Kategori

Edebiyat

Diğer Yazılarımız Edebiyat

‘Zorba’ya Bir Güzelleme’

‘Eğer bugün, dünyada bir ruh kılavuzu, Hintlilerin dediği gibi bir guru, Aynaroz papazlarının dediği gibi bir yeronda seçmem gerekseydi, kesinlikle Zorba’yı seçerdim.’   Nikos Kazancakis’in başyapıtı olarak nitelendirilecek ‘Zorba’ eseri aslında yazarın kendisiyle girdiği hesaplaşmanın, ‘kendini bulma çabasının’ bir ürünüdür….

Devamını Oku
Edebiyat Sizden Gelenler

Ankara’dan Gidebilmek

Eğer gerçekten çare olacaksa Ankara’dan taşın acilen. Konur Sokak’a bundan sonra hiç gelme. Öyle sanıyorsun ki burası taşlardan ibaret; Karanfil Sokak liselilerden ibaret, Sakarya hayat kadınları ve eşcinsellerden ibaret. Oysaki Nefes’i seversin sen. Buradayken gece, Eski Yeni’ye, Pasaj’a gitmek istersin…

Devamını Oku
Diğer Yazılarımız Edebiyat

Bugün 14 Kasım…

Ortaokul sıralarında Türkçe dersleri bir eziyetti. Bu derslerin amacı Türkçemizi güzelleştirmek değildi hiçbir zaman, benim de öyle bir derdim yoktu. İstanbul Türkçesi zaten DNA’sal bir özellikti aileden kalan. Şimdi düşünüyorum da, neden muaf olmamıştım Türkçe derslerinden? Bence, nüfus kâğıdımı çıkarıp…

Devamını Oku
Diğer Yazılarımız Edebiyat

Çekemediğin Filmin Oyuncusu Olmak

Her Türk genci gibi bizim de bir dönemimiz yurt dışında “Hiç Türk’e benzemiyorsun!” iltifatını(!) aramakla geçti. Çok zorda kalınca “Kıbrıslıyız!” diyorduk ve kimse daha fazlasını sormuyordu. Kıbrıs sorunu galiba sadece bizim sorunumuzdu. Yurda dönüşümüzü “Duvara Karşı” kolaylaştırmıştı (izlemediyseniz izleyin, yazıyı…

Devamını Oku
Diğer Yazılarımız Edebiyat

Hangimiz Esiriz İstanbul?

Ah! Nerede o eski acılar? Viraneye dönmüş kalbimizde, köşe kapmaca oynayan dost hançerleri. Hafızamızın kuytu köşelerinden kalp krizi gibi çıkıp gelen sevda yaralarımız.   Düşler kurduk, gemileri yaktık. Direndik, yaralandık, yârelendik. Körkütük sarhoş olup, duvarlarına ağzı bozuk aşk sözleri karaladık….

Devamını Oku
Dosya Konusu Edebiyat

Editör’ün Notu: Shakespeare

Bir tık ötemizdeki değerli okuyucularımız, Sait Faik Abasıyanık, Haritada Bir Nokta öyküsünde şöyle der: “Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum, öptüm. Yazmasam deli olacaktım.” Edebiyat arsızları olarak sanırım biz de yazmasak deli olacaktık. Bu yüzden sizlerle ilk defa buluşuyor olmanın heyecanı…

Devamını Oku
Kapat