Bugün birçoğumuzun bildiği bir sanat dilinden, Kübizmden konuşacağız. Gerçekten bu cümle ile başlamak isterdim anlatmaya; ancak bu metin kesinlikle sadece kübizmden bahsedilebilecek bir yazı olmayacaktır. Ama şundan emin olun, yer yer bilindik şeylerden, yer yer de bazı sorunlardan bahsedeceğiz.

Pablo Picasso
Josep Cardona’nın Portresi
1899

Kübizm, 20. yüzyılda ortaya çıkan birçok sanat akımından yalnızca bir tanesi. Bu akımların çıkışını da etkileyen, doğrudan ya da dolaylı bazı olay ve durumlar var elbette. Şimdi şöyle bir giriş yapalım.  Mesela Fovizm, kronolojik olarak Kübizmden önce var oldu şeklinde belirtilir. Bu konuda da Henri Matisse‘in sanat alanında aktif olduğu yıllar sanırım belirleyicidir. Yanlış olmasın ama Matisse’in en erken tarihli eseri yaklaşık 1890 civarında olmalı. Sırf buna istinaden Fovizmin bu tarihte başladığını söylemek biraz ezbere bir iş olabilir. Çünkü Matisse her ne kadar Fovizmin kurucularından birisi, belki de en güçlü ismi olarak bilinse de, biz onun gayet Empresyonist veya Realist tarzda yapmış olduğu erken dönem eserlerini de biliyoruz.

Henri Matisse
Kitaplar ve Mum ile Natürmort (Realizm)
1890

Henri Matisse
Müzik (Fovizm)
1910

Tam bu sırada bir bakıyorsunuz ki, Matisse gibi Fransız olan, ama daha çok kübist olarak bilinen bir başka ressam Georges Braque, 1905 yılında bir liman resmi çizmiş. Ve resme daha yakından bakıyoruz demeye bile gerek kalmadan görüyoruz ki, oldukça Fovist bir tarzda yapılmış. Birkaç sene içinde yaptığı diğer manzara ya da natürmort resimlerinde de aynı tarzın devam ettiğini açıkça bellidir.

Georges Braque
Antwerp Limanı
1905

Georges Braque
Testi ve Pipo ile Natürmort
1906

Buna değinmemin ana sebebi de, nasıl ki bir bebek şıp diye bir günde doğmuyorsa aynı şekilde bu sanat faaliyetlerinin bir anda çat diye gerçekleşmediğini aktarmak istememdir. Daha erken dönemlerden, mesela bir İtalyan rönesansı ressamının rastgele 50 tane resmini seçip inceleyin. Süreklilik içinde göz, artık o tarza alışacaktır. Mesela Michelangelo Buonarroti‘yi düşünelim. Yalnızca ressam değil aynı zamanda heykeltıraş, mimar ve hatta şair olan Michelangelo’nun resimlerini, Raffaello ile kıyaslamak üzere karşınıza aldığınızda küçük bir ipucu ile bir daha ikisini birbirine karıştırmanız çok zordur. Ancak 20. yüzyıl sanat çevresi için şahsen doğrudan bunu söyleyemem.

Michelangelo
Adem ile Havva
1512

Raffaello
Adem ile Havva
1508-1511

Elbette her sanatçının kendi etiketini gösteren bazı tarz farklıları var. Ve yine elbette Rönesans geniş bir dönem iken, bahsettiklerimiz 20. yüzyılın birer sanat akımıdır. Ancak kesin hatlar ile bir sanatçı için Fovisttir ya da Kübisttir demek, ezbere bir davranıştır. Yanlış ya da doğru şeklinde bir yorum yapmaktan ziyade, “Süreç nasıl ilerledi?” diyerek incelemenin oldukça sağlıklı olacağını düşünmekteyim. Ve tabii ki de elinize aldığınız bir kitapta “Kübizm: Braque” şeklindeki bir metne karşı çıkıyor da değilim. 20. yüzyılın kesin çizgilerle sınırlandırılamayacak bir dönem olduğunu bilelim, mühim olan bu.

