Ah!

Nerede o eski acılar?

Viraneye dönmüş kalbimizde,

köşe kapmaca oynayan dost hançerleri.

Hafızamızın kuytu köşelerinden

kalp krizi gibi çıkıp gelen sevda yaralarımız.

 

Düşler kurduk,

gemileri yaktık.

Direndik, yaralandık, yârelendik.

Körkütük sarhoş olup,

duvarlarına ağzı bozuk aşk sözleri karaladık.

Ne kadar harf varsa,

intihar etti dilimizde.

Edilmemiş küfür,

haykırılmamış çığlık kalmadı

denizlerine doğru.

 

Karartma günlerinde,

zindanlarda çürüdük.

Öldük, dirilemedik.

Yalnız kaldın.

 

Sahi söylesene.

Hangimiz esiriz İstanbul?