Nerede kalmıştık?

Yazılı Kanyon hikayemizin devamı olan Dedegöl Dağı eteklerine gideceğiz bugün. Rotamızı belirledikten sonra yola koyulma zamanı geliyor. Uzun ama keyifli bir yolculuk olacak.

Rotamızı belirlerken yol üzeri sayılacak bir yerde adını ilk defa duyduğum bir antik kent gözümüze çarpıyor. Yol üzeri sayılır. Bir uğramak gerek tabii. İlk durak Adada Antik Kenti. Kente vardığımızda bekçi dışında kimse yok. Tarihini asılı levhalardan öğreniyorum. Kazı çalışmalarının uğramadığı tarihi yerlerden biri. Malum ödenek için para bulunamıyor. Ona rağmen ayakta kalan yapılar oldukça fazla. Kenti bir ana yol ikiye bölüyor. Bu da bir hayli şaşırtıcı bir durum. Tarihi bir şehrin içinden yol geçiyor.  St Paul Yolu’nun bir bölümünün şehrin içinden geçmesi asıl ilgimi çeken kısım. Güzel bir rota olduğu kesin.

Adada Antik Kente uğramış olmaktan mutluyuz. Yeni bir kent tanımak çok güzeldi. En güzeliyse şehirde bulunan erik ağaçlarının meyvesiydi. Hala tadı damağımda. Son olarak bekçi abiyle sohbet ediyor, şişelerimize sularımızı doldurup tekrar yola koyuluyoruz.

Ispartanin-En-Guzel-Kamp-Yerlerinden-Dedegol-Dagı-Melikler-Yaylası-1

Ispartanin-En-Guzel-Kamp-Yerlerinden-Dedegol-Dagı-Melikler-Yaylası-2

Ispartanin-En-Guzel-Kamp-Yerlerinden-Dedegol-Dagı-Melikler-Yaylası-3

Çok sallanmalı bir yolculuktan sonra Dedegöl Dağı’nın eteklerine Melikler Yaylası’na ulaştık. Rakım 1900. Karşımda tüm güzelliği ile Dedegöl Dağı, yanı başımda uçsuz bucaksız orman, kulağımda kuş sesleri, içime çektiğim nefes astım hastalığını unutturacak kadar güzel… Bir ses ”Uğur odun toplamaya, hava kararıyor.” uyarısında bulunuyor.

Çok sevdiğim arkadaşım Onur iki dakika keyif yapmama müsaade etmiyor 🙂  Neyse mızmızlanmak yok, görev dağılımı yapılmış. Marş marş odun toplamaya!

Dikkat etmemiz gerekense rüzgardan veya başka yollarla kırılmış ağaçları ve dalları toplamak . Taze olan dalları ve ağaçları kesmememiz gerektiğini biliyoruz. Kamp sırasında sizlerin de aynı hassasiyeti göstereceğine inanıyoruz.

Ateş yakıldı. Çay için sular ısındı. Yemek için hazırlıklar başladı. Sandalyeler açıldı. Ateş başına hücummmm 🙂 Bu ara tekrar bir ses: ”Heyyy, yabancılar!!! Burada benden izinsiz kamp yapılmaz.”

Bir şaşkınlık yaşıyoruz. Kafasında kasketi, elinde kendi yaptığı bastonu ile 70 yaşlarında bir amca yanımıza doğru sokuluyor. Adı Mehmet Çavuş. Bu dağların bekçisi. Yörük çadırında yaşayan, yılın 6-7 ayı bu dağlarda kalan, doğayı en iyi anlayan insanlardan biri.

”Benim çadıra uğrayıp çayımı içmeden burada kalınmaz,” diye bize azarlıyor 🙂 Haliyle böyle misafirperver bir yaklaşım karşısında mutlu oluyoruz. Bu seferlik çay bizden olsun diyoruz. O da başlıyor bize kendi yazdığı türkülerden söylemeye. ”Yarın gitmeden çadırıma uğrayın yoksa almam sizi buralara daha,” diyerek uzaklaşıyor 🙂

Yemek, çay faslı derken gece epey oldu. Yorgunluk çöktü. Uyumak isteyen çadırına geçti. Ben ise sandalyemi dağa doğru açıp ihtişamını ve yıldızları izlemeye başladım. Dolunay gecemi daha da güzelleştirdi. Ormanın ardından ışığını saçarak doğmaya başladı. Saçılan ışıklar dağı aydınlatmaya başladığında sadece benim için yapılan bir görsel şölen gibiydi. Büyük bir sahne önünde tek sandalye ve o sandalyede oturmuş aydınlıklara dağların bile dayanamayacağını anlatan bir tiyatro oyununu izlemek gibiydi.

Sabah erkenden uyandım, odun topladım, ateşi yaktım. Kahvaltı yaptıktan sonra Pınargözü Mağarası’na doğru yola çıktık. İnanılmaz soğuk suyu ve görselliği ile görülmesi gereken bir yer.

Mehmet Çavuşu unutmadık. Dönüşte Mehmet Çavuş bizi yörük çadırında ağırladı. Gördük ki nice kişiler gelmiş yanına; ormanda bulunan her çiçeği, her hayvanı tanırmış meğer. Üniversiteden hocalar gelip çiçeklerin yetiştiği yerleri öğrenir, araştırma için rehberlik isterlermiş. Sen çok yaşa emi Mehmet Çavuş, senin gibi insanlar var olduğu sürece ayakta kalacağız.

Dedegöl Dağı’nın zirvesine 4-5 saatlik bir yürüyüş ile ulaşmak mümkün. Bu ziyaretimde yürüme imkanım olmadı dizimden geçirdiğim ameliyatın izleri geçmediğinden. Bu bahar aylarında bu hayalimi de gerçekleştirmeyi umuyorum. 🙂

Doğayla kalın…

Ispartanin-En-Guzel-Kamp-Yerlerinden-Dedegol-Dagı-Melikler-Yaylası-4

Ispartanin-En-Guzel-Kamp-Yerlerinden-Dedegol-Dagı-Melikler-Yaylası-5

Ispartanin-En-Guzel-Kamp-Yerlerinden-Dedegol-Dagı-Melikler-Yaylası-6

Ispartanin-En-Guzel-Kamp-Yerlerinden-Dedegol-Dagı-Melikler-Yaylası-7

Ispartanin-En-Guzel-Kamp-Yerlerinden-Dedegol-Dagı-Melikler-Yaylası-8

Ispartanin-En-Guzel-Kamp-Yerlerinden-Dedegol-Dagı-Melikler-Yaylası-10

Ispartanin-En-Guzel-Kamp-Yerlerinden-Dedegol-Dagı-Melikler-Yaylası-11Mehmet Çavuş