Kategori

Portreler

Portreler

Nükhet Duru… Şarkılar… Şarkılarımız…

Kirpiklerinde titreşiyordu. Yüzüne belli belirsiz bir gölge düşmüştü. Bir sessizlik oldu ansızın. Hiçbir şey sormadı, gözpınarlarında biriken damlaları göstermemek adına başını çevirip pencereden dışarı, karanlık, ıslak sokağa baktı. Hüzün ve erguvan rengi bir matemin içinde demleniyor gibiydi. Bizse derin sulara…

Devamını Oku
Portreler

Hayat Oyun Değilse Nedir?

Artık çok daha iyi biliyorum, zaman zaman ‘Yoruldum, usandım, alıp başımı gideceğim,’ dese de, tiyatro Nedim Saban için son otuz beş senedir bir varoluş biçimi, varoluşunun, dahası hayata tutunuşunun tek ve gerçek nedeni. Sıra dışı birikimi, çabası, enerjisi, inadı, çok…

Devamını Oku
Portreler

Bir Sahne Dehası: Ali Poyrazoğlu

Ali Poyrazoğlu ile konuşuyoruz dakikalardır. Daldan dala atlıyoruz. Salkım saçak bir söyleşi bu. Korkuya kapılıyorum ister istemez. Ya şu anları kağıda dökemezsem yeterince ya eksik güdük kalırsa seçtiğim sözcükler. Varsın belleğini yitirmiş olsun, Madam Arşaluz’dan mı çekiniyorum yoksa? Ya yazımı…

Devamını Oku
Portreler

Ama Repliklerimiz Fısıldaşır Durur

Biliyorsunuz, hemen her ‘Portre’de eski bir dolabı ya da çekmeceyi, albümü karıştırcasına geçmiş zamanları eşeliyorum. Göz kapaklarının arkasına gizlenmiş gerçeklere ulaşıyorum bazen. Bir yerlerde saklı kalmış, unutulmuş, dün ile yarın arasında terk edilmiş hatıraların istilasına uğruyorum ister istemez. İtiraf edeyim,…

Devamını Oku
Portreler

Kelaynaklar ya da “Meditasyon ve Epilasyon Seansım da Gürültüye Gitti Bu Arada”

Sağanak aniden bastırmıştı. Islak bir karanlık çökmüştü İstiklal Caddesi’ne. Koşar adımlarla Baro Han’a yöneldiğimi, hatırlıyorum şimdi. Heyecan içindeydim. Esin Afşar müzik çalışmaları nedeniyle uzun süre ara verdiği tiyatroya geri dönmüştü. 80’lerin hemen başıydı sanırım. Televole yaşam tarzları henüz hayatlarımızı bu…

Devamını Oku
Portreler

Ve Karşınızda Emel Sayın

Ay ışığının denizde, dalgalarda kırılışına takılıyor gözüm bir an. Yakamozlar sanki tüller arasından süzülüyormuşçasına, uçuşmakta. Tuz serpintili bir esinti ile ürperiyorum. Sonbahar. Hava soğuk aslında. Hava soğuk ki, ne soğuk. Zehir zıkkım. ‘Zaman’sız anıların, yaşanmışlıkların anaforundayım epeydir. Dünle şimdi arasında…

Devamını Oku
Kapat