Jean Metzinger
Natürmort
1911

Kübizmin de bu doğrultuda, yaklaşık olarak 1907-1908 gibi bir tarihte Paris’te ilk nefesini aldığını birçok kaynak belirtir. Elbette demirbaş isimler İspanyol Pablo Picasso ve Fransız Georges Braque’tır. Peki nasıl oldu da Kübizm dendi?

Albert Gleizes
Hayvanlar ile Kadın
1914

Bu iki önemli sanatçının öncülüğünde gelişen yeni akımın, Fransız bir eleştirmen olan Louis Vauxcelles‘in bir sergide “tuhaf küpçükler” şeklindeki yorumu üzerine Kübizm adını aldığı ya da vesile olduğu söylenir. Ama bu konuyla alakalı Matisse’in, 1908 yılında Braque’ın katıldığı sergide jüri olması ve Braque’ın çizimlerini şematik küplere benzetmesinden Vauxcelles’in etkilendiği de yazılıp söylenmiştir. Ama şu bir gerçektir ki, özellikle Sonia Delaunay ve eşi Robert Delaunay gibi isimlerle bildiğimiz Orphism adlı akımın literatüre kazandırılmasını sağlayan Guillaume Apollinaire, Kübizmin sıkı bir destekçisi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Robert Delaunay
Üç Güzeller
1912

Raffaello
Üç Güzeller
1505

Oyun yazarlığı ve şairliğin yanı sıra eleştirmenlik de yapan Apollinaire, 1911 yılında bir yazı yayınlar. Yazısında da, Kübizmin yalnızca bir şeylerin küplerle ifade edildiği basit bir tarz olmadığından bahsetmiştir. Bu konuda yazılı kaynaklarda Apollinaire’in, sıkı bir Kübizm taraftarı olduğu da anlaşılmaktadır. Döneminin en önemli sanat akımı olduğuna da değinen yazar, Kübizmin anlaşılması ve hak ettiğine inandığı takdiri görmesi için bir hayli uğraşmış olsa gerek.

Maurice de Vlaminck
Sürahi ve Meyveli Natürmort (Fovizm)
1900-1906

Maurice de Vlaminck
Armutlu Natürmort (Kübizm)
1910

I. Dünya Savaşı öncesi modern sanatın beşiği henüz Paris iken, Kübist resimler yapan yalnızca iki isim yoktu tabii ki.  Nasıl Fovizm için Andre Derain ya da Maurice de Vlaminck gibi isimleri göz ardı etmek imkansız ise, Kübizm için de Jean MetzingerAlbert Gleizes ya da Juan Gris gibi isimleri göz ardı etmek düşünülemez. Çünkü özellikle bu isimler, Kübizmin yaygınlaşması sağlayan isimlerdir. Şöyle de bir benzetme yapılabilir. Mesela günümüzde Pamukkale Şarapçılık hem tat olarak hem fiyat olarak harika bir şarap üretiyor. Adı da “Sava”. Ancak süpermarket bazında anlaşmalı olduğu yalnızca tek bir marka var. Bu durum da bu şarabın yalnızca bileni tarafından tüketilmesini sağlarken, belki de çok daha geniş bir kitleye ulaşmasını da engellemektedir. Kübizm ya da bir diğer sanat akımı için de aynısı söz konusudur. Her ne kadar reklam iyi yapılırsa yapılsın, üretici ya da dağıtıcı kitlenin çokluğu tüketimi de doğrudan etkilemektedir. Kübizm demişken elbette Nurullah Berk‘in bizzat atölyesine gidip eğitim aldığı isim olan Fernand Leger‘nin önemini de pas geçmek olmaz.

Fernand Leger
Natürmort
1922

Bugün biraz 1900lü yılların başlarında vakit geçirdik. Fovizme ve Kübizmin çıkışına değindik. Braque ve Picasso ile haftaya, daha detaylı görüşmek dileği ile…

Okur, yazar, çizer, gezer, vakit buldukça da fotoğraf çeker. Ege Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi.