Arsız Seçimler

Kültür

Erotik, Saldırgan ve Tehditkâr: Carmen

Her gerçek felsefenin bir müziği olduğu gibi, her gerçek müziğin de bir felsefesi vardır. Sözgelimi, en iyi felsefî kulakların, Søren Kierkegaard felsefesine hâkim olan o “melânkolik” ezgiyi, Arthur Schopenhauer felsefesinden yükselen ve alçalan o “dürüst” tınıyı ya da Fridrich Nietzsche…

Devamını Oku
Portreler

Ben Açıklarımı Saklamam Senden

“Sıradanmış gibi gözüken ama hayatın içinde yaşanan öyküleri çığlığa çevirmeyi seviyorum.” Hep kalsın istedim. Orada öylece. Benimle. Şimdi düşünüyorum da: Kimlerine göre, aslında en baştan sakıncalıydık, yasaktık yek diğerimize. İlkyaz… Otuz dört sene öncesi. Venedik’te Ölümü yaşamıştım. Hangimiz Gustav Von…

Devamını Oku
Kültür

Aşk, Ölüm ve Kulaklık: Modern İnsanın Hayatta Kalma Çabası Üzerine

Gel ve git, zamanın deviniminde üzerimize yüklenen veya üzerimize yüklediğimiz en önemli iki eylemdir herhalde. Rutin olanın akışkanlığına kendimizi teslim ettiğimiz iki önemli olay. Ancak bazen bu döngüden sıyrıldığımızı hissederiz. Göreceli yıldızların altında oturup mutlakiyetten uzak zamanın bükümlerine kendimizi kaptırırız….

Devamını Oku
Fotoğraf

Kış Yolculuğu

 “Aşk eyleminde de fotoğrafta olduğu gibi bir yaşam tarzı ve bir tür yavaş ölüm vardır.”  Nobuyoshi Araki   Mevsimin kışa dönmeye başladığı o akşam en son ikimiz kalmıştık masada, tam kalkmak üzereydim ki içime dert oldu. Çekeceğim fotoğrafın net olmayacağından…

Devamını Oku
Sinema

Sam Esmail’in Manifestosu : Homecoming

Sinema bir dil gibi, her gün yaşıyor, gelişiyor, değişiyor. Aslında kurallarla bezeli ve matematiğe benzer yapısıyla çok da kuralsızlığı kabul edecekmiş gibi durmayan ve özen isteyen bir sanat. Sinemada birçok çekim, birçok açı, ışık, ışık açısı, kurgudaki kurallar derken yazılsa…

Devamını Oku

Editörün Seçtikleri

Duygu Asena, Ali Kemal Güven ve “ASLINDA ÖZGÜRSÜN”

Sahi, Kemal Güven ile ilk tanışmam, yıllar önce “Hep Böyle Kal” kitabıyla olmuştu. Hatırlıyorum, okurken kimi satırların altlarını çizmiş, sayfa kenarlarına ufak notlar almıştım. Kendisiyle ikinci karşılaşmam ise “Fatima’nın Erkekleri” ile oldu. Oyunu izlerken ve hemen sonrasında teksti okuduğumda Ateş’i...

İnsanın Kendini Yok Edişi ve Kabullenişin Trajedisi

İnsanın kendi kendini yok edişi olayı şüphesiz ki yirminci yüzyılın en çarpıcı mefhumu olarak zirve noktasına ulaşmıştır. Nasyonal sosyalist partinin üyeleri bu konunun en çarpıcı örnekleridir. Kendilerini ve yaptıkları eylemleri yalnızca birey olarak kendi düşünce sistemleri ve yöntemleri var etmemiştir,...
Kapat