İnananları ya da inanmayanları ile kutsal kitaplar, hayatlarımızdaki yerleri sabitleşmiş değerlerdir. Aynı zamanda günümüzde ulaşılması da oldukça kolay bir haldelerdir. Herhangi bir kiliseden alacağınız ücretsiz bir İncil, neredeyse başından sonuna kadar aynı şekilde devam eden yazılı sayfalardan oluşmaktadır. Biz ise bugün, metinlerin ve içeriğinin ötesinde farklı şeyleri inceleyeceğiz. Ama öncelikle 1. bölümde yarım bıraktığımız kısmı tamamlayalım.

Bilindiği kadarıyla Christophe Plantin, Protestan sempatizanı bir insanmış. Baskı evinde bu amaçla yapılmış çeşitli çalışmaları da varmış. Katolik inanışıyla çelişen eserleri her nasıl olduysa birilerinin kulağına gitmiş ve Plantin’in baskı evine bir baskın yapılmasına sebebiyet vermiş. O dönemlerde -bahsi geçen olayın 1561 yılında gerçekleştiği kayda geçmiştir- Antwerp de dâhil olmak üzere o zamanın Alçak Ülkeler* olarak adlandırılan topraklarının bir kısmı İspanya kontrolündeydi. Sert bir Katolik olan İspanyol kral II. Felipe, bu bölgelerde Protestanlığın yayılmasından rahatsız olunca yasalar da vergiler de halkın tadını tuzunu kaçırır bir hal almış. Plantin’in baskı evi de bu durumdan nasibini bir şekilde almış. Ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum ama başına dert açacak ne kadar eser varsa, hepsini derhal elden çıkararak hapse girmekten yırttığı da yazılmıştır. Sıkı denetim süreci son bulunca da hemen elden çıkardıklarını geri almış.

III. Cildin ilk sayfasında İbranice, Yunanca ve Latince yazan “Kutsal Kitap” başlığı

İşin en ilginç yanlarından biri de, Protestan sempatizanı bir insanın en önemli eserinin bir Katolik İncili olmasıdır. Christophe Plantin’in, sırf Kral II. Felipe’nin güvenini kazanmak adına geliştirdiği planın da ürününün Plantin ya da Antwerp İncili olduğu söylenilebilir. Kitabın düzenlenmesi, kralın Plantin’in yanına yolladığı İspanyol teolog Arias Montanus tarafından yapılmıştır. 8 ciltlik eserden 1000’i aşkın kopya basılmıştır. Kitabın en önemli yanlarından bir tanesi de son 2 cilt içinde, diller arası sözlükler ve dilbilgisi kurallarının yer almasıdır.

Gelelim şimdi İncilin içine…

Plantin Polyglot İncili’nin sekiz cildinin de içinde birçok çizim yer alır. Christophe Plantin, görsel materyallerin hazırlanmasında birçok ressam ve gravürcü ile çalışmıştır. 2012 yılında bu İncil için hazırlanmış bir tez çalışmasında, İncil içindeki illüstrasyonlar ve onları gravüre dönüştüren sanatçılar ayrı ayrı belirtilmiştir. Sonuç olarak, sekiz ciltlik bu koca eserin içerisinde onlarca sanatçının emeğinin olduğu bir gerçektir.

Pietatis Concordiae
(Dindarlığın Uyumu)

Hemen üstte gördüğünüz sayfa, “Kutsal İncil” ana başlığında İbranice, Aramice, Yunanca ve Latince metinler içerdiğini belirtmekte olup ortada “Dindarlığın Uyumu” adlı bir çizime sahiptir. Bu kompozisyonun odaklandığı en önemli nokta barıştır. Plantin de bahsi geçen toplumların barış ve uyum içinde olması ile ilgili bir gönderme yaparak onları birer hayvanla simgeleştirmiştir. İşaya Kitabından alınan bu konu, şu şekilde anlatılmaktadır. “Kurt kuzuyla durur, leopar çocuk ile uzanır, buzağı ve aslan ve koyun hep birlikte, çocuk onlara yol gösterendir.” Göndermenin en güzel noktalarından biri ise, aslanın tıpkı öküz gibi saman yemesidir. Bulundukları nokta kutsal olarak atfedilir ve orada öldürmek yoktur. Orası yalnızca suyla ve bilgelikle sarılmıştır. Ancak bu çizimde kaynağı olan kutsal metindeki tüm figürlere yer verilmemiştir. Çizimin aslen Crispijin van der Broeck’a ait olduğu düşünülür ve Pieter van der Heyden tarafından gravür haline getirilmiştir.

Bir diğer çizim de bu kez aşağıda göreceğiniz “İsa’nın Vaftiz Edilmesi” konulu çizimdir. Yine Crispijin van der Broeck’e ait olduğu düşünülür; ancak gravür haline getiren bu kez Jan Wierix’tir. Plantin İncili ile ilgili yapılan çalışmalarda, normalde “İsa’nın Çarmıha Gerilişi”nin görsel materyal olarak İncillerde tercih edilmesinden ötürü, onun yerine vaftize yer verilmesinin sıra dışı olduğu belirtilir. Ancak Kral II. Felipe’nin özellikle bu konuya olan hassasiyetinin belirleyici olduğu da belirtilmektedir. Çünkü o, çeşitli etnik grupları, Katolik olarak böyle bir mesaj ile tek çatı altına toplayabileceği fikri ile oldukça meşgulmüş. Konum olarak da 5. ciltte yer alan bu görselin bir köprü olduğu da belirtilmiştir. Çünkü ilk 4 cilt Eski Ahit’ten oluşmaktadır. Kral Felipe’ye göre Yahudiler ve Hristiyanlar ile Eski ve Yeni Ahit arasındaki bağ, vaftiz ile kurulacaktır. Sadece bu düşünceden bile İsa’ya olan bağlılığının ne kadar üst bir seviyede olduğu görülebilir. Ancak elbette politik kaygılarının da bir hayli ağır geldiği ortadadır.

