir. Giorgione de Belliniler’den sonra bu tutuma aykırı bir çizgiden ilerlemeyip kendine has bazı nitelikler ilave etmiştir. Giovanni’den daha gerçekçi figürler çizmesi ya da tür resmi olarak da bilinen janr resmi adına eşsiz eserlere imza atması Giorgione’nin Venedik resmini taşıdığı kaliteli bir nokta olarak düşünülebilir. “Fırtına” ve “Üç Filozof”, bu türdeki en önemli eserleri arasındadır.

Giorgione
Fırtına
1505

Giorgione
Üç Filozof
1508-1509

Giorgione’nin başlangıç dönemi eserlerine baktığımızda daha çok Meryem resimleri ve portreler dikkat çeker. Vasari Giorgione’nin sanatına değinirken onu, Leonardo da Vinci ile de kıyaslama gereği görmüş. Floransa’nın yıldızının parladığı dönemde Venedik’in de geri kalmadığını belirtmek istediği açık. 1500 civarı Venedik’e bir ziyaret için gelen ressamlar arasında Leonardo’nun da olduğundan bahsedilir. Bu yüzden bazı noktalarda Giorgione’nin Vinci’den etkilendiği düşünülebilir. Zaten her ikisinde de gördüğümüz yumuşak tonlar ve geçişler, konulardaki şiirsellik ve ahenk birbirlerinden çok da farklı olmadıklarına referans olabilir.

Giorgione
Antonio Broccardo’nun Portresi
1500

Giorgione
Genç Kadın Portresi
1506

Leonardo da Vinci
Ginevra Benci’nin Portresi
1474

Gentile Bellini
Sultan II. Mehmed’in Portresi
1480

Giorgione’yi lirik bir karakter olarak da düşünebiliriz aslında. Zaten zarif de bir müzik yaptığına, bunu keyifle çevresinde icra ettiğine de değinilir Giorgione’nin. Sanatları itibari ile Leonardo 20 yılı aşkın süredir zaten bazı katı formları kırmış, apayrı naif bir üsluba girişmişti. Giorgione de 1500 civarı işe koyulmuşken zaten işe en üst basamaklardan başlamıştı. Tabii Vasari gibi Belliniler’i kat be kat sollamış gibi bir ifade kullanmak çekineceğim bir üslup. Ancak bazı noktaları göz ardı etmemek lazım. Bir sonra gelenin bir öncekinden iyi bir ürün ortaya koyması arzulanan şeydir zaten. Vasari de genellike sonrakileri hep üste koymayı sevmiştir metinlerinde. Tabii ununu eleyip eleyini asan Leonardo’yu bu anlamda Giorgione ile rekabet edecek biri olarak göremem şahsen. Ama Venedik adına Giorgione’nin Titian ya da Lorenzo Lotto gibi yine önemli sanatçılar arasında farklı bir yere sahip olduğunu unutmamak şart.

Giorgione
Kutsal Aile
1500

Giorgione
Manzarada Madonna ve Çocuk
1504

Giorgione
Castelfranco Madonnası
1505

Yüksek Rönesans Venedik’inin bu önemli sanatçısı, 1500’lü yılların başında bir kadına gönlünü kaptırmış. Vasari 1511 yılında Giorgione’nin aşkının vebaya yakalandığını belirtmişti. Ne yazık ki çiftin bu durumdan haberi olmaksızın Giorgione de hastalığa yakalanmış. Sanatçının yalnızca 10 sene gibi kısa bir süre sanata katkıda bulunabilmesinin sebebi de ne yazık ki bu illet hastalık olmuştur. Öldüğünde 34 yaşındaydı Giorgione. Ölümü döneminde büyük bir üzüntü ile karşılanmış. Hayatlarına dokunduğu sanatçılar için ise, bu Venedik üslubunu Giorgione’ninkinden de öteye taşıdıklarından bahsedilir.

Giorgione
Pastoral Konser
1508-1509

Leonardo da Vinci
Leda ve Kuğu
1510