Merhaba sinemasever dostlar,

Geçen yazımda sizlerle paylaştığım “John Wick’i Beklerken” yazısının ardından birçok mail aldım. İlginiz için çok teşekkür ederim. Genel anlamda filmin beklentileri karşıladığı yönünde olan bu maillerde özellikle 52 yaşındaki Keanu Reeves’ın yaşına göre sergilediği üstün performansa dair övgüler yer alıyor. Her şey aslında kendine bakmak, düzenli spor ve dengeli beslenme ile ilgili… Keanu Reeves ve Tom Cruise’un kendilerine bu konuda özen gösteren oyunculardan olduklarını düşünüyorum. Bu hafta sizlerle paylaşacağım film sinema tarihinde uzun yıllar ilgi çeken KING KONG‘un son dönemde beyaz perdeye ziyaretiyle çekilen “Kong: Kafatası Adası” filmi. Yönetmenliğini Jordan Vogt–Roberts’ın yaptığı filmin başrollerinde Tom Hiddleston, Samuel L. Jackson ve Brie Larson var. Filmin uzunluğu 1 saat 59 dakika.

Öncelikle filmin fragmanı son derece başarılı. Senelerdir King Kong’a karşı sempatisi bulunan seyirci bu fragmanla beraber salonları doldurmaktan çekinmiyor. Filmin konusuna gelecek olursak sinopsiste “keşifçi ve askerlerden oluşan bir ekip, Pasifik’te keşfedilmemiş bir adaya gider fakat efsanevi Kong da dahil olmak üzere canavarların alanına girdiklerinden haberleri yoktur” yazsa da başlangıç olarak güzel bir senaryo ile başlayan film askerlerin bahsi geçen adaya varmalarıyla sıradanlaşıyor. Gerilim dolu bir film beklerken komedi tadında ciddiyetini kaybediyor. Özellikle canavar diye ortaya çıkan yaratıkların özensiz bir şekilde tasarlanmış olmaları filmin kalitesini iyice düşürürken Kong’un eski filmlerinde olan kadınlara olan ilgisi derinliği olmadan çok basitçe araya sıkıştırılmış. Ayrıca Samuel L. Jackson’ın oynadığı komutan karakteri çok zayıf ve başarısız. Neredeyse hiçbir karakterin derinliği yok. Sanki bu film sezonu kaçırmak istemeyen yapımcıların alelacele “Kong” ismini franchise alarak, bu yazı geçirecek kadar para kazanmayı amaçladıkları bir film olmuş. Filmde izleyiciyi mutlu eden yerler sadece Kong’un ortaya çıktığı sahneler.

Fragmanda kullanılan ateş içinden bakan gözler gibi çarpıcı sahneleriyle açılış haftalarında film, Kong hayranlarını salonlara çekse de seyircilerin hayal kırıklığı ile salonları terk edecekleri bir film. Kong ismi her zaman satar düşüncesiyle hareket eden yapımcılar ne yazık ki hayranları üzmekten çekinmiyorlar. Daha ciddi, gerilim dozu yüksek, daha gerçekçi karakterlere ve derinliğe sahip olan film beklentim King Kong adıyla çekilecek bir sonraki yapım için hala var.

Seni Seviyoruz King Kong lütfen bu tarz senaryoları okuduğunda kabul etme.

Sevgiler…