Kendisiyle yaptığım söyleşide, Haldun Dormen şöyle demişti:

”Tiyatrolar kapandı, tiyatrolara eski ilgi kalmadı, medya tiyatroya hiç yer vermiyor, ekonomik sorunlar tiyatroyu vuruyor… İşte, bütün bu düşüncelere Don Kişot gibi, savaş açtık.”

“Tiyatro yüzyıllar boyu neler gördü neler geçirdi ama perdeler hep açıldı. Her zaman açılacak da. Perde!”

Tatavla Sahne de, o Don Kişot’lardan (hem en önde gelenlerinden) biri, hiç kuşkusuz.

1 Ekim 2013’ten beri, farklı türde oyunlar sergilemeye devam ediyor. Klasik komedyalar, dramlar, tatlı farslar… Kısaca, repertuar tiyatrosu anlayışıyla gerçekleştirilmiş, rejisi, oyunculukları, sahne, ışık, kostüm tasarımlarıyla bir diğerinden özenli yapımlar.

Disiplin ve titizlikle ekip oyunculuğu kavramını hep ilk planda tutmaya çalışan Eraslan Sağlam, tiyatronun mutfağında harika lezzetler kotarmayı, izleyicisi için her defasında unutulmaz şölenler hazırlamayı sürdürüyor. Çeşnisi, baharatıyla, tadı, tuzu yerinde bir şölen bu. Eksiği yok. Fazlası var.

Bu defa da “Öyle gülelim ki, yaşlar aksın gözlerimizden. Artık sadece gülmekten yaşlar aksın gözlerimizden,” diyor Eraslan Sağlam. Ve bizleri; Ken Ludwig’in yazdığı, Filiz Ofluoğlu’nun dilimize çevirdiği “Oyun Karıştı”ya, davet ediyor.

Başarılı tiyatro geçmişleri sonrasında, yıldızları,ünleri giderek ışığını yitiren Charlotte ve George Hay, artık Broadway yerine, Buffalo, Rochester’da matine/ suare sahne almaktadır.Ancak beklenmeyen gelişmeler, yanlış anlaşılmalar, oyun içinde oynanan oyunlar, oyunun karışmasına, karışmak ne kelime kördüğüme dönüşmesine neden olur.

Gürültülü patırtılı, endişe dolu bir koşuşturmacadır ki başlar artık. İşin içinden çık, çıkabilirsen. Ahh, bir de Stephen Spielberg’in, yarıda kalan film çekimleri nedeniyle, George ve Charlotte Hay’i izleyip nihai karar verme durumunda kalacak olması…

“Oyun Karıştı” yı, 90’ların ilk yarısında Dormen Tiyatrosu’nda Haldun Dormen ve Alev Gürzap’dan izlemiştim. Yıllar sonra, George, Charlotte, Richard, Brutus, Howard, Webster, Roz, Paul, Richard, Ethel ve diğerleriyle yeniden kucaklaşmak iyi geldi bana. Mutlu oldum. Resmen hasret giderdik, diyebilirim. Meğer özlemişim onları. Hem de çok özlemişim.

Eraslan Sağlam’ın ‘dinamik, tutarlı, her zamanki yüksek düzeyli, oyuncuların hünerlerini öne çıkartan, kıvrak rejisi, dozu son derece iyi ayarlanmış esprili anlatım, başarılı oyunculuklar’ izlerken kahkahalara boğulacağınız bir oyuna daha imza olmuş. Kadronun birbiriyle son derece doğal uyumu övgüye değer. Ve tabii dekor, ışık, kostüm tasarımları da. Afiş ve broşürde ki sürprizi çok, beğendiğimi söyleyebilirim. Brutus, Ethel, Howard’a da.