Tur olmadan İtalya gezisi zor diyenlere inat 3 gece 4 gün 3 şehir dolu dolu bir İtalya gezisi için elimden geldiğince özenli bir yazı kaleme almaya çalıştım. Umarım keyifle okursunuz.

Ön Hazırlık ve Araştırma Safhası

İtalya’nın en güzel mevsim aralığı nisan, haziran olduğu için ben de mayısta detaylı bir araştırmanın ardından rotamı Roma, Pisa ve Venedik olarak çizdim. Roma’dan Pisa’ya, Pisa’dan Venedik’e seyahatin en hızlı ve ekonomik yolu hızlı trendir. Biletleri www.trenıtalia.com dan aldım. Eğer seyahatiniz cumartesi günü ise ve 2 kişiyseniz hızlı trenlerin de halen devam etmekte olan 2 al 1 öde kampanyasından yararlanabilirsiniz. Zaman sorununuz yoksa ve tren yolculuğunu seviyorsanız İntercity ve Regionale isimli trenler hızlı trenlere nazaran daha ekonomik bir  alternatif olacaktır. Fiyatları merak edenler için yaklaşık 1 ay öncesinden Roma – Pisa arası 23.75 Euro; Pisa-Venedik 19 Euro’ya biletleri satın aldım. Gideceğiniz ülkede kullanacağınız ulaşım yöntemi, iklim vs gibi birçok faktörü göz önünde bulundurmayı ihmal etmeyin. İtalya’yı daha çok yürüyerek gezeceğim için -bu bahsettiğim çok uzun mesafeler değil (gözünüz korkmasın)- rahat kıyafetler ve yürüyüş ayakkabımı yanıma aldım.

1.gün/Roma

Sabah 09.20 de Roma Fiumicino hava limanına iniş, pasaport işlemleri ardından metroyu kullanarak otelin yolunu tuttum  hava alanında gerek terrravision otobüslerini gerekse metroyu kullanabilirsiniz. Otele uğrayıp çantayı bıraktıktan sonra kendimi Roma sokaklarında buldum. Bu arada sizlere tavsiyem ulaşım kolaylığı açısından metroya ve toplu taşımaya yakın otellerde konaklamak her zaman önceliğiniz olsun.

Roma’nın 2 ana metro hattı var: Line A ve Line B.

A hattı haritada kırmızı; B ise Mavi renkle gösterilmekte. Bu hatların kesiştiği durağın adı: Termini. Roma’da  2 gün kalacağım için ilk gün rotamı aynı güzergahta olan Campo De Fiori, Trevi  Çeşmesi, İspanyol merdivenleri, Sistina Şapeli, Azis Petrus Bazilikası ve Vatikan olarak belirledim. Vittorio Emanuelle, Colesseo, Roma forum, Pantheon ve Navona Meydanı’nı ise 2.güne sakladım.

Geziniz boyunca işinize yarayacak bir diğer materyal Roma Passcard. Bu kartı satın alarak hem metro, tramvay, otobüste  hem de uzun kuyrukları olan müzelere girişte sıra beklemeden kullanabilirsiniz. İki tipi olan Passcard 72 saatlik olanla 2 müze girişi ve ulaşım güncel fiyatı 38.50 Euro; 48 saatlik ulaşım ve 1 müze girişli olanı ise 28.00 Euro. Colosseo (Kolezyum), Borghese Galerisine girer, toplu taşımayı da kullanırım diyorsanız kart kendini amorti edeceğinden almanızı tavsiye ederim. Tabii Colessium önündeki onlarca metrelik kuyrukta beklemeden kaynak yaparmışçasına içeri girmek de tam bir handikap 🙂 Passcard kullanmazsanız şehir içi tek kullanımlık biletler 1.5 Euro ve süre açısından 100 dakika geçerli.

Italya-Defteri-Roma-1

Campo De Fiori

8 numaralı tramvay hattı ya da 40, 116, 62, 492, 628 numaralı otobüslerle gidebilirsiniz.

