Sizlere bir güzel topluluktan bahsetmek istiyorum. Tahtacı Türkmenleri, isimlerinden anlaşılacağı üzere bir zamanlar ormanları mesken tutmuşlar kendilerine. Bir kısmı Toroslar’ı yurt bellemiş zamanında, bir kısmı Kaz Dağları’nı…

Orta Asya’dan alıp gelmişler meziyetlerini, uzun yıllar dağlarda, orman içlerinde konar göçer halde izole halde yaşamışlar.

SONY DSC

Ağaçeriler deniyor atalarına.

Söylence o ya; Fatih, İstanbul’un kapılarını zorlarken Toroslar’dan, Kaz Dağları’ndan getirtmiş onları, gemiler karadan yürürken onların alın terleri de karışmış toprağa.

dogaya-bagli-bir-toplum-tahtaci-turkmenleri

Artık yerleşik yaşıyorlar, aydın görüşlüdür bu insanlar, geniş bakarlar ufka. ‘Can’ dır onlar için önemli olan. Değer verirler gerçekten her bir cana; insana, koyuna, ağaca…

Geleneklerine gönülden bağlıdırlar, sessizce yaparlar, yürekten hissederler.

dogaya-bagli-bir-toplum-tahtaci-turkmenleri-3

‘Kim bu insanlar?’ sorusunu irdeleyen çalışmalar var. Soylarının Hunlar’a kadar dayandığı düşünülüyor. İmparatorluğun yıkılışının ardından büyük bir göç dalgası oluşmuş, Ağaçeriler’in de bu göç dalgası sırasında Anadolu’ya gelmiş olduğu düşünülmektedir. 466 gibi tarihlerden bahsedilmekte, bu da Anadolu’ya bilinenden çok daha önce Türklerin ayak basmış olabileceğini göstermektedir.

Moğollar’ın Anadolu’yu baskılarla yıldırdığı yıllarda İran, Suriye gibi coğrafyalara gitmişler ancak Timur’un ölümünün ardından Anadolu’ya geri dönmüşler.

Tahtacılar, günümüzde Kaz Dağları eteklerinden; Çanakkale, İzmir, Manisa, Aydın ve Muğla; Antalya, Mersin, Adana ve Çukurova düzlüklerine, daha iç kesimlerde Maraş’a, Kayseri’ye ve Malatya’ya dek uzanan geniş coğrafyada yaşamaktadırlar.

Alevidirler, kadın erkek birlikte çalışırlar, toprağa bağlıdırlar. Kadınları baş tacıdır onlar için, doğayı evleri kabul ederler.

Bir anımı anlatmak istiyorum sizlere:

Bir pazar günü İzmir’de gezinirken ismini sıkça duyduğum Bademler Köyü’nü ziyaret etmeye karar verdim.

İzmirli bir arkadaşımda bana katıldı, köye doğru yola çıktık.

Köyün meydanında otobüsten indiğimizde fark ettik ki söylendiği kadar güzel, çağdaş bir köydeyiz.

dogaya-bagli-bir-toplum-tahtaci-turkmenleri-4

Oyuncak müzesi karşıladı bizi öncelikle, arkeolog Musa Baran tarafından yapılmış, minik ama dolu bir müze.

dogaya-bagli-bir-toplum-tahtaci-turkmenleri-5

Oyuncak Müzesinin kitaplığı

Köyde pazar kurulmuştu o gün, bahardan kalma bir gün olduğu için kadın çoluk çocuk herkes sokakta, pazardan mandalina alıp sokaklarda yürürken bir kütüphane karşıladı bizi, köyde kütüphane kolay rastlanır bir durum değildir Türkiye’de, bir kez daha şaşırdık tabi, pazar günü olduğu için kapalıydı maalesef. Sonrasında Muhtar Beyden edindiğimiz bilgiye göre 9000 kitapları varmış kütüphanede.

dogaya-bagli-bir-toplum-tahtaci-turkmenleri-6

Gezmeye devam, o da ne? Bir tiyatro binası ‘Bademler Köy Tiyatrosu’ nereye geldik biz? Köyde miyiz gerçekten diye düşünürken, pazar gününün vermiş olduğu tatil hakkıyla yine kapalı olduğu gördük, dönüp ‘göremedik maalesef’ diye düşünerek yürürken bir tonton teyze ile karşılaştık.
Tanıştık, uzun uzun sohbet ettik tatlı dilli tonton teyzemizle. Kahveye gidin dedi, muhtar oradadır, yardımcı olur size. Hemen kahveye doğru yürüdük tabii, Muhtar Bey ile tanışma fırsatı yakalamak bizi mutlu etti, çok sıcak karşılandık, çay ikramı sohbet…

İbrahim ağabeyi bizimle ilgilenmesi için görevlendirdi muhtar, tiyatroyu açtılar bize, gezdik gördük, mutlu olduk.

Uzun lafın kısası Tahtacı Türkmenleri’nin yaşadığı bu şirin köyde biz kadınların ruhunda özgürlüğü, insanların yüzünde mutluluğu, sevgiyi gördük.

Sadece Bademler mi? Hayır bu güzel insan yaşadıkları yerlerde bilime, sanata değer verirler, hoşgörüyü ilke edinmişler.

Görün, tanıyın bu güzel insanları, bunu hak ediyorlar…