Kariyerine amatör bir fotoğrafçı olarak başlayan Lee Jeffriess genellikle spor fotoğrafları üzerine yoğunlaşmıştı. Hatta o sıralar Manchester United futbol takımı ile de çalışıyordu. Ancak hepimizin hayatında bazı dönüm noktaları vardır. Jeffriess’in kariyerindeki dönüm noktası da bir maraton koşmak için Londra’da bulunmasıyla başlar…

Şehrin sokaklarını başıboş arşınlayıp fotoğraflar çekerken gözü bir kıza ilişir: “Çin restoranının çöp konteyneri dibinde uyku tulumuyla uyuyan, genç bir kız.” Fotoğraflandığını fark eden kız koşarak uzaklaşır ancak Lee hem özür dilemek hem de hikayesini dinlemek istediği için kızın peşine düşer. Sonunda bir kaldırımda oturup sohbet etmeye başlarlar ve bu kızdan dinlediği hikâye Jeffriess’e bambaşka bir serüvenin kapılarını açar. Çünkü bu kız 18 yaşında, ebeveynlerini kaybetmiş ve minik kedisiyle yapayalnız kalmış, Londra sokaklarında yaşayan bir evsizdir.

Bu evsiz kızdan dinlediği hayat tecrübesi Lee Jeffriess’i o kadar derinden etkiler ki kariyerine sokak fotoğrafçısı olarak devam etmek ister. Özellikle evsiz insanların portreleri üzerine çalışan Jeffriess fotoğraflarında aradığı şeyin “izleyicide şiddetli bir duygu uyandırmak” olduğunu vurgular. Portrelerini çektiği evsizlerle fotoğraflarını çekmeden önce sıkı bir iletişim kurmasının nedeni de bu.

“İlk olarak onların gözlerine bakıyorum.  Duyguyu görüyorum ve hissediyorum. İşte bu aradığım duygu diyor ve tanıyorum. Bu işlemi defalarca uyguluyorum ve fotoğraflarımı ondan sonra çekiyorum.” diyor Jeffriess. Evsizlerle konuşurken not tutuyor ve gerçek duyguyu yakalamak için onlarla konuştuğu esnada yakalıyor kadrajlarını.

“Diğer fotoğrafçılar onları uzaktan ve görünmeden fotoğraflamaya çalışıyor. Ben ise onların dünyalarına adım atıyorum onların korkularının üzerine gidiyorum ve bir umut içinde onların senden benden çok farklı olmadıklarını hissettirmeye çalışıyorum.” diyor.

Konularının üzerinde yarattığı etkiyi ise şöyle vurguluyor sanatçı “Ne zaman bu insanlarla konuşmaya başlasam onların duygularını iliklerime kadar hissediyorum ve bunun etkisinden çıkmak hiç kolay olmuyor bazen eve dönüp bilgisayarımın başına oturuyorum ve fotoğrafları açıp baktığımda kendimi ağlamaktan alıkoyamıyorum.”

Jeffries ayrıca evsizlere maddi gelir sağlamak ve onlara bir barınak yapılması adına düzenli olarak Londra ve New York maratonlarını koşuyor.

Jeffriess’in bu güçlü portreleri çok dikkat çekiyor elbette. Bu yıl “Digital Camera Magazine” dergisinin “Yılın Fotoğrafçısı” ödülünü kazandı.

“Belki bu insanların hayatlarını değiştiremem. Sihirli bir değnekle onlara dokunamayabilirim ama bu demek olmuyor ki fotoğraflarımla evsiz insanlara karşı farkındalığın artmasına da yardımcı olamam ve onların bu durumuna dikkat çekemem.”

Şimdi Lee Jeffriess’in bu güçlü portreleriyle sizleri baş başa bırakıyorum.

https://instagram.com/lee_jeffries/

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-1

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-2

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-3

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-4

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-5

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-6

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-7

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-8

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-9

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-10

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-11

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-12

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-13

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-14

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-15

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-16

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-17

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-18

evsizlerin-izinde-lee-jeffries-19