Etrafında restoranların olduğu, ortasında ise Rönesans felsefesinin en ünlü filozoflarından Giordano Bruno’nun heykeli bulunmaktadır. Giordano Bruno yaşadığı dönemde kiliseyle bağdaşmayan fikirler öne sürdüğü için Roma Katolik Kilisesinin Engizisyon Mahkemesinde yargılanıp yakılarak bu meydanda idam edilmiştir. Bu meydanın sürekli canlı olmasının sebeplerinden bir diğeri de  Roma’nın en büyük sokak pazarının burada kuruluyor olması. Pazar günleri hariç her gün 08.00-14.00 saatleri arasında kurulan Campo de Fiori’de; meyve, sebze, balık, peynir, makarna, baharat gibi çok çeşitli gıda ürünlerini tezgahlarda bulabilirsiniz. Pazarı gezerken sizlere önerim asla baharat ve makarna almadan gitmeyin. Baharatlardan arrabbıata acıseverler için ideal bir karışım. Peynirli ve sebzeli makarna içinse kurutulmuş mantarlı naneli bir karışımı var, tercih edebilirler. Bu baharatların kilosu ortalama 30 euro.

Italya-Defteri-Roma-2

Italya-Defteri-Roma-3

Italya-Defteri-Roma-4

Trevi Çeşmesi(la Fontana di Trevi)

Barberini metro durağında inerek Trevi Çeşmesi nam-ı diğer Aşk Çeşmesi’ne ulaşabilirsiniz.

İtalyan mimar Nicola Salvi’nin 1735 yılında yaptırdığı Roma’nın simgelerinden olan eser;  İtalyanca çeşme anlamına gelen Fontana ile üç yol anlamına gelen trevie kelimelerinden türetilmiştir. Ama gelin görün ki Türkçeye Aşk Çeşmesi olarak çevrilmiştir 🙂 Çeşme üzerinde iki deniz ulağı ve Neptün’ün figürleri vardır.

Çeşmeye bozuk para atarak dilek dilemek ritüel haline gelmiş. Denilen o ki “Kim çeşmeye bozuk para atar ve dilek tutarsa o dileği yerine gelirmiş.” Bir diğer genel inanış ise buraya bozuk para atan kişinin yolunun bir kere daha Roma’ya düşeceği yönündedir. Bazen o kadar kalabalık oluyor ki para atacak yer bulamıyorsunuz. Bu yüzden erken saatte gelmekte fayda var, sonra paramızla rezil oluyoruz J Bozuk para diyip küçümsemeyin İtalyan basınında yer alan haberlere göre Trevi Çeşmesi’nden 2010 yılında elde edilen gelir  652 bin 500 sterlin. Bu da yılda 2,4 milyon TL’ye tekabül ediyor . Bu meblağ hırsızların bile dikkatini çekmiş olmalı ki üç hırsızın çeşmedeki madeni paraları süpürge ile topladıklarını gösteren gizli kamera kayıtlarının televizyonda yayınlanmasının ardından Trevi Çeşmesi’nden para almak suç kapsamına girmiş. Havuzda biriken  paralar ise görevlilerce toplanarak yardım kuruluşlarına aktarılıyor.

Italya-Defteri-Roma-5

İspanyol Merdivenleri

Spagna Metro durağı ya da 116, 117 ve 119 numaralı otobüsler ile ulaşımınızı sağlayabilirsiniz.

Francesco de Sanctis tarafından 1725 yılında açılan adını bölgede yer alan İspanyol Elçiliğinden alan meydan şehrin hiç uyumayan, her daim canlı noktalarından biridir. Gittiğim dönem tadilatta olduğu için taşlarına oturup dinlenemedik. Merdivenlerin tepesinde Trinita dei Monti Kilisesi, hemen aşağısında ise Barcaccia Çeşmesi yer almaktadır.Biraz cep yaksa da alışverişseverler caddenin karşısında bulunan dünyaca ünlü markaların mağazalarına uğrayabilirler.

