Dövme hayatımda önemsediğim bir buluş. Kendi kişisel tarihimde de ailemle, özellikle Anadolu’daki kullanımı üstüne uzun sohbetlerimizin olduğu bir konu. Dolayısı ile dövme yaptırmaya karar verdiğimde tanıştığım ve birçok dövmemi yapan Barış Öztekin ile bu karantina günlerinde dünden bugüne dövme hakkında tekrar konuşacak zaman bulduk.

Galata’nın kendi hâlindeki sokaklarından biri olan Tatar Beyi’nde ofis olarak kullandığı evinde, daha çok yakın çevrenin referansları vasıtası ile arayanlara dövme yapan sanatçıya merak ettiklerimi sordum.

Bu benim bir dövme sanatçısı ile ilk röportajım. Her şeyin bir ilki oluyor. Sen ilk dövmeni hatırlıyor musun?

Merhaba. Bu da benim bir dövmeci olarak ilk röportajım. Teşekkür ederim öncelikle. İlk yaptığım dövmeden bahsediyoruz sanırım. Evet hatırlamaz olur muyum? İki yıl boyunca hiç yılmadan “Sen dövmeci olmalısın,” diyen Can Çerçi’ye yapmıştım. Moda’da bir sneakers dükkânı var. Oranın açılışı sırasında Flash Tattoo etkinliği yapılmıştı. Ben de o zaman “Beni bu işe ittin, hadi ilk dövmeyi sana yapayım,” diyerek, o kalabalık ortamda, herkesin içinde yapmıştım. Heyecandan ölecek gibi hissetmiştim. Athena Gökhan, Gaye Su Akyol ve birçok isim de oradaydı.

İki yıl sana dövmeci olmalısın demişler. Çünkü sen bambaşka bir alandan geliyorsun. Hatta yanlış hatırlamıyorsam iki farklı üniversite okumuştun. Peki dövme aklının bir köşesinde var mıydı?

Yazılım şirketinde grafik tasarımcı olarak çalıştım yıllarca. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, ODTÜ ve Hacettepe Üniversitesi. İki değil üç farklı üniversiteymiş. (Gülüyor). Güzel sanatlar okumak elbette büyük bir avantaj ama şart değil. Her ne yapıyorsanız ona duyduğunuz saygı, heyecan ve gösterdiğiniz özen, o işte sizi zaten iyi yapacaktır. Dövmeye gelince, aslında aklımda değildi. Hâlâ da bir dövmem yok. Ama yapmayı çok seviyorum.

Günümüzde şaşırtıcı şekilde popülerken ve tüm vücudunu dövme ile kaplamaktan kaçınmayan cesur dövme severler bile varken sende niçin hiç yok? Kendi dövmesini bulamayan bir sanatçı mısın yoksa?

Sürekli görseller ile yaşayan biriyim. Beğendiğim, imrendiğim, hayran olduğum yüzlerce sanatçı ve harika görseller var bu alanda. Ama dövme taşımak için bir heyecanım olmadı. Sanırım bu yüzden.

Barış, çizimini nasıl geliştirdin?

Kendimi bildim bileli çizim yapıyorum. Ama çizimi geliştirmenin bence en önemli yolu, bakmayı bilip görebilmek. Görebilmek için bakmak. Daha çok bakıp, daha iyi gördükçe, daha iyi çizim yapıyor insan… Bu cevapla kafanızı iyice karıştırabildiysem sonraki soruya geçelim. (Gülüyor.)

Türkiye’de hangi isimlerle birlikte çalıştın? Kimleri tanımazsak olmaz?

Ben henüz yeni bir dövmeciyim. Çağrı Durmaz ilk hocam. Ondan çok şey öğrendim. Onun sayesinde, Ahmet Cambaz, Barış Yeşilbaş, Emre Can İncik, Fatih Odabaş, Alican Görgü, Vasıf Daniel Kahraman gibi kendi alanında çok başarılı sanatçılarla tanışıp hepsini izleme ve hepsinden bir şeyler öğrenme fırsatım oldu. İstanbul başlı başına bir dünya, harika sanatçılar var burada. Ankara, Bursa, İzmir, Antalya da dövme konusunda ziyaret edilmesi gereken şehirler. İnstagramdan takip ettiğim, mesajlaştığım ama yüz yüze henüz tanışma fırsatım olmayan onlarca harika sanatçı var.

Dövmeye geri dönüyorum. Tarihe bakıldığında birçok yerde yasaklanan dövmenin günümüzde bu kadar sevilen, estetik bir şey olması çok enteresan değil mi? Seni etkileyen dövmeli bir figür var mı örnek verebileceğin?

Bildiğim kadarıyla birçok farklı coğrafya ve  kültürde farklı anlamları olmuş dövmenin. Kimi yerde kötü ruhları uzaklaştırdığına inanılmış, kimi zaman ait olunan kabilenin simgesi veya ergenlik ritüeliymiş. Bazen statü göstergesi olarak kullanılmış, bazen de hapishanede güç göstergesi. Denizciler aştıkları denizlerin simgelerini yaptırırlarmış. Örneğin göğüs üzerine yapılan bir kırlangıç dünya çevresinde atılan bir turu simgelermiş veya geçtikleri boğazlar, ulaştıkları karalar için çeşitli simgeler varmış. Tek tanrılı dinlerin genelinde ise, tahminimce pagan ritüeli gibi göründüğü için, iyi karşılanmamış. Hatta çok ciddi söylemlerle de yasaklanmış. Lakin burada bildiğim kadarıyla yine “söylemler” devreye giriyor. Yani kutsal kitaplarda bununla ilgili bir yargı yok. Konuyu uzun uzun yorumlayarak iyice dağıtmak da istemiyorum. Şunu söyleyebilirim. Anadolu kadınının yüzüne yaptığı dövmeler bana çok bilgece görünüyor. Günümüz modern toplumuna dikte ettirilen güzellik ve estetik tanımlarının çok dışında. Hayranlık uyandırıyor bende. Tarih kitapları ve filmleri, çağdaş insanın fantazilerine göre resmedildikleri için sanırım, belirli bir figür canlanmıyor gözümde.

Bedende kalıcı bir iz bırakıyorsun. Dövme ve insan arasındaki ilişkide en çok ne etkiliyor seni?

Her şey inanılmaz bir hızda tüketiliyor. Duygularımız, heyecanlarımız keza… Dövme sanki “dur” diyor insana. “Sakin ol… Hatırla… Nefes al”… “Çok alıştım, görmüyorum bile” diyenler olsa da, o gerektiği anda sanki kendini hatırlatır gibi geliyor. Sevdiğin bir kitabın bir sayfasını işaretlemişsin, bir paragrafın altını çizmişsin gibi bir betimleme yapabilirim dövme ve insan ilişkisi için. Öte yandan tüketimin bir parçası haline geldiğini de biliyorum. Moda olan her şey gibi hızla tüketilmeye mahkûm maalesef.

Evet. Bence dövmeci bile denmemeli aslında. Ama yine de sorayım. Dövmeci ve dövme sanatçısı… Sen hangisisin?

Hangisini söylemek kolayınıza gidiyorsa onu söyleyebilirsiniz. Ama arasındaki farkı bilince zaten doğrusunu söylersiniz. Ayrıca istediğiniz kadar ben şuyum buyum deyin, insanlar sizi ne görüyorsa siz osunuz.

O zaman dövmenin bir sanat mı pazar mı olduğu da nasıl bakıldığına göre değişir mi diyeceksin?

Ticari yanına bakacak olursak malzeme üreticisi, tedarikçisi, son kullanıcısı, uyglaması derken büyük bir pazar aslında. Sanat kısmına gelince; bence sanat tanımımıza bağlı. Ben kavramlara çok takılmadığım için bunun sanat olup olmaması ile ilgilenmiyorum. Yaptığım işi severek ve tutku ile yapıyorum. Her aşamasına ayrı bir özen gösteriyorum. Dövme yaparken hangi noktadaysam dövmenin en önemli yeri burası diyerek odaklanıyorum. Sürekli daha iyisini yapma motivasyonundayım ve her iş için ayrı heyecan duyuyorum. Ortaya çıkan ürüne ne demek isterseniz diyebilirsiniz, o kısımla çok ilgilenmiyorum.

Bugüne dek yapmaktan en zevk aldığın çizim ne oldu bizimle paylaşır mısın?

Aslında o kadar çok çizim var ki beni heyecanlandıran. Sevdiğim bir görsele bakarken bile, o görselin dövmesini yaptığımı hayal ederken buluyorum kendimi.

Özgürce seçebilseydin çoğunlukla ne tür desenleri tercih ederdin?

Ben ince, çizgisel ve küçük detaylar olan desenleri yapmayı seviyorum. Genellikle de işlerim o şekilde zaten. Yeterince özgürüm yaptıklarımda diye düşünüyorum.

Yaptıkların öyle güzel ki… Aklında dövmesini yaptığın desenlerden oluşmuş bir sergi açma fikri var mı? Bunu yapanlar illaki olmuştur.

Harika bir fikir. Ama bunu düşünecek birikimde olduğumu sanmıyorum henüz.

Böyle bir sergi açılsa ben dövmelerin hikâyelerini de bilmek isterdim. Çünkü moda olmasının haricinde dövme yaptırmaya gelenlerin bir hikâyesi oluyordur. Senin için en anlamlı dövme hikâyesi ne oldu mesela?

Annem ile bağımdan kaynaklı sanırım, annesi ile ilgili hikâyeleri olanları çok özdeşleştiriyorum kendimle. Beni onlar çok etkiliyor. Ama çok keyifli bambaşka hikâyeler de oluyor ya da bir hikâyesi olmayan talepler de.

Moda olduğu için yaptırılan değil, bir hikâyesi olan dövmeleri seviyorum ben şahsen. Senin bu açıdan ilham alarak takip ettiğin dövme sanatçıları var mı dünyada? Sana anlamlı bir sanat arşivi yapıyormuş hissi veren.

Evet elbette. Aklıma ilk gelen isim, Mo Ganji. İran asıllı Alman bir sanatçı. Berlin’de yaşıyor. Tek çizgi (single line) tasarımlar ve dövmeler yapıyor. İlham veren projeleri var. En büyük hayalim bir gün onunla tanışmak.

Röportajı bitirmeden son sorum biraz da içinde bulunduğumuz süreçle ilgili. Bu karantina sürecinde herkes işini uzaktan ve online yapmaya başladı. Bu bir süre daha böyle gidecek gibi görünüyor. Dövme yaptırmak isteyenlere nasıl bir çözüm sunabiliriz acaba?

Konunun ciddiyetini göz ardı etmemek lazım. Maddi olarak dayanmak zor olsa da, bu süreç geçene kadar randevu almamayı planlıyorum. Hem kendimi hem başkalarını riske etmek doğru değil. 

Son olarak iletişim adresini de verebilir miyiz?

Tabii, memnuniyetle.

https://www.instagram.com/baris.tattoo

Takip ederseniz mutlu olurum.

Bu keyifli sohbet için teşekkürler.