Kategori

Portreler

Portreler

Ama Repliklerimiz Fısıldaşır Durur

Biliyorsunuz, hemen her ‘Portre’de eski bir dolabı ya da çekmeceyi, albümü karıştırcasına geçmiş zamanları eşeliyorum. Göz kapaklarının arkasına gizlenmiş gerçeklere ulaşıyorum bazen. Bir yerlerde saklı kalmış, unutulmuş, dün ile yarın arasında terk edilmiş hatıraların istilasına uğruyorum ister istemez. İtiraf edeyim,…

Devamını Oku
Portreler

Kelaynaklar ya da “Meditasyon ve Epilasyon Seansım da Gürültüye Gitti Bu Arada”

Sağanak aniden bastırmıştı. Islak bir karanlık çökmüştü İstiklal Caddesi’ne. Koşar adımlarla Baro Han’a yöneldiğimi, hatırlıyorum şimdi. Heyecan içindeydim. Esin Afşar müzik çalışmaları nedeniyle uzun süre ara verdiği tiyatroya geri dönmüştü. 80’lerin hemen başıydı sanırım. Televole yaşam tarzları henüz hayatlarımızı bu…

Devamını Oku
Portreler

Ve Karşınızda Emel Sayın

Ay ışığının denizde, dalgalarda kırılışına takılıyor gözüm bir an. Yakamozlar sanki tüller arasından süzülüyormuşçasına, uçuşmakta. Tuz serpintili bir esinti ile ürperiyorum. Sonbahar. Hava soğuk aslında. Hava soğuk ki, ne soğuk. Zehir zıkkım. ‘Zaman’sız anıların, yaşanmışlıkların anaforundayım epeydir. Dünle şimdi arasında…

Devamını Oku
Portreler

Müşfik Kenter’e Özlem

“Bir evlilik daha bitiyor. Ve Müşfik, bir kez daha evsiz, eşyasız, arabasız, tiyatroya sığınıyor. Her şeyini bırakıyor, alın be diyor, alın sizin olsun. Her şeyinden vazgeçiyor. Ama oğlundan, Mahmutcuğundan asla. Taşıyor onu her tarafa, köpek yavrusu gibi sanki, ağzında. Tiyatroda…

Devamını Oku
Portreler

Ve; Yine Bu Yıl Ada Sensiz…

Derler ki; Yeşilçam Sokağı’nın tam girişindeki binanın birinci katında otururmuş. Sokağa giren çıkanları, film yazıhanelerini takip eder, kimin filmi nerede iş yapmadı, hangi senarist hangi yapımcıyla kavgalı, kim hangi firmadan henüz parasını alamadı bunları bilirmiş. “Abla be, Mürvet Sim filanca…

Devamını Oku
Portreler

Hümeyra’nın Şarkıları Hiç Eskimedi

Meğer Hümeyra ile farklı yılların 15 Ekim’inde dünyaya ‘merhaba’ demişiz. Düşünüyorum da, Hümeyra’yı tanımam, ilk 45’lik plağıyla olmuştu aslında. O güne kadar dinlediklerimin çok dışında, adeta içe işleyen farklı bir yorumla karşılaşmıştım. Kördüğüm ,Dilber, Güzelliğin On Para Etmez, derken aylarca…

Devamını Oku
Portreler

Yüzü Gözyaşları İçindeydi…

Hayatın alaca karanlığına gerilmiş, beyaz perdede, diyelim ki kırk küsur yıl kadar önce, bir hayal kadın olarak tanımıştık Adile Naşit’i. Saadet Hanım. Hafize Ana. Adoş. ‘Hisseli Kumpanya’nın Adalet’i. “Neşe-i muhabbet”imiz, vazgeçilmezimizdi o. Mutlu muydu, gerçekten mutlu olabilmiş miydi, yanıtı zamana ve sanatın koynuna…

Devamını Oku
Kapat