Italya-Defteri-Roma-6

Italya-Defteri-Roma-7

Peki Ne Yemeli

İtalya zengin mutfağıyla sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır Pizza, makarna, tramisu, meyveli dondurmaları ve Toscana’nın ünlü ev şarapları inanılmaz güzel. Bazı işletmeler örnek menülerini kafelerin önünde sergilemekte. Tabii bu durumdan en çok güvercinler hoşnut olmalı. 🙂 İtalyanlar modada olan zevklerini restoran ve kafelerine de yansıtmayı başarmışlar. Gerek yemek sunumları ve mekanların mimarisindeki detaylar gerekse moda haftasından fırlamışçasına giyinmiş garsonlar sizleri şaşırtmasın. Genel olarak halk İngilizce biliyor. Ben yine de işimi garantiye alıp kendime günlük hayatta kullanacağım bazı kalıp ve kelimelerin İtalyanca okunuşunu not ettim. Restoranlarda siparişlerimi İtalyanca vermek kendimi iyi hissettirmedi değil 🙂 Bu arada Roma’da sürekli marketlerden 1,5 – 2 Euro’ya su almanıza gerek yok. Sabah aldığınız su şişesini atmazsanız şehrin her yerinde bulunan çeşmelerden yararlanabilirsiniz. Bu açıdan çeşme suyu gayet lezzetli ve içilebilir.

Italya-Defteri-Roma-8

Italya-Defteri-Roma-9

Italya-Defteri-Roma-10

Vatikan

Ulaşım Ottaviano metro  durağı, 62 numaralı otobüs ile sağlanabilir.

Katolik mezhebinin yönetim merkezi olan,  930 nüfuslu bu ülke yüz ölçüm olarak dünyanın en küçük ülkesidir. Mutlak monarşi ile yönetilen ülkede lider Papa’nın sözü yasa kabul edilmektedir. İsviçreli muhafızlar olarak bilinen 100 kişilik küçük bir ordu tarafından korunmaktadır. Sıra dışı kıyafetli bu askerlerin üniformalarını Michelangelo’nun tasarladığı söyleniyor.

Italya-Defteri-Roma-11

Italya-Defteri-Roma-12

San Pietro Meydanı ve Kilisesi,Sistina Şapheli

Heykeltıraş ve mimar Gian Lorenzo Bernini tarafından Papa VIII. Alexander için 1656-1667 yılları arasında yaptırılan meydan Vatikan devleti sınırları içinde dünyanın en büyük meydanlarından biridir. Meydanın ortasında Mısır’dan getirilen ve Papa V. Sixtus tarafından diktirilen 25,5 metre yüksekliğinde dikili taş bulunmaktadır. Her çarşamba meydanda toplanan Katolik ve diğer mezhepten dinleyiciler Papa’nın mesajlarını bu meydandan dinlemektedir. Meydanın girişinde çanta ve kıyafet kontrolü yapıldığı için akıcı da olsa kuyruklar oluşmaktadır. Dini ögeler barındırdığından mini şort, askılı bluz, parmak arası terlik yerine erkekler için pantolon ve ayakkabı; kadınlar içinse etek ve omuz kısımlarının kapalı olduğu tişört giymelerini tavsiye ederim.

Sistina Şapeli

Papa Sistus tarafından yaptırılan duvarları onlarca ressam tarafından süslenmiş şapelin bu denli ilgi görmesinin sebebi  ise Michelangelo’nun kilisenin tavanına Tanrı’nın  dünyayı  yaratışını,  Hz.Adem ile Hz. Havva’nın cennetten kovulmalarını  resmetmiş olmasıdır. Başta yapmak istemese de kilisenin baskılarına dayanamayan sanatçının çalışmalarını tamamlaması 4 yıl sürmüş. Şapelin içinde fotoğraf çekmek yasak. Haliyle görevliler bu konuda çok katı.