İsa’nın Vaftiz Edilmesi

Bunlar gibi İncil içerisinde birçok görsel daha bulunmaktadır. Elbette tek tek hepsine değinmem imkânsız olduğu için bir hayli seçici davrandım. Sayfa aralarındaki süslemelerdeki ya da bölümlere başlayan büyük harflerdeki oldukça ince işlenmiş detaylar da kitabın estetik diğer değerleri arasındadır.

VIII. Cilt, Tabula Orbis

Son olarak eserde emeği olan sanatçılardan bir tanesine daha değinerek yazıyı sonlandıracağım. Bu görsel az evvel bahsettiklerimden farklı olarak bir haritadır. Kral tarafından Christophe Plantin’in yanına gönderilen teolog (Benito) Arias Montanus’un çizimi olan harita, çift-yarımküre şeklinde verilen iki sayfa boyutunda bir haritadır. Tabula Orbis** olarak adının belirtildiği çizim, aslen bir İtalyan yazar ve haritacısı olan Girolamo Ruscelli’nin Ptolemy’s Geography adlı kitabındandır. Daha da kökenine inecek olursak matematik ve coğrafya gibi çeşitli alanlarda çalışmalar yapan Batlamyus’un yaptığı atlasa kadar giden bir serüveni olduğu da belirtilir. Ancak bizim için önemli olan, bu haritanın Antwerp Polyglot İncilinde yer almasıdır. Gravüre dönüştüren kişi Pieter Huys’tur. Hollandalı Hieronymus Bosch’tan ciddi anlamda etkilendiğini resimlerinden de açıkça görebildiğimiz Huys’un, bu eserde emeğinin olmasını da bir hayli etkileyici buluyorum. Ancak bahsettiğim 2012 yılındaki çalışmada, Pieter Huys’tan yüzde yüz emin olarak bahsedilmemiş. Bunu da belirtmek isterim. Deniz sularında belirtilen canlılar ve dört yönde gördüğümüz mitolojik karakter Zephyros’un da varlığı ilginç birer detaydır.

Pieter Huys, Cehennem, 1570

Hieronymus Bosch, Son Yargı, 1482

Bir de elbette tüm bunları derlememiz gerekiyor. Diller ile giriş yaptığımız ilk yazıda, İncillerin nasıl farklı türlerinin olduğuna ve bunların hangi amaçlar doğrultusunda şekillendiğine kısaca değinmiştik. Bu yazıda ise, Christophe ya da Christopher Plantin’in atölyesinden çıkma Antwerp ya da Plantin Polyglot İncilinin görsel materyallerine değindik. Özel sipariş bir İncil dahi olsa ne kadar çok farklı elin bu kutsal kitaba değdiğinin de bir örneğini görmüş olduk. Tabii İspanya’nın ve Alçak Ülkelerin dönemdeki siyasi-politik konumlarına dokunmadan bu konuya değinmek bir hayli güç olacaktı. Hemen aşağıya da, ilk yazıda kısaca değindiğim Brian Walton imzalı Londra Polyglot İncilinin kapak sayfalarından birini bırakıyorum. Polyglot İncillerin görsel zenginliği, kesinlikle göz ardı edilemeyecek bir gerçektir.

Londra Polyglot İncili

*Alçak Ülkeler: Bugünkü adlarıyla, Kuzey Fransa’nın Nord ili, Belçikanın kuzeyi ve bizim bugün Hollanda adını verdiğimiz ülkeyi kapsayan toprakların tarihsel adı Nederlands, Pays Bas veya Netherlands’tır. Buralara bu adın verilmesi, bu toprakların genelde deniz seviyesinde, hatta altında olmasıdır. Öte yandan bu bölge hemen hemen kültürel bir birliktelik de göstermekte ve etnik açıdan da çeşitlilik göstermesine rağmen, Flamanlar öncelikli bir durumda bulunmaktadırlar. Diller arasındaki karmaşıklıklardan ötürü aslında ne Hollanda kelimesi ne de Felemenk kelimesi tam olarak bahsi geçen toprakları karşılamamaktadır. Bu yüzden, aslında yukarıda sınırları bahsedilen toprakların tamamı Alçak Ülkeler olarak bizim dilimizde karşılık bulabilmektedir. Bkz. J. Huizinga, Ortaçağın Günbatımı, (çev. Mehmet Ali Kılıçbay) Ankara 1997, s. 10

**Tabula Orbis: Tabula, Latince levha ya da tablet anlamlarında iken orbis, İngilizce’deki “orbit” yani yörünge kelimesine dayanmaktadır. Bahsi edilen kavram da bir levha üzerine işlenen dünya yüzeyini, yani haritayı ifade etmelidir.

Okur, yazar, çizer, gezer, vakit buldukça da fotoğraf çeker. Ege Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi.