Elde ettiği başarıları saymakla bitmeyecek olan White, İkinci Dünya Savaşının ilk kadın muhabiri, Sovyetler Birliğinde fotoğraf çekebilen ilk kadın fotoğrafçı, Life dergisinin ilk kadın fotoğrafçısı, Amerikanın ilk kadın ve tasarım ve endüstri fotoğrafçısı, Fortune Dergisinin ilk anlaşmalı fotoğrafçısı, Life dergisinin ilk kapak fotoğrafının sahibi, Stalin’i gülümserken çekebilen tek fotoğrafçı, Gandhi’yi ölmeden birkaç saat önce kareleyen fotoğrafçı!

Joseph White ile Minnie Bourke’un biricik kızları olan Margaret Bourke White New York  Bronx’da 1904 yılında dünyaya geldi. Başlarda bir hobi olarak gördüğü fotoğrafın hayatındaki büyük yerini henüz o yaşlarda tahayyül edemeyen Margaret,  Colombia Üniversitesi’nde Herpetoloji – sürüngenleri ve amfibileri inceleyen zooloji alt dalı-  bölümünde bir süre eğitim gördükten sonra babasının vefatı üzerine okuluna ara vererek –hep istediğim ama cesaret edemediğim bir harekettir- kendini tamamiyle fotoğraf uğraşına yoğunlaştırarak, fotoğrafçı Clarence Hudson’la çalışmaya başlasa da daha sonrasında sırasıyla Michigan, Purdue, Western Reserve ve son olarak da 1927’de Cornell Üniversitesi’ne giderek eğitim hayatını tamamlamıştır.

Üniversite hayatından sonrasında bir yıl ara ile Cleveland’a taşınarak reklam fotoğrafçılığına başlamıştır. Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk reklam ve endüstriyel fotoğrafçılarından olan Bourke White, 1930’larda Sovyetler Birliği’ne giderek Sovyet endüstrisini ve yine aynı yıllarda Kanada ile ABD’de olan kum fırtınası akabinde gerçekleşen kuraklığı ve sonuçlarını fotoğrafladı.

1929-35 arasında Fortune dergisinde aynı zamanda hem editör hem de fotoğrafçılık yaptıktan sonra 1936’da Life dergisinin ilk kadın fotoğrafçısı olarak işe alınan Margaret, Life’ın ilk kapak fotoğrafının altına da imzasını atmıştır. 1969’a kadar da Life’ın fotoğrafçısı olarak çalışmıştır.

Yüreğinde onlarca askerin cesareti, gözlerinde ise binlerce anı hapseden Bourke, Almanların Sovyetler Birliğini işgali sırasında Moskova’daydı. Oradan da Amerikan Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri’yle birlikte Kuzey Afrika’ya, İtalya’ya ve Almanya’ya gitti. 1945’de savaş sonrası Buchenwald Toplama Kampı’na giren gazeteciler arasındaydı.

“Kampta kamera kullanmak benim için büyük bir rahatlamaydı. Bu sayede kendimle gözümün önündeki dehşet arasında ince bir engel koydum.”

Tüm bunların dışında, Mahatma Gandhi’yi 30 Ocak 1948’de ölümünden yalnızca birkaç saat öncesinde röportaj sırasında, çıkrık başında kitap okurken fotoğraflayarak tarihe geçti.

1953’de başlayıp 18 yıl süren Parkinson hastalığı sırasında Portrait of Myself  adında otobiyografisini yazdı. Bunun dışında ‘ You Have Seen Their Faces’ adındaki 1937’deki Güney’in Büyük Bunalım’daki koşullarını ; İkinci Dünya Savaşı sonrasında Dear Fathetland, Rest Quietly kitabında savaş sırasında yaşadıklarını kaleme alan Bourke, gerisinde kendisine ait olan 12 kitabı bıraktı.

 

1971’de tedavi olduğu Stamford hastanesinde hayata gözlerini yumdu.

 

Margaret Bourke-White’dan diğer bazı kareler;

Josef Stalin, Gürcü asıllı Sovyet devlet adamı, mareşal ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri, Gülümserken!