Roma Defteri 2. Gün/Colosseum(Flavianus Amfitiyatro)

Colosseo metro durağında inerek ya da 60, 75, 175, 271 numaralı otobüslerle arenaya ulaşabilirsiniz. Giriş ücreti 16 Euro. Passcardınız yoksa Kolesyum’a girişte uzun bir kuyrukla karşılaşmanız muhtemel. Dünyanın yedi harikası listesine girmiş ünlü yapı, Komutan Vespasianus tarafından MS 72 yılında yapımına başlanıp MS 80 yılında Titus Dönemi’nde tamamlanmıştır. 50 bin kişi kapasiteli arena sadece gladyatör dövüşlerine değil, savaş oyunları, hayvan avlama hatta suçluların idam edilmesi gibi birçok olaya tanıklık etmiştir. Yüzlerce yıl kanlı dövüşlerin yapıldığı arenayı gezerken binlerce insanın/hayvanın; halkı ve soyluları eğlendirmek adına vahşice öldürüldüğünü düşünmek insanın kanını donduruyor.

Italya-Defteri-Roma-13

Roma Forum/ Forum Romanum

Kolezyum’u  gezdikten  sonra  Roma Forum’a geçiyoruz. Adalet, ticaret,  fahişelik, siyaset  ve din işleri Antik Roma’da burada yürütülüyordu. Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasından  sonra forumda yer alan birçok yapı zamanla harabeyedönmüş. Satürn Tapınağı, Titus Kemeri, Romulus Tapınağı, Julia Bazilikası, Urbi Göbeği, Sezar Tapınağı forum içerisinde bulunan önemli anıt ve yapılardan bazılarıdır.

Italya-Defteri-Roma-14

Italya-Defteri-Roma-15

Italya-Defteri-Roma-16

Vittorio Emanuele Abidesi

Bu görkemli abide 1885-1911 yılları arasında İtalya’nın ilk kralı 2.Vittoria Emanuele’yi onurlandırmak için yaptırılmıştır. Neoklasik mimari özelliklerin görüldüğü anıt 135 metre genişlik, 70 metre yüksekliğe sahiptir. Beyaz mermerden yapılmış bu anıtın girişinde bulunan merdivenlerinde oturmak yasak aksi takdirde polisler tarafından uyarılıyorsunuz (tecrübeyle sabit :)). Roma’nın sarımtırak siluetine fazla beyaz kalan bu anıt İtalyanlar tarafından hiç sevilmiyor. Öyle ki halk arasında düğün pastası ya da daktilo olarak anılıyor. Anıtın üst kısmında bir seyir terası var. Buraya çıkarak Roma’nın eşsiz güzelliğini seyredip fotoğraf çekebilirsiniz. Güneşi  burada batırdıktan sonra istikamet Navona Meydanı.

Italya-Defteri-Roma-17

Navona Meydanı(Piazza Navona)

Kısa bir yürüyüşün ardından Roma’nın kalbinin attığı, gece gündüz canlılığını yitirmeyen Navona Meydanı’na ulaşıyoruz. Sokak  ressamları, seyyar satıcılar, pandomim gösterileri, müzisyenlerin olduğu meydanın etrafında hangisinde yemek yesem diye sizi tereddüte düşürecek kadar çok restoran da mevcut.Meydanda ünlü mimar Bernini’nin eseri dünyanın dört büyük ırmağı olan Rio de la Plata, Nil,  Ganj ve Tuna’dan ilham alarak tasarımını yaptığı Dört Nehir Çeşmesi yer almaktadır. Navona’da daha uzun vakit geçirmek istesem de sabaha karşı Pisa yolcusu olduğum için otele dönüyorum. Navona Meydanı ile Roma perdesini burada kapatıyorum.

Italya-Defteri-Roma-18