İtalya maceramız Venedik ve Pisa Kulesi ile devam ediyor.

Pisa & Venedik

Sabah uykusunun bu kadar tatlı gelmesinin sebebi birikmiş yorgunluk mu yoksa Roma’dan ayrılmak istemeyişimin dışa vurumu mu bilmiyorum ama bildiğim bir şey var o da bu asil şehri özleyecek olmam.

Roma Termini’den yaklaşık 3 saat süren yolculuğun ardından Toscana bölgesinde yer alan Pisa’ya buradan da Venedik’e devam edeceğim. Pisa’da kalacağım süre 4 saat. Çok kısa bir zaman dilimi olarak gelmesin size çünkü bu küçük ve şirin şehirde İtalya’nın simgesi haline gelmiş Pisa Kulesi ve  Pisa Vaftizhanesini  görmek için bu süre yeter de artar bile. Nitekim kalan zamanımızda yemek yiyip kahve içme imkanımız bile oldu. Neticede Çorum kadar bir şehirden bahsediyoruz 🙂 Tren garına indikten  sonra 20 dakikalık yürüme mesafesinden sonra  (Mucizeler Meydanı ) Campo dei Miracoli’ye ulaştım.

İtalya-Defteri-Venedik-ve-Pisa-Kulesi-1

Pisa Kulesi

1173-1372 yılları arasında aşamalı olarak inşa edilen 8 katlı, 55 metre uzunluğundaki bu mermer yapı yapılışından itibaren her yıl milimetrenin onda bir kadar eğilmeye devam ediyor. Ancak ağırlık merkezi yapının izdüşümü içinde kaldığı için hala ayakta kalmayı başarıyor. 1987 yılında Mucizeler Meydanı ile birlikte Unesco tarafından Dünya Mirası ilan edilen Pisa Kulesi 1990 yılında yıkılmasından endişe edildiği için yapılan tadilat kapsamında 10 yıl boyunca ziyaretçi girişine kapatıldı. Kapılarını ise 2001 yılında tekrar ziyaretçilerine açtı. Kulenin tepesine 30 kişi ile sınırlandırılmış gruplarla çıkabilirsiniz. Kulenin etrafında yüzlerce insan hepimizin bildiği o klişe pozu verebilmek için şekilden şekile giriyor. Eğer vaktiniz varsa oturun izleyin koca koca amcaların türlü türlü şebeklikler yaptığını. 🙂 Biz de kuleyi yıkılmaktan kurtaran fotoğrafımızı çektirdikten sonra kulenin hemen yanında bulunan katedrali(Duomo di Pisa) ve vaftizhaneyi (Battisero Pisa) inceleyip meydandan ayrıldık.

İtalya-Defteri-Venedik-ve-Pisa-Kulesi-2

Pisa’da küçük bir gezinti yaptıktan sonra tabii ki pizza ve makarna yemeden trene binmek olmazdı.Neticede 4 saat daha tren yolculuğu beni bekliyordu. Pisa’dan Venedik’e direkt giden tren olmadığı için Frenze Rifredi’de aktarma yaptıktan sonra akşam üzeri aşıklar şehrine ulaştım.

Venedik

Şehre ayak bastığım ilk andan ayrıldığım zamana kadar fotoğrafını çekmeye değer gördüğüm o kadar çok an oldu ki. Şehir  bu yönüyle alttan alta afrodizyak etkisi yaratıyor yok yere 🙂 Dar sokaklar, yüzlerce köprü, renkli murano camlarla bezenmiş mimari yapılar, balkonlardan kanala sarkan çiçekler, gondollar, sokakta çello çalan müzisyenler…Bunlardan sadece birkaçıydı.

İtalya-Defteri-Venedik-ve-Pisa-Kulesi-3

İtalya-Defteri-Venedik-ve-Pisa-Kulesi-4

Büyük kanal üzerinde bulunan 4 köprünün en eskisi ve Venedik’in sembolleşmiş yapılarından biri olan Rialto Köprüsü’nün açılış tarihi 1591. San Polo ve San Marco’yu birbirine bağlayan köprü, aynı zamanda  alışverişin de merkezi haline gelmiş. Köprünün üzerinde ipekten kıyafetler, maskeler, cam ürünleri ve takı satan birçok mağaza bulunmakta.

İtalya-Defteri-Venedik-ve-Pisa-Kulesi-5

Venedik’i eşsiz kılan bir diğer özelliği ise sularla çevrili bu şehrin ahşap kazıklar üzerine kurulmuş olmasıdır. Çürümemesi için çamurun içine hava almayacak şekilde sıkıştırılan binlerce lagün kazığının üzerinde yükselmiş onca tarihi bina bana kalırsa ölmeden olmasa da batmadan görmeli bu şehri.

