Geçtiğimiz akşam Yavuz ile Epizot & Tiyatro Sevi’nin ortak yapımı “Kaç Baba Kaç”ı izledik.
Haldun Dormen’in, Ray Cooney’den dilimize çevirdiği piyes, “Yeniden seyredeyim,” dedirten harikulade bir fars..

Hatırlıyorum, 1988-1989 tiyatro sezonu olmalıydı “Kaç Baba Kaç”ı, Dormen Tiyatrosu’nda; Haldun Dormen, Metin Serezli, Suat Sungur, Ali Yalaz, Alpay İzer, Gülen Karaman, Nilgün Belgün, Ayşen Gruda, Erhan Abir, Ayşe Çakar, Petek Şarmanlı kadrodan izlemiş ve salondan çıkar çıkmaz gişeye koşup tekrar bilet almıştım.

Doğrusu ya, oyun röprizlerini genelde ilk izlediğim kadro, reji, dekor, yorum, kostüm, oyunculuklarla kıyaslamaktan kendimi alamam.Ve itiraf edeyim ki, her defasında da “O bir başkaydı, çok daha iyiydi” derim.

“Kaç Baba Kaç”a neredeyse otuz sene sonra benzer duygularla gittiğimi yadsıyamam. Ama daha ilk dakikalardan itibaren yorumu,oyunculukları,dinamik rejisi, dekoru, kostümü, sahne trafiğiyle kusursuz bir fars izlemenin tadına vardım. Ne yalan söyleyeyim oyun boyunca gülmekten kaburga kemiklerim sızladı.

İrfan Kangı (Dr.Davit Morgan), Ceyhun Fersoy (Dr.Ted Booney), Özgür Şenyer (Dr.Mike Williams), Dost Elver (Rekör), Hakan Bulut (Leslie), Sibel Tomaç (Anne), Merve Sevi (Jane Tate), Ebru Karanfilci (Başhemşire), Orçun Kaptan (Polis memuru), Meltem Parlak (Rosemary), Ferdi Akarnur (Bill Leslie), Nihan Tarhan (Hemşire) son derece başarılı bir oyunculuk sergiliyorlar. Özellikle İrfan Kangı, Ceyhun Fersoy, Ferdi Akarnur ve ‘Başhemşire’ Ebru Karanfilci’yi izlemeye doyamadım.

Dr. David Morgan’ın hedefi görev yaptığı hastahaneye bağlı üniversitenin rektörü olmaktır. İki yüz kişilik bir topluluğa yapacağı konuşmaya sayılı dakikalar kala, on sekiz sene önce, geçici bir beraberlik yaşadığı hemşire Jane Tade odaya giriverir. Dr. Morgan şaşkınlık ve panik içindedir. Eşi Rosemary hastanededir ve durumu kesinlikle fark etmemesi gerekmektedir. Üstelik, on sekiz yaşında bir oğlu olduğunu ve oğlu Leslie’nin de bir an önce kendisiyle tanışmak için danışmada beklediğini öğrenir. Dr. Morgan için yapacak tek şey, organize edemeyeceği yalanlara sığınmaktır artık.

En yakın arkadaşı Dr. Mike Willams, Dr. Ted Booney, başhemşire, polis memuru ve Bill Leslie’nin devreye girmesiyle olaylar birbirini izler ve içinden çıkılmaz bir hale dönüşür.

İrfan Kargı’nın,  Ray Cooney ‘in orjinal adı “Run In The Family” olan eserinin tüm detaylarını,oyunun mantığını doğru çözümleyen rejisi, sahne üzerindeki samimi, sıcak, esprili hava, başta Ceyhun Fersoy olmak üzere jest ve yüz ifade kullanımındaki başarılı oyunculuklar, zamanlama ve dinamizm açısından yakalanan kusursuzluk… Bütün bunlar “Kaç Baba Kaç”ı sezonun mutlaka izlenmesi gereken oyunlarından biri yapıyor.

Hele benim gibi Dormen Tiyatrosu, Gönül Ülkü Gazanfer Özcan Tiyatrosu,Tevfik Gelenbe Tiyatrosu farslarını özlemiş olanlar için “Kaç Baba Kaç” gerçek bir vaha…