Herkese merhaba, vizyona güzel filmler geldikçe sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Son dönemde Türk sinemasında izleyiciyi etkilemeyi başaran yapımların azlığı sinema izleyicisini Türk filmlerinden soğutmuş, sadece belli oyuncuların yer aldığı yapımlar izlenir olmuştu. Ayrıca gişe yapması muhtemel yerli oyuncuların pahalılığı karsısında yerli film yapımcıları sinema sezonunun boşluklarında idareten yapımlar çekerek, nitekim ucuz oyuncular kullanarak, sezon dışı dönemden para kazanmak istediler. Sezonda iddialı yapımların sinema salonlarında yer alması sonucu kalite açısından yetersiz yapımlar vizyondan çekilmeye başladı. Kalitesiz yapımlar her zaman kaliteli yapımların vizyon tarihini araştırırken kaliteli yapımlar sadece yabancı filmlerin vizyon tarihlerini takip ederler.

Bugün sizlere başrollerini NEJAT İŞLER ve SERENAY SARIKAYA’ın paylaştığı  ZERRİN TEKİNDOR’un da muhteşem oyunculuğu ile anlam kattığı “İKİMİZİN YERİNE” adlı yapımdan bahsedeceğim. Yönetmenliğini UMUR TURAGAY, yapımcılığını ise Işıl Ege, Şeyma Tüysüzoğlu, Tunay Vural, Timur Savcı ve Cemal Okan’ın yaptığı filmin uzunluğu 2 saat 6 dk.

Nejat İşler’in oyunculuk konusundaki tartışılmaz yeteneği, tarzı, ses tonu ve bakışlarıyla kendi üzerine dikilmiş bir kıyafet gibi oturan Doğan karakteri bu filmin sinema salonlarında uzun süre kendine yer bulmasını sağlayacak nitelikte. Nejat İşler’in kitabını okuyup içinde bulunduğu bohem yaşamdan haberdar olduğum zaman, seyirciyi etkileyen şeyin hareket ve davranışlarının doğallığı olduğunu anladım. Daha önce belirli aralıklarla dahil olduğu polisiye dizideki Ercüment Çözer karakteri de kendisini yansıtan bir rol olduğu için oynarken aşırı keyif aldığını belirtmişti. Nitekim psikopat ama değerleri olan bir katili canlandırdığı bu rolü televizyon izleyicisi çok beğenmişti.

Serenay Sarıkaya (Çiçek) ise oyunculuk açısından bu filmde Nejat İşler (Doğan) ile oynayabilecek en iyi seçimlerden biri. Yönetmenliğini Umur Turagay’ın yaptığı film kağıt üzerinde başarılı bir yapım gibi görünüyordu.

ikimizin-yerine-1

Fragmanı izlediğiniz zaman karşınızda klasik bir lise öğrencisi ile öğretmeninin platonik başlayan daha sonra karşılık bulan ve sonrasında aşk acısının çekileceği bir yapım gibi görünse de filmin ilk yarısında Zerrin Tekindor’un (Çiçek’in annesi) rolünün fazlalığı bende bir kuşku yaratmış, bu karakterin derinlemesine işlenmesinin mutlak filmin ikinci yarısında yaşanacak olaylara ışık tutacağını anlamıştım. Nitekim filmin ilk yarısı yeterince klasik, aynı fragmanda bahsedildiği gibi devam eden sıradan bir yapım görüntüsünde olsa da araya çıktığımızda aklımdaki “Neden bu kadar anne karakteri işlendi?” sorunun cevabını filmin ikinci yarısı gayet güzel vererek, klasik olarak değerlendirilebilecek bir yapımı tam anlamıyla değiştirdi. Konusuna değinecek olursam… Küçük bir kasabada yaşayan ve sürekli kendini tekrarlayan hayatının sırrını çözmeye çalışan Çiçek, ailesinin kendisine dayattığı hayatın içinde sıkışıp kalmış genç bir kadındır. Hayata dair çözülemeyen soruları olan genç kadın kasabaya yeni gelen edebiyat öğretmeni Doğan ile karşılaşınca her şey değişir. Doğan bu yasak aşka ne kadar dirense de kendini Çiçek’e aşık olmaktan alıkoyamaz. İkili arasında büyük bir aşk başlar. Doğan ve Çiçek farklı hayatlarına rağmen birbirlerinin yaralarını sarmaya çalışırlarken bir ailenin de kaderini kökünden değiştireceklerdir… Görüldüğü üzere sinopsis olarak verilen metinde dahi film hakkında bir gizem var.

Burada yapımcı ve yönetmen filmi, fragmanda tüm güzel yanlarını sergileyerek izleyiciyi sinema salonlarına çekmeyi hedefleyen gişe odaklı yapımcıların aksine filmi mükemmel şekilde saklamayı başarmışlar. İzlenen bu yol yapımcı ve yönetmenin filme ne kadar güvendiğini gösteriyor. Oyuncuların kalitesi ile sinema salonlarına gelen izleyici, kendisini şaşırtan ve tadı damaklarında kalan bu yapımı, sonundaki TEOMAN &  İREM CANDAR’ın şarkısını film bitmesine rağmen kalkmadan dinleyerek sonlandırdı. Bu hikayeye Teoman’ın sesi muhteşem olmuş. Uzun zamandır almadıkları tadı filmin ikinci yarısında alarak sinema salonlarından mutlu ve doymuş şekilden ayrılan izleyici, kulaktan kulağa en iyi reklamı yaparak sinema salonlarının dolu bir şekilde seans çevirmesine olanak tanıyor.

Her noktası ile ince düşünülmüş bu yapımı mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.

Sevgilerimle…