Fred Çakmaktaş izleyerek mi büyüdünüz?

Çocukluğunuzda onun gibi artistlik atışlar yapmak en büyük hayaliniz miydi?

Ya da büyüyünce iş çıkışında Fred gibi, bowling oynamaya gideceğiniz günleri hayal ederek mi büyüdünüz?

‘Bowling’in ortaya çıkış hikayesi sizi çok şaşırtacak.

‘Bowling’e dair ilk arkeolojik bulgulara Mısır’da yapılan kazılarda rastlandı. Araştırmacılar, bir çocuğa ait olduğunu tespit ettikleri mezardan 9 adet kuka ve 1 tane taş top çıkardılar. Bu önemli bulgulardan sonra arkeologlar bir kez daha bowling ile M.S. 3. yüzyılda Almanya’da yapılan bir kazıda karşılaştı. Günümüzde oldukça ilgi çeken bu oyun aslında eski dönemlerde bir dinsel törendi. Almanlar, günahlarından sıyrılmak istediği an ‘dinsiz öldürme töreni’ olarak niteledikleri töreni yerine getiriyordu. Dinsizleri temsil eden tahta sopalara taş sopalarla atış yapıyorlardı. Bu törende kullandıkları ince uzun tahta sopalara ‘kegel’, atış yapanlara ise ‘kegler’ adını veriyorlardı. Kegler, kegelleri devirdikçe ödüllendiriliyordu. Kegelleri deviremeyenler ise kural gereği günahlarından arınmak ve ruhlarını temizlemek amacıyla birkaç ay kilisede kalmak zorundaydılar. Bu dini tören, kuşaktan kuşağa aktarılırken birtakım değişmelere uğradı. Öyle ki temel amacı olan dinden uzaklaşmaya başladı. Günümüzde ise dini özelliğini tamamen yitirerek bir salon sporu haline geldi.

Almanya’da başlayan bowlingin hikayesi İsviçre’de şekil değiştirerek varlığını devam ettirdi. Çünkü başlangıçta toprak ve kaloriferden çıkan yanmış kömür artığının üzerinde oynanan bowling, İsviçre tarafından ahşap yüzeyde çok daha rahat oynandığının fark edilmesiyle bir anlamda sınıf atladı. Kuka sayısı değişkenken 9 kuka ile sabitlendi.

Avrupa’da bowling rüzgarı nasıl esmeye başladı tam olarak bilinmese de her ülkede farklı tabakalardan insanların farklı adlandırmalarla oynadığı popüler bir oyun olmayı başardı. Bowling’i Fransızlar ‘fuilles’, İngilizler ‘skittles’ ya da ‘long bowling’ olarak adlandırdı. İngiltere’de bu oyuna en büyük ilgi avam tabakası tarafından gösterildi.

İlk ticari bowling salonu Britanya’da 15’inci yüzyılda açıldı. Bu oyun tüm dünyayı etkisine almayı başardı. Oyunun büyüsü 1800’lü yıllarda Amerika’ya sıçradı. Ancak Amerikalılar 9 kuka yerine 10 kuka ile oynamaya başladı. Bowling salonlarına her gün bir yenisi ekleniyordu.

Özellikle erkekler iş çıkışı bowling salonlarında vakit geçiriyorlardı. Tıpkı Taş Devri çizgi filmindeki Fred ve Barny gibi.

Ancak nasıl ki zamanında doğuş amacı olan dini törenlerden uzaklaşıldıysa zamanla eğlence olma amacından da uzaklaştı. Tamamen kumar amaçlı oynanmaya başlandı. Bunun üzerine Amerikan hükümeti, bowling salonlarının kapatılmasına karar verdi. Ancak bowling bir hastalık gibi insanların ruhunu çoktan sarmıştı. Hükümetin kapatma kararına karşı bowling kulüpleri kuruldu. Turnuvalar düzenleyen kulüpler sayesinde bowlinge ilgi daha da arttı. Böylece bowling eski saygınlığına kavuşmuş oldu.

1890 yılında ‘Amerikan Bowling Ligi’ kuruldu ve artık kurallar standart bir duruma getirildi.

Her yaştan insanın ilgisini çeken bu oyun, büyülü hikayesi ile çoktan sizlere kapısını açtı. Şimdi kukaları devirme zamanı…