Kiev metrosunda Meryem ve çocuk İsa meleklerin onlara çaldığı kusursuz müzik eşliğinde yolculuk ediyordu. İsa yavaş yavaş uykuya dalmıştı, suratındaki masumiyet, keman çalan melekleri kıskandırırcasına saniyelere karışıyordu. Bir başka peronda aşıklar, insanların bakışlarından gizlenerek öpüşüyordu. Davut, gece yarısı çıkmaz bir sokakta, bir marketin önünde Goliath’ın başını kesiyordu. Bir otobüs durağında Adonis, Venüs’ün kollarında uyuyakalmıştı. Birazdan otobüsün kapıları kapanacak ve bu harika manzara Kiev hatıralarına karışacaktı. Cupid, bir belediye otobüsünde seyahat ediyor ve ineceği durağı gözlüyordu. Dionysos, şenliklerin en güzelini halka Kiev metro istasyonunun girişinde yaşatıyordu.

Okuduklarınızı hayal etmesi bile nasıl da güzel değil mi? Geçmişi ve şimdiyi aynı kareye sığdırmak, günlük yaşamda tüm bu kahramanları sokaklara, otobüslere, barlara katmak nasıl da sıra dışı. Ama zaten hepsi bizimle değil mi? Tüm bu mitolojik hikayeler, dinî öğretiler; Davut’un Goliath zaferi, Venüs ve Adonis’in aşkı, yapayalnız bir Cupid, birbirine sıkı sıkıya bağlanmış Meryem ve çocuk İsa… Hepsi zihnimizde ve hayatımızda yaşıyor. İşte Ukraynalı sanatçı ve sanat yönetmeni Alexey Kondakov, tam da bu düşünce etrafında yarattığı harika kolajlarla, sanatın zaman içerisinde nasıl değiştiğini seyircilerin gözleri önüne seriyor. Mekan olarak Kiev’in günlük mekanlarını seçen sanatçı; eğlence, ironi ve hayal gücünü tek merkezde kesiştiriyor.

Bouguereau – Meleklerin Şarkısı

Francesco Hayez – Öpücük

Bouguereau – Dionysos’un Gençliği

Bouguereau – Nympheler ve Satyr

Bouguereau – Kalbin Uyanışı

Frederic Lord Leighton – Fatidica

Caravaggio – Davut ve Goliath

Hans Holbein – Büyükelçiler

Lucas Cambiaso – Venüs ve Adonis