Yaşamına genç yaşta veda eden Jeff Buckley, Nick Drake ve Kurt Cobain gibi müzik efsanelerinden, şarkılarıyla yüreğimizi sızlatan Elliott Smith gerçek ismiyle Steven Paul Smith 1969 yılında Nebreska’da dünyaya geldi. Ailesi o altı aylıkken boşandı ve annesiyle birlikte Teksas’a taşındı. Zor bir çocukluk geçiren Smith, üvey babası Charlie Welch ile sorunlu bir ilişki yaşadı. “Flowers for Charlie” ve “No Confidence Man” isimli şarkılarını incelediğimizde hayatının bu döneminden, üvey babası ile olan ilişkisinden bahsettiğini görebiliriz. Oldukça yetenekli olan Elliott çocukken gitar çalmayı öğrendi, hatta ilk şarkısını besteledi.

“Mutsuz değilim,yalnızca bunun nasıl bir şey olduğunu biliyorum.”

Elliott Smith ‘fısıltıya benzer, örümcek ağı inceliğinde konuşur gibi’ kendisine özgü sesiyle ve yazdığı ruhunun her parçasına sahip hüzünlü şarkı sözleriyle kariyerine sağlam adımlar attı. Şarkıları birçok filmin müzik listelerinde yer aldı. 1997’de, Ben Affleck ve Matt Damon’ın oynadığı belki de hepimizin hayatında izlediği en vurucu filmlerden olan “Can Dostum” filmine yazdığı “Miss Misery” şarkısıyla “En İyi Film Şarkısı” dalında Oscar’a aday oldu. Smith ödül gecesinde sahneye çıktı. Giydiği beyaz takım elbisesi, dağınık saçları, utangaçlığı ve bütün sevimliliğiyle Oscar gecesinin görebileceği en naif sahne performanslardan birini gösterdi. Birçok kişi Miss Misery şarkısının ödülü alması gerektiğini düşündü fakat ödül o senenin bütün ödülleri toplayan Titanik filminin “My Heart Will Go On” şarkısına gitti.

“Bağımlılığın birçok türü vardır. Bir insana bağımlılık veya uyuşturucuya veya… İnsanlar çok, içlerine bakınca çok Kaotiktirler. Ama bu kaos bazı filtrelerden geçtiğinde, bir şarkı yaparken olduğu gibi, anlaşılabilir hale gelir. Kaosu tasvir etmek zordur veya bir şeyin yokluğunu. Var olan bir şeyi veya durumu tasvir etmek çok daha kolaydır. İnsan kaos olabilir ama bunu kendi yaptığı yaratıcı bir eserin içine sığdırması zordur. Gerçekten zor.”

Yaşadığı kötü çocukluğunun üzerine sahip olmak istemediği ün ve kötü düşüncelerinin peşini bırakmamasıyla içki ve uyuşturucu bağımlısı oldu. 2001 ve 2002 yılında albüm kayıtlarında yaşadığı problemler ile Elliott daha çok içine kapandı, daha çok uyuşturucu ve alkol bağımlısı oldu. O sadece alkolle, uyuşturucu ile savaşmıyordu aynı zamanda depresyon ile savaşıyordu. Elliott uyuşturucu etkisindeyken şarkılarını yazıyordu. Müziğini yaparken yaşadığı huzursuzluğu, depresif ruh halini aynı zamanda kızgınlığını katıyordu. İlginç bir şekilde bu karışımdan dinleyen kişiye inanılmaz bir huzur veren şarkılar ortaya çıktı. Ne yazık ki Elliott bu savaşında başarılı olamadı. 34 yaşında, evinde, sevgilisi onu kalbinden iki kere bıçaklanmış olarak cesedini buldu. Birçok hayranı bu olayın intihar olmadığını düşünmek istese de kayıtlara intihar şeklinde geçti.

Elliott Smith’in acılarını, hüzünlerini şarkılarını dinlemeye devam ederek paylaşacağız. O da kendimizi yalnız hissettiğimiz zaman şarkılarıyla yanımızda olacak. Kalbine sapladığı bıçak ile yaşamaya devam edeceğiz. Waltz#2 şarkında dediğin gibiI’m never gonna know you now but I’m gonna love you anyhow’ nasıl olsa seni seveceğiz Elliott…

Ek olarak Elliott Smith ismini duyduğumuzda aklımıza ilk gelen belki de en özel şarkısı olan ‘Between the Bars’ ın çaldığı Rick and Morty dizisinde mutsuzluğu betimlerken kullanıllan sahne ve Stuck in Love filminin o romantik sahnesi:

 

Ayrıca “Needle in the Hay” adlı şarkısının çaldığı  Wes Anderson’ın  The Royal Tenenbaums filminin intihar girşimi sahnesi: