“Çizmek benim için bir öncelik. Kendimi, duygularımı, sezgilerimi ifade etmekte iyi bir yöntem benim için.”

-Léna Fradier (Mačka)

Günümüz sosyal medya uygulamaları, bilinçli bir şekilde kullanıldığında gerçekten akıl almaz bir bilgi selini beraberinde getiriyor. Aklınızın dahi alamayacağı şeyleri keşfederken bir yandan da, ufkunuzu daha yükseklere ulaşma konusunda genişletiyor. Yalnızca en kıymetli olan şeyi, yani zamanı, kıymetini bilerek kullanmak gerekli. Tabii bu bahsettiklerim sadece bir sanatçıya dikkat çekmek için değil. Cam silerken bile aklımızın bir köşesinde bulunması gereken bir gerçek.

Mačka, bir sosyal medya uygulamasında karşıma çıkan çıkan ve takip etmeye başladığım sanatçılardan yalnızca bir tanesi. Geçtiğimiz günlerde veri transferi için wetransfer’a dosyalarımı yüklemiş bekliyordum. Bu yazıya girişmemi sağlayacak görseli de tam o sırada gördüm.

Mačka çizimlerinden bir tanesi karşıma çıktı tabii. Bu güzel tesadüfün üzerine hemen wetransfer’ın sitesini, sanatçı ile ilgili değindikleri bir şey olup olmadığını bulmak için kurcalamaya başladım. Ve buldum da. Eserlerine ve kısaca hikayesine değindikleri bir sayfa hazırlamışlar onun için. Yazdıkları ilk paragrafta şöyle bir satır geçiyor: “Fransız sanatçı, kelimelerin başarısız olduğu zamanlarda çizgileri ve renkleri kullanarak duygularını ifade ediyor.”

1994 doğumlu sanatçı Valencia’da doğmuş. Kendi sitesi Fransızca ve İngilizce metinlerden oluşuyor. Aslen Fransız olduğunu muhtemel. 2014 yılında da Lyon’a taşınmış. Burada eğitim görmesinin yanı sıra kendi dünyasını inşa ettiği yerin de Lyon olduğundan bahsetmiş. Karakterlerini herkesin kendinden bir parça yakalayabileceği şekilde çizmeye başlamış. Sadeliği ve duyarlılığı ifade eden bu figürler, kapalı gözleri ile izleyicinin kendi yorumunu yapmasına olanak tanıyormuş. En azından Mačka böyle olmasını diliyor. Bir yandan da eserlerinin sosyal terapi işlevi gördüğüne de inanıyor.

Mačka, Fransız sanatçı Henri Matisse‘ten etkilendiğini belirtmiş. Genellikle oldukça esnek ve gergin figürleri 3 boyutlu mekanlar içerisinde verdiği eserleri, Matisse’in bazı eserlerini hatırlatıyor. Biyografi örneğinde Matisse’in 1952 yılında yaptığı “Mavi Çıplak II” eseri örnek verilmiş. 1944 yılında yaptığı “Ikarus” eseri de çok benzer formatta yaptığı bir başka eseridir. Bu eserlerde düz renk bir fon üzerinde başka bir renkte, tamamen boyutsuz dümdüz bir figür görüyoruz. Ne bir derinlik söz konusu, ne de bir detay. Yalnızca içi renklendirilmiş bir çizim söz konusudur.

Henri Matisse, Mavi Çıplak II
1952

Henri Matisse, İkarus
1944

Mačka’nın figürleri de aşağı yukarı birbirinin aynısı olarak karşımıza çıkıyor. Birbirlerine sarılıyorlar, yalnız kalıyorlar, öpüşüyorlar ya da düşünüyorlar. Şuan Mačka’nın çalışmaları t-shirt baskılarından da ileriye gidip dövme olarak insanların vücutlarında yer edinmiş halde. Anlayacağınız pek popüler olduğunu söyleyebilirim. Léna Fradier gibi dünyada birçok genç sanatçı var. Bir şekilde kendilerine has sanatlarını yapıyorlar ve dünya ile paylaşıyorlar. Tıpkı Murat Palta gibi…

Murat Palta, Kara Şövalye

Okur, yazar, çizer, gezer, vakit buldukça da fotoğraf çeker. Ege Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi.