Sözlük okumak benim her zaman hoşuma gitmiştir çünkü bilinmeyeni öğrenmek, keşfedilmeyeni keşfetmek ve arada kalmışları ortaya çıkartmak için bu sözlüklere ihtiyacımız vardır. Sanat, bilim ya da felsefe gibi alanlarda bir şeyleri daha iyi kavramak için bazı terminolojik kavramlara ihtiyaç duyarız. Özellikle sosyal bilimler, kelimeler ile var olurlar bir noktada. Tarif etmek, nitelendirmek ve kategorilendirmek için genellikle bu kelimelere ihtiyaç duyarız. Bugün, burada bir plastik sanatlar sözlüğü oluşturacağız.

A

Ankostik Resim : Özellikle Eski Yunanlılar’da uygulanan renkli resim tekniğidir. Balmumu içinde eritilen boyalar, sıcak bir halde sürülerek bu teknik yapılır. Resim yapılacağında bu boyalar sıcak bir boya paleti üzerinde eritilir ve mumlu boyalar kuruduktan sonra katılaşır, böylece çok belirgin renkler elde edilir. Boyayı yaymak için ise ısıtılmış bir demir kullanılır.

 

B

Bozzetto: Bir heykelin ilk tasarımı, eskizidir.

 

C

Cinquecento: Üç büyük Rönesans sanatçısının yaşadığı Yüksek Rönesans dönemini anlatmak için kullanılan terimdir.

D

Diadem: Baş çevresine yerleştirilen şerit biçimindeki ince taçtır.

E

Ekorşe Figür: İnsan veya hayvan figürünün kas özelliklerini ortaya çıkartmak için derisi yüzülmüş gibi betimleyen anatomik çizimdir.

F

Faksimile: Özgün bir sanat eserinin üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan kopyasının alınarak çoğaltılmasıdır.

 

G

Gesamtkunstwerk: “Bütünlüklü sanat eseri” anlamına gelmektedir. Mimarların, ressamların, heykeltraşların, yazarların ve diğer birçok sanatçının bir araya gelerek eşit katkı sağladığı ve böylece tamamının parçalarının toplamından fazlasını oluşturacağı bir bütünlük yaratma düşüncesidir.

 

H

Heroon: Antik Mimarlıkta tanrısallaştırılmış veya yarı-tanrısallaştırılmış kahramanlara adanan kutsal mekandır.

 

I

In-situ : Özgün yerinde anlamına gelir. Genellikle kazılarda elde edilen ve kullanım yerinde keşfedilen eserler için kullanılır.

 

İ

İglo / İglu: Eskimo evlerine denir. Arte Povera akımının önde gelen sanatçılarından Mario Merz’in temel formlarından biridir.

 

J

Janr: Günlük yaşamı temsil eden resim türüdür.

1753, Uffizi Sanat Galerisi, Floransa

K

Kitsch / Kiç : 20. Yüzyılın son çeyreği ve günümüz için geçerli olan sanat kavramıdır. Hiçbir estetik değer taşımadığı düşünülen, belli bir zevki yansıtmayan sanatsal üretimler için kullanılır.

 

L

Lotus: Çeşitli uygarlıklarda simgesel anlamlar kazanmış, nilüferi andıran su bitkilerine denir. El sanatlarında bu forma çokça rastlıyoruz.

 

M

Maesta: Meryem ve Çocuk İsa’nın tahtta oturmuş ve melekler ile azizlerle çevrelenmiş olduğu kompozisyonlara verilen addır.

N

Navicella: İsa’nın su üzerinde yürüme öyküsünü temsil eden eserlerdir.

 

O

Orans: Hıristiyan ikonografisinde boydan ve tam cepheden verilen takdis edercesine, sağ eli havada gösterilmiş figürlü duruş.

 

P

Poliptik: Diptik adı verilen iki, triptik adı verilen üç kanatlı ahşap resimlerden daha fazla kanadı bulunan eserlerdir.

R

Rakursi: Canlıların ve eşyaların yan, üst ve alt tarafından bakıldığında asıl ölçülerinden farklı görünmesi.

S

Sinopya: Bir fresk için yapılan ön çizim, eskiz.

 

Ş

Şinuazri: Çin ile ilgili düşsel fikirleri yansıtan sanat eserleri. Özellikle geç 17. Yüzyıl ile 18. Yüzyılın ortalarına dek Avrupa’da yaygınlaşmıştır.

 

T

Tors: Uzuvları koparılmış ya da yapılmamış, yalnızca gövde halindeki heykellere denir.

 

U

Ut Picture Poesis: Resimlerin, şiirsel ve lirik yazılı metinlerin yerini tutabileceği düşüncesini ifade eden söz.

 

V

Vernisaj: Sergilerin kokteylli açılış günlerine verilen addır.

 

Y

Yoko-Ye: Japon Baskı Resmidir.

 

Z

Zerendüst: Minyatür resmin yapılacağı yüzeyin üzerine ince bir altın katmanın oluşturulması sürecine denir.