İtalya-Defteri-Venedik-ve-Pisa-Kulesi-6

Venedik’e gelip büyük kanal turuna katılabilir ya da gondol kiralayabilirsiniz. Gondollar 6 kişilik fiyatı ise 80 Euro 1 kişi için de kiralasa 6 kişide kiralasa fiyatı değişmiyor. Ee malum Euro çok değerli bende etrafta gondol sırası bekleyen turistlere beraber kiralama önerisinde bulundum. Hem birlikte gondola bindiğiniz insanlarla sohbet etmiş olur hem de hatırı sayılır bir ekonomi yapmış olursunuz. 🙂 Elinizi uzatsanız binalara değecek kadar dar sokaklardan geçerken kulağımıza uzaklardan İtalyan sanatçı Pavarotti’den hatırladığımız “o sole mio’yu okuyan tenor sesleri gelmeye başladı. Şarkı radyodan geliyordur diye düşündüğümüz anda başka bir gondolda bizzat seslendiren sanatçıyla karşılaştık. Kadıköy-Eminönü vapurlarında limon sıkacağı pazarlayan adamlara aşina olmuş bizlere bu kadar romantizm fazla. 🙂 Gondol gezintisinin ardından otele dönüş vakti geldi.

İtalya-Defteri-Venedik-ve-Pisa-Kulesi-7

2. Gün San Marco Meydanı

San Marco Bazilikası, Aziz Mark’ın Çan Kulesi, Sansoviniana Kütüphanesi ve Dükler Sarayı gibi birçok önemli eserin bulunduğu meydan turistlerin ve meydandan hiç terk etmeyen güvercinlerin uğrak noktası haline gelmiş.

Meydanda en çok dikkatimi çeken altın süslemeleri ve kabartmalarıyla ihtişamlı yapısından gözümü alamadığım San Marko Bazilikası oldu. Ünlü eser Ayasofya Müzesinden esinlenerek yapılmış olup 4. Haçlı Seferleri sırasında Venedikliler Bizans İmparatorluğunun birçok sanat eserini buraya getirmiştir. Bazilika’da Aziz Marco’nun naaşının Mısır’dan nasıl kaçırılıp getirildiğini anlatan eserler de bulunmakta. Hikayeye göre; Mısırlılar naaşı almak isteyen İtalyanlara izin vermez, bunun üzerine Müslümanların domuz etine dokunmayacaklarını bilen İtalyanlar ise cesedi domuz etlerinin arasında gizleyerek ülkeden çıkarıp Venedik’e getirirler.

İtalya-Defteri-Venedik-ve-Pisa-Kulesi-8

İtalya-Defteri-Venedik-ve-Pisa-Kulesi-9

Biraz soluklanıp bir şeyler yemek istediğinizde ise meydanda birçok şairin ve yazarın buluşma noktası olmuş yüzlerce yıllık tarihi kafeler sizleri karşılamakta ama benim önerim büyük kanalın etrafında bulunan restoranlar olacak. Eğer şarap gurmesi değilseniz Toscana üzümlerinden yapılan ev şarapları sizi asla hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Tabii yanında İtalyanların ünlü scamorza ve parmigiano peynirlerini unutmamak gerek.

İtalya-Defteri-Venedik-ve-Pisa-Kulesi-10

Fondamente Nove’den ortalama 1 saat süren vapur yolculuğunun ardından evleri ve dantel işçiliğiyle anılan Venedik’in şirin mi şirin adasındayım. İlkokulda resim derslerinde çizdiğimiz keskin köşeli, ortasından nehir geçen pastel renkli evlerin birer ütopyadan ibaret olmadığını anladım. ‘Burano Adası’nı gördüğümde evler gök kuşağını giyinmiş gibiydi adeta.

İtalya-Defteri-Venedik-ve-Pisa-Kulesi-11

Hiç gitmek istemesem de dönüş için Marco Polo hava alanına  giden servislere biniyorum. 🙁 Avrupa’nın genelinde olduğu gibi İtalya’da da toplu taşımaya binerken bilet kontrolü yok ancak denk gelirseniz biletinizi gösteriyorsunuz. Dönüşte İstanbul’dan Erasmus için İtalya’ya gelmiş 3 öğrenci arkadaşla tanıştım. Biraz sohbet ettikten sonra geldiklerinden beri hiç bilet almadıklarından övünüyorlardı ki sivil giyimli bir kadın çantasından cihazını çıkartıp bilet kontrolü başladı. İki dakika öncesine kadar nerelere gittiklerini anlatan çocukların dumur oluşunu tasvir etmem mümkün değil 🙂 8 Euroluk bileti almayıp 10 kat cezasını ödemek zorunda kalan gençlerin çırpınışları ise görevlinin umurunda değildi. Çocuklara veda edip otobüsten ayrılırken ”Kredi kartı geçiyor mu?” naraları uzun süre kulağımda çınladı 🙂

İtalya gezimi burada noktalarken bir Uzak doğu macerasında buluşmak üzere.

Yolda kalın, hoşça kalın.