Kimisinde şaha kalkarken, kimisinde salınırken…

Tarih boyunca gerek seyahat ederken gerekse savaşırken at, insanların en yakın dostu olmuştur diyebiliriz. İnsanların böylesine dost olduğu bir hayvanı eserlerine de taşımış olması doğal karşılanmalıdır. Özellikle Batı sanatındaki ressamların yapıtlarını incelediğimizde, atlar hemen hemen her dönemde karşımıza çıkmaktadır. Bunların büyük bir bölümünde, kişilerin at üstünde kazandıkları zaferler ve başarılar resmedilmiş; ayrıca ilgi gören bir diğer konu da avlanma sahneleri olmuştur. Burada genellikle at, sahibine avlanırken yardım etmektedir.

Rembrandt, Peygamber Balam ve Melek – Barok Dönem

Rembrandt’a ait bu eser konusunu Eski Ahit’ten almaktadır. Bizi ilgilendiren detay ise attır. Peygamberin melekle mücadelesi sonucunda atıyla birlikte nasıl diz çöktüğü böyle bir durum karşısında at figürünün nasıl bir hal alacağı resimde gözler önüne serilmektedir. Olayın heyecanına bağlı olarak ata da jest ve mimik verilmiştir.

Rubens, Leucippos’un Kızlarının Kaçırılışı – Barok Dönem

Şaha kalkmış bir at, kaçırma, korku ve mücadele hepsi bir arada bu resimde mevcuttur. Havada uçuşan yeleleri, yaşanan olayın paniği sonucu belirginleşmiş kaslı vücutları ile Rubens’in atları konumuz için son derece ilgi çekicidir.

Le Nain Kardeşler, Dinlenen Atlılar – Barok Dönem

Fransa Barok’unun önemli temsilcilerinden Le Nain Kardeşler, bilindiği üzere köylü yaşamını resimlerine konu edinmeyi sevmişlerdir. Burada at figürünün adeta aileden ayrılmayan bir birey olduğunu görüyoruz. Grup halinde poz vermiş aile üyelerinin arasında at figürü de kendine yer bulmayı başarmıştır.

Delacroix, Kaplan Avı- Romantisizm

Delacroix ise yine Barok dönemde at resimleriyle dikkatleri üzerine çekmiş bir ressamdır. Resimlerinde hayvan figürlerine sıkça yer veren sanatçı, at resimleri yapmayıa tutkuyla bağlıdır. Yukarıda söz ettiğimiz gibi atın avlanma sahnelerindeki rolünü görmek açısından bu resim iyi bir örnek oluşturmaktadır.

Gericault, Epsom Derbisi – Romantisizm

Romantik sanatçıların iç dünyasının dışa vurumunun bir sonucu olarak hareketli, kıvrak at figürü vazgeçilmez olmuştur. Fakat sanat tarihçilerini oldukça düşündürmüş olan bu resimde kuşkusuz sanatçı bir yanılgıya düşmüştür. At yarışı tasviri olduğu doğrudur ancak atlar son sürat koşarken dahi ayakları bu denli yerden kesilmez. Yani dört ayağı tamamen havalanmaz.

Gros, Nazareth Savaşı –Romantisizm

Jacques Louis David, Napoleon St.Bernard Geçidinde – Neo Klasisizm

David’in bu eseri atlı porte geleneğinin oluşumuna örnek teşkil etmektedir. Şaha kalkmış at, sahibini de oldukça heybetli göstererek onun yönetici sınıftan biri, bir asker yani kısacası üst zümreden biri olduğunu seyirciye hissettirmiştir.

Degas, Yarış Atları – Empresyonizm

Fransız ressam Edgar Degas, at yarışı sahneleri ile adından söz ettirmektedir. Bu resmindeki koşan at, Degas’nın 1859’da çalışmış olduğu Benozzo Gozzoli’nin Floransa’daki Palazzo Medici-Riccardi’de yer alan “Magi’nin Yolculuğu” resminden esinlenilerek çalışılmıştır (Pioch, 3.8.2002). Batı sanatında at figürü denildiği takdirde Degas’ın resimlerine mutlaka göz gezdirilmesi gerekmektedir.

Picasso, Guernica – Kübizm

“…buradaki boğa bir boğa, at da attır… Resimlerimde bazı şeylere anlam yüklemeye çalışırsanız haklı olabilirsiniz, yalnız benim amacım bu anlamı yakalamak değildir. Ulaştığınız düşünce ve sonuçlara ben de ulaştım, ancak içgüdüsel olarak ulaştım. Resmi resim yapmak için yaparım. Nesneleri, oldukları şeyleri göstermeleri için resmederim” (Bernadac: 2008, s.44).

Batı sanatındaki at figürlerini göstermek konusunda seçmiş olduğum resimlerin sonuna geldik. Resim sanatı ve heykel sanatı içerisindeki yerine daha yakından göz gezdirebilmek adına bkz: http://www.openaccess.hacettepe.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11655/4039/10167052.pdf?sequence=1&isAllowed=y

Esen kalın…