Ocean’s Eleven, 2001 yılında beyazperde ile buluşan yüksek bütçeli klasik bir aksiyon filmi. (Öyle patlama çatlama ve görsel efekt bolluğu tabii ki yok ama daha doğru bir Türkçe karşılık bulana kadar aksiyon olarak sınıflandırmak gerekiyor). Afişteki ünlü bombardımanından da anlaşıldığı üzere olası bir “blockbuster” yani gişe amacı güden film. Nitekim film için harcanan 85 milyon doların karşılığı fazlasıyla alındı. Oceans Eleven sadece Amerika’da 183 milyon dolar kazanç sağladı. Lügatımızda ‘The Expendables’ (Cehennem Melekleri) gibi birçok “blockbuster” film mevcut. Peki ya Oceans Eleven’ı bu filmlerden ayıran ne?

İzleyicinin kafasında oluşan kriminal karakter hepinizin kafasında canlanmıştır. Eh, bahsi geçen karakterler Brad Pitt ve George Clooney tarafından canlandırılınca işler biraz farklı ilerliyor. Senaryo kısaca Danny Ocean (Clooney) ve ekibi tarafından gerçekleştirilen bir gazino soygunuyla alakalı. Oldukça basit. Zaten ilgileneceğimiz şey senaryo olsaydı muhtemelen bu yazı daha farklı bir film hakkında olurdu. Los Angeles’dan kareler şehrin şatafatını göstermek için aralara serpiştirilmiş. Hatta çoğu kare binaları olduğundan büyük göstermek için aşağıdan çekilmiş. Kumarhane dediğimiz şey açgözlülük ve kapitalizmi simgeler. Bu durum seyirciyi bu tarz mekanlara karşı tamamen duyarsızlaştırır. Yani Danny Ocean proleter bir ailenin evini soysa siz bir de o zaman seyircinin vereceği tepkiyi görün. Film muhtemelen Ocean’ın hayat boyu pişmanlıkları üzerine evrilip psikolojik gerilime doğru yol alırdı. Fakat soyulan bir gazino olunca bizler bir çeşit Robin Hood kompleksine (internette aramayın tamamen ben uydurdum) giriyoruz. Filme suç ve gizem empoze etmesi için loş bir ışık hakim ve müzik olarak da çoğunlukla 60’lı yılların jazz ritimleri kullanılmış.

oceans-eleven-1

Danny Ocean’ın profesyonel duruşu için klasik dönem Hollywood aktörlerinin personasına uyan George Clooney’in kemikli suratından yardım alınmış. Ana karakterin sağ kolunu ise Rusty Ryan adıyla Brad Pitt canlandırıyor. Fight Club’ı izleyen herkes neden Pitt’in bu rolde oynadığını anlayabilir. Zira Tyler Durden ile daha birkaç sene önce dünyayı sarsan Pitt’in benzer mimiklerle filminizde bulunması aklınızın hayalinizin almayacağı bir meblağda para anlamına geliyor. Gelelim bu filmin ele alınış sebebine. Oceans Eleven 2001 yılında erkek modasını ilerlemekte olduğu raydan sert bir tekme yardımıyla çıkardı. Özendirilen sizin ya da benim gibi orta halli insanların karşılayabileceği markalar değildi fakat onların benzerleri her zaman bir yerlerde bulunur öyle değil mi? Fight Club’dan sonra personasını Pitt ile tamamlamaya karar veren Oliver People bu filmde de gözlükleri ile karşımızda örneğin. Rusty Ryan’ın kullandığı neredeyse tüm gözlükler bu markaya ait. Hickey Freeman ve Armani Collezioni’nin de yünlü takımlarını giyen Pitt bu filmde Clooney’den biraz daha “serseri” bir şıklıkla karşımızda. Biraz daha spor biraz daha salaş. David Yurman yüzük film boyunca parmağından çıkmasa da takımların yerleri sahnelere göre hep değişti. Armani Collezioni ve Perry Ellis takımlar, tekrardan Armani Collezioni’nin kravatları, Boss’un gömlekleri Rusty Ryan’ın daha elegant görünmesi gereken sahnelerde kullanılıyordu örneğin. Danny Ocean’ı ise daha konservatif özel dikim smokinlerle gördük. Ama asıl önemli olan kullandığı Luminox ve Hamilton saatlerdi. Bu saatlere bol bol yakın çekim yapıp aklımıza kazımayı çok güzel becerdiler. Modayı birkaç adım geriden takip eden Türkler olarak bu saatlerin çakmalarına birkaç sene sonra ulaştık.

oceans-eleven-2

Biraz da ekibin geri kalanına göz atalım. Matt Damon tarafından canlandırılan Linus Caldwell, daha naif ve amatör bir karakter bu sebeple onun kıyafetleri biraz daha farklı, biraz daha sokak modasına uygun. Örneğin kullandığı The Johnstons of Elgin atkı ne kadar da sade görünüyor. Cebinizde 450 Euro varsa alıp Nişantaşı’na falan giderken kullanabilirsiniz (sarkazm olduğu anlaşılıyordur umarım). Yine de Linus Caldwell biraz daha mütevazı olacak ki Levi’s ve Shades of Grey gibi daha ulaşılabilir markaları da kullanıyor. Shades of Grey’i aramaya kalkmayın, Fifty Shades of Grey dışında bir bilgiye ulaşmak neredeyse imkansız. Ralph Lauren’den özenilen poloların ise bu filmden sonra moda olduğunu unutmayalım. Reuben Tishkoff (Elliot Gould) Gucci gözlükler ve Armani Collezioni takımlar kullanıyor. Frank Catton (Bernie Mac) ise Bcpolo tişörtler ve Seiko saatler ile karşımızdaydı. Anlayacağınız Clooney, Robert ve Garcia’nın kıyafetlerine yapılan yatırım çok daha fazla.

oceans-eleven-3

Oceans Eleven, Andy Garcia’nın ilk defa erkek modasını yönlendiren bir filmde oynayışı değildi (The Godfather’da oynadı, boru mu?). Karakteri Terry Benedict Boss ve Robert Talbot takımlar giyiyordu. Filmdeki tek kadın karakter, Amerikan’ın göz bebeği Julia Roberts’dan başkası değildi. Tess Ocean’nın boks maçı sahnesinde kullandığı yıldızlı küpeler Tiffany & Co. imzalıydı (çünkü diamonds are a girl’s best friend). Ayrıca Parker New York’un ‘Sansa’ adlı elbisesi ve Matilde Cano’nun ceketini giyiyordu. Rusty Ryan’ın onu ilk gördüğü sahnede John Meyer’ın “çiçekli elbise”sini giyiyordu. Elbisenin çiçeğinin nerede olduğunu sormayın onu ben de anlayamadım. Tıpkı The Pearl Sources’un barok olmayan “barok inci kolye”si gibi. Roberts tüm bu büyük markalar ile çalışmış olsa da Catherine Zeta-Jones’un Oceans Twelve’deki kırmızı elbisesini tek geçerim.

oceans-eleven-4

Filmdeki marka kullanımı tabii ki sadece kıyafetler ile sınırlı değildi. Gereken zengin görünümü sağlamak için gazinoda altın varaklı objeler tercih edilmişti. Aksiyon filmlerinde zaman çok önemlidir zira karakterler zamanla yarışmaktadırlar. Planın düzgün bir şekilde ilerlemesi için herkes saate müthiş bir şekilde uyum sağlamalıdır. Genelde zamanlamada yaşanan aksaklıklar tansiyonun artmasına sebep olurlar. Bu sebeple Clooney’nin saatlerine ek olarak oteldeki tüm duvar saatlerinin Rolex olması sizi şaşırtmadı herhalde?

oceans-eleven-4

1960 yılında Lewis Milestone tarafından çekilen ve 2001 yılında Steven Soderberg tarafından tekrardan ele alınan Oceans Eleven’ın son durağı şimdilik Gary Ross gibi görünüyor. 2018 yılında “Oceans Eight” olarak beyaz perdeyle buluşacak film bu sefer kadın protagonistlerden oluşuyor. Anne Hathaway, Sandra Bullock, Cate Blanchett, Helena Bonham Carter, Sarah Paulson, Rihanna ve Mindy Kailing ve Awkwafina’nın oyuncu kadrosunda olduğu filmin modaya etkisini ise önümüzdeki yıllarda göreceğiz.