Türk izleyicisinin yakından tanıdığı Erdal Tosun; 6 Nisan 1963’te, İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Ailesinin diğer fertlerinden babası Necdet Tosun ve kardeşi Gürdal Tosun gibi, o da hayatını sanata ve sanatçıya adamıştır.

hayallerini-satmayan-adam-erdal-tosundan-bize-kalanlar1

Tosun ailesi Türkiye’yi güldürmeyi ant içmişçesine hiç durmak bilmeyen bir azimle sanat dünyasında var olmayı başarabilmiştir.

Erdal Tosun; 1980 yılında Beyoğlu Fındıklı Lisesinden mezun olduktan sonra, Mine adlı filmle sinemaya atılmıştır. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarından mezun olduktan sonra ise, Özel Tiyatro’yu kurmuş ve çeşitli yapımlarda yer almıştır.

30 Kasım günü Sarıyer’de geçirdiği trafik kazasının ardından trajik bir şekilde aramızdan ayrılan Erdal Tosun’un ölümü yakınlarını ve tüm sevenlerini derin bir hüzne boğmuştur.

Ardında onlarca güzel yapım bırakan sanatçının en güzel karakterlerini sizler için derledik:

Bir Demet Tiyatro(1995-2002) – Eyvah Necdet/Spartaküs Vedat/ İri Hikmet

hayallerini-satmayan-adam-erdal-tosundan-bize-kalanlar-2

Şimdiki neslin pek de aşina olmadığı güzide bir topluluğun ürünüdür Bir Demet Tiyatro. Usta oyuncaları zamanın yetenekleriyle birleştirerek, bizlere tiyatro kültürünü adam akıllı sevdiren bir yapımdır.

Başlangıç saatini iple çektiğimiz, birbirinden renkli karakterleriyle bizi güldürürken aynı zamanda düşündüren bu yapımın mihenk taşlarından biri de Erdal Tosun’dur. Sanatçı en büyük beğeniyi Eyvah Necdet karakteriyle elde etmiştir. Sürekli anlattığı hikâyeleri, irdeleyici metaforları ve derin sevdasıyla, bize kendini sevdirmiştir.

-Bu tavukların kederi beni nasıl yaralar bilemezsin Saldıray!

  -Uçmaya bu kadar yakın olup da uçamamak, yazık!

Kumrulardan bile daha güzel sesli bulduğu Züleyha’sıyla(Demet Akbağ) hepimizi güldüren sahneler canlandıran sanatçının, herkesin sevdiği bir kahramana dönüşmesi uzun sürmemiştir.

hayallerini-satmayan-adam-erdal-tosundan-bize-kalanlar-3

Eyvah Necdet dışında iki farklı karakterle daha karşımıza çıkan Tosun, Spartaküs Vedat’a can vererek içindeki muhalif kişiliği de sergilemenin bir yolunu bulmuştur. Düzene karşı direniş içinde olan kişiliği bu role daha kolay adapte olmasını sağlamıştır şüphesiz.

hayallerini-satmayan-adam-erdal-tosundan-bize-kalanlar-4

  • Evet, telefonu geri veriyoruz ama aramızdaki çelişki sanma ki bitti.
  • Sistem değişmedikçe; patronlar ve onların maşalarıyla mücadelemiz devam edecek!

Bugün bile içimizde, ara sıra açıp izleme isteği uyandıran bu güzel yapımın anıları zihnimizdeki yerini halen taptaze korumaktadır.

Vizontele(2000) – Manav Şehmuz

2000 yılında izleyiciyle buluşan Yılmaz Erdoğan yapımı Vizontele ve Vizontele Tuuba filmlerinde yer alan sanatçı, gönüllerimizde yer edineli çok olmuştu aslında bu film vizyona düştüğünde.  Tiyatro geçmişinin getirdiği çeşitlilik ile yeteneği harmanlanmış olan Erdal Tosun, burada da Manav Şehmuz olarak karşımıza çıkmıştır.

Filmin en sevilen anlarından biri de şüphesiz ki, izlediği filmi kendince yorumladığı sahnesidir.

  • Bak yemin ederim ki ben içimden gelirse, şuram emrederse birini severim.

Organize İşler(2005) – Üzeyir Kavak

hayallerini-satmayan-adam-erdal-tosundan-bize-kalanlar-5

2005 yılında yine Yılmaz Erdoğan’ın yazıp yönettiği Organize İşler filmiyle karşımıza çıkar sanatçı. Bu sefer konuşmadan çok şey anlatır, sessizliğiyle karanlıklara ulaşır.

Rina(2010) – Memo

Sanatçı, bir ada hikâyesini anlatan Rina filmi sayesinde 2010 yılında seyircisiyle tekrar buluşmuştur. Memo karakterinin replikleri filmin ardından dillere pelesenk olmuş ve kulaktan kulağa yayılmıştır.

  • Ne olmuş yani gözlerimi parayla açtırdıysam?
  • Onlar gibi kör mü kalsaydım?

diyerek, sistemin kapalı kapıları arkasında saklanan kitlelere seslenmiştir belki de.

Sevginin paylaştıkça var olacağına inanan Memo karakteriyle bir olup; “Sevgi öyle her yerde yaşayamaz kurur gider. Dostunla yüzmesini öğreneceksin yoksa boğulursun kardeşim.” diye haykırdığında kulaklarımızın pasını silip atmış olacak ki gittiğinde hepimiz çok üzüldük.

hayallerini-satmayan-adam-erdal-tosundan-bize-kalanlar-6

Biz onu yalnızca bu filmler sayesinde tanımadık elbette.

Babam ve Oğlum ’da Teksas Tommiks satan güzel bir bakkal amcaydı mesela. Kara Bela’nın Cemal abisi, İlk Aşk filminin tefeci Fatih’i idi.

Bu karakterler onun sayesince can bulmuş onlarcasından sadece birkaçı.

Sevenlerinin kültürlü ve donanımlı bir sanatçı olduğunu her fırsatta dile getirdiği enteresan bir adamdır o. Tosun ailesinin fertlerini hep zamansız ve trajik olaylar sebebiyle kaybetmiş olmanın derin hüznüyle beraber onu da uğurladık.

“Gitmek cesaret ister ufaklık. Gideceğin yer neresi olursa olsun, sevdiklerinle arana mesafe girince, varış yerinin hiçbir anlamı kalmaz. Vedalaşmak da zor iştir” demişti.  Ondan bize yadigâr kalan bu replikler, hafızamızda yerini muhafaza ettiği müddetçe onunla vedalaşmayacağız aslında. Çünkü onunla beraber, büyük adam olamasak da hayallerimizi sahip çıkmayı öğrendik. Bu yüzden hayal kurmaya devam edeceğiz.

100 defa söyledik size hüzünlü değiliz. Bizim mizacımız böyle.

Ustaya sevgi ve rahmetle.