Orta Çağ birçok yönüyle insanları her daim cezbeden bir dönemdir. Çok ciddi mücadelelerin gerçekleştiği, her an değişmeye müsait sınırlar içinde insanların yaşadığı bir dönemdir Orta Çağ. Bir yanda Hristiyanların paganlara karşı mevcudiyet üstünlüğü, bir yanda çöl rüzgarları kadar hızlı esen Müslümanlar ve diğer yanda ise kısmen başı boş Barbarlar… Elbette Orta Çağ denildiğinde akıllara yalnızca Avrupa’nın bir ucundan Kızıldeniz’in bir ucuna kadar olan alan gelmemelidir. Ancak biz bugün bu alanda kalıp çok daha küçük bir yere değineceğiz.

Orta Çağ’da Roma

Resim sanatı tabii ki sadece tuvallerin ya da duvarların üzerine icra edilmiyor. Mısır, Arap, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok kültür ve devlette örneklerine rastladığımız minyatürler de bu anlamda çok kıymetli bir yere sahip. Hristiyanlar’da da çeşitli yerlerde keşişler tarafından üretilmiş ve resimlerle süslü birçok İncil örneği mevcuttur. Bu anlamda Orta Çağ Avrupa’sının en bilindik örneklerinde bir tanesi de, yazıldığı yerin adını alan Lindisfarne İncili‘dir.

Lindisfarne İncili

Kutsal Ada adıyla da bilinen Lindisfarne, İngiltere’nin kuzeydoğu kıyısında yer alıp günümüzde Büyük Britanya’ya ait olan onlarca adadan yalnızca bir tanesidir. İncil’in de yazıldığı manastır 7. yüzyılda kurulduğu ve İncil’in de 8. yüzyılın başlarında, Lindisfarne piskoposu olan Eadfrith tarafından yazıldığı tahmin edilmektedir. Piskopos günümüzde Aziz Eadfrith olarak anılmakta.

Lindisfarne Adası

Peki bu İncil’i sanatsal açıdan önemli kılan unsurlar nelerdir?

Öncelikle, Lindisfarne Adası’nda ilk manastır kuranlar İrlandalılar idi. Yani henüz Britanya’da Hristiyanlık yeni yeni tanınmaktaydı. Kutsal metinler de buraya 7. yüzyıl sonlarına doğru ancak gelebilmiştir. İrlanda bu açıdan askeri bir baskı olmaksızın Hristiyanlığı kabul etmiş ve kutsal kitabı benimsemeye başlamıştı. Ancak bir sorun vardı, o da kitaptaki Latince metinlerin anlaşılamamasıydı. Koskocaman katedrallerde, okuma ve yazma bilmeyen insanlara nasıl dini aktarmak için rengarenk vitraylar yapıldıysa aynı şey el yazması kitaplarda da yapılmıştı. Bu anlamda tıpkı kuyumcu işi metal süslemelerde olduğu gibi birçok farklı hatta süslemeler kitaplara aktarılmıştı.

Lindisfarne İncili

Lindisfarne İncili de bu anlamda oldukça önemli bir yere sahiptir. Özellikle 650-800 yılları arasında görsel kalitesiyle ön plana birçok İncil yapılmıştır. Bunlardan en meşhur 4 tanesi de Linsifarne İncili, Durrow İncili, Kells Kitabı ve Echternach İncili‘dir.

Kells Kitabı, Tahtta İsa

Birçok geometrik ve grift (iç içe, karmaşık) süsleme içeren İncil’de, çeşitli hayvan motifleri de dikkat çekmektedir. Minyatür sanatı açısından doruk noktasını yaşayan bu eserler önemli birer belge olarak düşünülebilir. Kitaplarda, ilk sayfasından itibaren çoğu soyut olmak üzere birçok motif bulunmaktadır. Halı tarzı olarak da adlandırılan ve haç ile bütünleştirilen sayfalar da Lindisfarne İncili’nin zengin süslemelerini ortaya koyan kısımlar arasındadır. Yalnızca süslemeler arasında değil, aynı zamanda İncil yazarları için de stilize edilmiş figür çizimleri kitap içinde yer almaktadır.

Lindisfarne İncili, Haç-Halı Sayfası

Bu figür çizimleri, dört esas İncil yazarı olarak bilinen MattaMarkosYuhanna ve Luka için ayrı ayrı sayfalar halinde düzenlenmiştir. Her bir İncil yazarı yani Evangelist için birer atribü bu sayfalarda kendilerine yer bulmuştur. Atribü nedir derseniz de, en basit haliyle bir tanrı/tanrıça ya da önemli bir karakteri tanımamıza yardımcı olan sembol olarak düşünebiliriz. Örneğin tanrı Zeus’u tanımlamak için bazen bir kartal imgesi kullanılabilmektedir. Evangelistlerin atribüleri de Matta’nın melek, Markos’un aslan, Yuhanna’nın kartal ve Luka’nın da öküz şeklinde tasvir edilmektedir. Tüm bu işlenen motifler de oldukça stilize bir şekilde İncil sayfalarını süslemekte, onlara estetik birer değer katmaktadır.

Eustache Le Sueur
Ganymedes’in Kaçırılışı
(1650)

İncil Yazarları

Günümüzde Lindisfarne İncili, Londra‘da British Museum‘un kütüphanesinde yer almaktadır. Tabii Orta Çağ şartları düşünüldüğünde yazmak için kullanılan malzeme kuş tüyünden, muhtemelen de kaz tüyünden bir kalemdir. Yazı malzemesi olarak da isten yapılma siyah bir mürekkep tercih edilmiştir. Genel olarak manastırlarda bu tarz yazı işlerinin yürütüldüğü mekanlar da scriptorium adı verilen yazma odalarıdır.

Lindisfarne İncili’nden detay

İncil konusu ile ilgili oluşabilecek bir diğer soru işaretine daha değinmem gerektiğini düşünüyorum. Günümüzde sağda solda ücretli ya da ücretsiz ulaşılan İnciller yalnızca yazılardan oluşan ve birbirinin aynısı olan kitaplar. Onlar kutsal kitap olarak kabul ediliyorsa peki ya bu Lindisfarne ya da Durrow İncili nedir? Bu kitaplar Kitab-ı Mukaddes içerisinde yer verilmeyen ancak yine de birer Hristiyan eseri olarak kabul edilen, doğruluğu konusunda da şüphe olan kitaplardır. Bu tarz kitapların da tümü apokrif olarak adlandırılmaktadır.

Lindisfarne İncili’nden detay

Genel hatlarıyla toplayacak olursak resim sanatı bir şekilde dini kaynakların içerisinde de kendisine yer bulmuştur. Bunun en büyük sebeplerinde biri de, okuma-yazma bilmeyen ya da okudukları dili anlamayan insanlara dini aktarabilmek olmuştur. Bu anlamda görsel açıdan ilgili çekici ve anlaşılması kolay, küçük el sanatlarından esin bulan, kendine has niteliklere sahip olan ve ciddi bir emekle oluşturulan apoktif İnciller, yüzyılları devirip günümüz insanının dikkatini bir şekilde çekmeyi başarmıştır.

 

Daha detaylı bilgi için:

The Lindisfarne Gospels

British Library

Okur, yazar, çizer, gezer, vakit buldukça da fotoğraf çeker. Ege Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi.